Villa’nın oturma odasında şöminenin hafif çıtırtısı duyuluyordu. Laçin, elinde fincanıyla pencerenin önünde durmuştu. Bahçedeki çam ağaçlarının dalları rüzgârla hafifçe sallanıyordu ama içeride hava buz gibiydi. Korhan, kapının yanında, kollarını göğsünde kavuşturmuş onu izliyordu. Laçin, bakışlarını camdan ayırmadan konuşmaya başladı. Sesi sakindi ama içinde biriken fırtına her kelimesine yansıyordu: — Korhan… Sana bir şey hatırlatmak istiyorum. Korhan, kaşlarını hafifçe çatarak başını eğdi. — Dinliyorum. Laçin derin bir nefes aldı, gözlerini kapatıp geçmişin ağır kapısını araladı. — Babamı bilirsin. Onun kim olduğunu, neler yaptığını da… Annemin gözlerinin önünde, kendi öz kuzenimle… Halamın kızıyla… Hem de utanmadan, sıkılmadan… Sesi bir an titredi ama hemen toparladı. — Annem o

