Bana Dokun!

2704 Kelimeler

Eylül'ün Anlatımından Devam Ben bu kadar uzak olacağını hiç düşünmemiştim. Bir mağaraya geldiğimizde ise oturup dinlenmek istedim ama izin vermediler. Yaralı bir adam vardı. Tam da mağaranın ortasında yatıyordu. Saçı sakalı birbirine girmişti ve çok ağır kokuyordu. Zaten mağaranın içi de leş gibiydi. "Çabuk bak şu adama doktor." Elimi bıraktıklarında Yıldırım'a döndüm. Bir köşeye oturtmuş ayaklarını bağlarlarken adama yaklaştım. Kalbinin altında bir kurşun yarası vardı. Kan kaybını önlemek için baskı uygulanmıştı. Elimi boynuna götürüp nabzına baktım. Atıyordu. Ama derinden geliyordu her bir vurum. "Buna bu şartlarda bir şey yapmam doğru değil. Hem ben cerrah bile değilim. Kurşunu çıkaramam." "Çıkaracaksın doktor! Umrumda değil. Ne yap et çıkar şu kurşunu." Nefesimi bıraktım. D

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE