Altında dizleri çıkmış bir eşofman, üstümde yazdan kalma solmuş bir tişört ile kolları ağrıyana kadar duvarları beyaza boyamıştı. Aslında hala da boyuyordu. Telefonundan açtığı bir müzik eşliğinde boya fırçasını duvarda bir yukarı bir aşağı indirirken tavandaki lambaları asmaya çalışan Serdar karga sesi ile şarkıya eşlik ediyordu. Aysil onu susması için uyarmayı uzun zaman önce bırakmıştı çünkü ona laf anlatırken daha da yoruluyordu. Enerji tasarrufuna geçmişti resmen. "Bu da sonuncusuydu." Aysil fırçanın dönen başını yeniden boya kutusuna batırdı. Kullandığı migren ilacına rağmen bu tiner kokusu onu tetiklemeye başlamıştı. "Şükür!" "Laf söyleme bana!" dedi ve onun elinden fırçanın sapını kurtardı. Fırça sapına yaslanıp kadını baştan aşağı süzdü. "Birazdan Tarık'ın uğrayacağını söyle

