Peri’yi kaybetmiştim. O, artık başkasının yanındaydı. Ve ben, bunu kabullenmek zorundaydım. Ama nasıl? İlk birkaç gün boyunca kendime, “Zamanla geçer,” dedim. Oysa geçmiyordu. İçimdeki boşluk her sabah daha da büyüyordu. Geceleri doğru düzgün uyuyamıyordum. Ne zaman gözlerimi kapasam, onu görüyordum. Kahkahasını, bana baktığında gözlerinde beliren o ışığı… Şimdi bunların hepsi Kerem’e aitti. Telefonumun ekranına baktım. Birkaç bildirim, birkaç mesaj… Ama onun adı yoktu. Hiçbir yerde. Ondan haber almamak daha beterdi. Sanki tamamen silinmişti hayatımdan. Önce aklımı kaybeder gibi oldum, sonra o boşluğu doldurmak için kendimi dışarı attım. Geceleri çıkmaya başladım. Normalde gitmediğim yerlere gittim. Eskiden benim için bir anlamı olmayan insanlarla oturdum. Masalarda gülümseyen, içki ka

