15. Bölüm

1197 Kelimeler
"Sponsorlar mı?” diye yineleyen genç kız gerçekten şaşırmıştı. Aklından ise ‘Bu adam hiç para harcamaz mı?’ diye geçirmeden edememişti. Seichi onun kolundan tutarak istediği modacının yerine giderken herkesin bakışlarını üzerine çektiğinin farkındaydı. Misaki ise bu bakışlardan pek hoşlanmamıştı. Nitekim üzerindekiler artık giyilecek durumda değildi. Az sonra yanlarına yaklaşan 30’lu yaşlarda ve çok güzel olan bir kadın kollarını açarak Seichi’ye sarılmıştı. Genç adamın tavrından bu sarılmadan pek hoşlanmadığını anlayan genç kız hiçbir şey söylemezken kadın kendisine bakarak “Bu da kim?” diye sormuştu. Seichi Misaki’ye bakarak gülümsemiş ve “Sadece birkaç kıyafete ihtiyacı olan biri!” diyerek onun sorusunu geçiştirmişti. Bu durum genç kızı rahatsız etmişti. Kadın onu baştan aşağıya süzerken Misaki homurdanarak Seichi’nin kulağına “Ne o, hizmetçin olduğumu söylemek bu kadar zor mu?” diye sormuştu. Genç adam onun sorusunu duymazdan gelerek “Sence buna yapabiliriz?” diye kadına sormuştu. Kadın şuh bir kahkaha atarak “Gerçekten işimiz çok!” dedi. Sonra Seichi’nin kulağına eğilmesine rağmen sesini alçaltmayarak “Söylesene bu geceki partnerin mi bu kadın?” diye sormuştu. Onun sorusu ile gözleri büyüyen Misaki kendisini basit bir kadın olarak görmüştü. Seichi ise ne diyeceğini bilememişti. Kadın resmen kendi yüzünden Misaki’ye tek gecelik kadınlar gibi muamele yapınca kendisini tutamayarak “Saçmalama, bu ne saygısızlık!” diye bağırmıştı. Ama fark ettiği şey ile yerinde çakılı kalan genç adam, ne ara Misaki’nin kendi yanından ayrılarak hızla çıkış kapısına kadar gittiğini anlamaya çalışıyordu. “Lanet olsun!” diyerek hızla onun peşinden giden genç adam çıkışta onu yakalayarak “Bak özür dilerim!” dedi. Misaki ise sinirli ve bir o kadar sakin bir ses tonu ile “Özür dilemenize gerek yok. Hata bendeydi. Sizin gibi birini evden dışarıya çıkararak hata yaptım” dedi. Seichi ise onun kolunu yakalayarak “Bak gerçekten bu şekilde düşünmelerini istemezdim!” dediğinde Misaki sesini yükselterek “İstemez miydin? İstemeseydin, metreslerini giydirdiğin bir yere beni getirmezdin!” dedi. Seichi onun bu çıkışı ile şaşkına dönmüştü. Kekeleyerek “Met… metres mi?” diye sesini o da yükseltmişti. Misaki onu dinlemeyerek hızla oradan uzaklaşırken Seichi arkasından “Ne halin varsa gör. Sana iyilik yapmak isteyende kabahat” dedi. Bir süre daha hızla giden kadının arkasından bakarken sinirli bir şekilde tekrar az önceki kadının yanına dönerek “Bu da ne demekti böyle? Nasıl olurda yanımda getirdiğim bir bayana böyle terbiyesizlik yaparsınız?” diye söylendi. Kadın onun sert çıkışından hiç etkilenmemiş gibi bakarak “Hadi ama Seichi, neden gerçeği söylemiyorsun? Onu bu gece yatağa attıktan sonra bir daha bakacak mıydın yüzüne?” diye sormuştu. Seichi ise yüzünde pis bir gülümseme ile “Seni yatağıma attıktan sonra yüzüne bakmayacağım kesindi. Üstelik bunun için o kadar çok uğraşmana rağmen başaramamış olman da senin eksikliğin!” diyerek kadının beyaza kesmiş yüzüne aldırış etmeyerek sanki moda evi onunmuş gibi etrafa bakınmaya başlamıştı. Sinirliydi. Neden sinirli olduğunu elbet biliyordu ama asıl sinirinin nedeni Misaki’nin kendisi hakkında kötü düşünceleriydi. Birkaç parça kıyafeti eline alarak onları masaya bırakmıştı. Sonra eşofman sevdiğini hatırladığı Misaki için birkaç fiyatı dudak uçuklatan eşofman aldıktan sonra “Bunlar akşama kadar evimde olacak!” diyerek hızla oradan uzaklaştı. Orada çalışan birkaç kişi ardından bakarken patronlarının sinirinden nasibini almamak için kıyafetleri hemen paketleyerek servis şoförüne vermişlerdi bile. Misaki sinirli bir şekilde alışveriş yaparken neredeyse girdiği bütün kıyafetçilerin tezgâhtarlarını azarlamıştı. Belki de onlar için en çekilmez müşteri Misaki olmuştu. Misaki sürekli kadının sözlerini hatırlıyordu. Sonra aklına gelen şey ile daha da sinirlenmişti. “Demek ki beyimiz her zaman oraya kız arkadaşlarını götürüyordu. Dahası hepsi de nasibini alarak adam tarafından terk ediliyordu. Aklına gelen diğer bir düşünce de genç adamın kulağına eğilerek o sözleri söyleyen o güzel kadının Seichi ile olabilecek olan ilişkisiydi. Bu gerçekten midesini bulandırmıştı. Akşama doğru eve geldiğinde Seichi masasının başına geçmiş çalışır durumdaydı. Onun eve girmesini umursadı yoktu. Dişlerini sıkan genç kız odasına girdiğinde şaşkına dönmüştü. Kendisi sinirine enik düşerek hiçbir şey beğenmemiş ve amacına ulaşamayarak elleri boş bir şekilde eve dönmüştü. Yatağının üzerinde duran oldukça kaliteli kıyafetlere bakan genç kız önce sevinmiş sonra aklına gelen şey ile sinirlenerek hepsini toplamış, salona götürmüştü. Öfkesi gözünü kör etmişti adeta. Elindekileri salona fırlatarak “Ben bu kıyafetleri istemiyorum. Mümkünse aldığınız yere geri götürün!” dedi. Seichi başını çevirdiğinde onun sinirli bakışları ile karşılaşmıştı. Yerinden doğrularak “Neden kabul etmeyeceğini sorabilir miyim?” dedi. Sesi o kadar sakin çıkmıştı ki, sinirli olan bir kadını çileden çıkarmaması olanaksızdı. Neredeyse çığlık gibi çıkan sesi ile Misaki “Neden mi? Bana neden mi soruyorsun?” diye bağırmıştı. Seichi hiç etkilenmeyerek ayağa kalkmış ve yerde olan bir kıyafeti eline alarak onun üzerine tutmuştu. Başını iki yana sallayarak “Çok zayıfsın, bu hiç iyi değil!” diye söylenince Misaki daha fazla sinirlenerek elindeki kıyafeti yırtarcasına almış ve buruşturarak Seichi’nin bir türlü kağıtları isabet ettiremediği çöp kutusuna atmıştı. Seichi başını çevirerek çöpe giden kıyafete bakmıştı. “Sen o kıyafet kaç para haberin var mı?” diye sorunca Misaki bakışlarını yeniden ona çevirmişti. Genç kadının umurunda bile olmadı bu kıyafetlerden birini daha eline alarak “Bir de bunu dene” dedi. Misaki içindeki çığlık atma isteğini bastırmayarak tiz bir çığlık atmıştı. “Beni deli etmeye mi çalışıyorsun? O kadının yakıştırmasından sonra bunları giyeceğimi mi düşünüyorsunuz?” dedi. Seichi birkaç adım ile ona yaklaşarak başını hafif eğmiş ve Misaki’nin gözlerinin içine bakarak “Merak etme, herkes senin benim sevgilim olamayacağını bilir!” dediğinde Misaki yutkunmadan edememişti. Bu kadar açık bir şekilde yüzüne vurulan bu gerçekten nedense rahatsız olmuştu. Seichi onun yüzüne bile bakmadan tekrar yerine geçerek “Bana bir kahve getir ve bu kıyafetleri topla. Giymeyeceksen hepsini çöpe at. Nasılsa parası benden çıkmadı!” dediğinde genç kız bu kez gerçekten sinirlenmişti. Hızla onun ardından giderek tam oturmak üzere iken sandalyesini çeken Misaki, genç adamın yere düşmesine neden olmuştu. Sinirlenen Seichi arkasını dönerek “Yah!” diye bağırınca Misaki de ona “Senin kadar ruhsuz bir adam tanımadım. Şimdi anlıyorum neden terk edildiğini. Sen… Sen hayatımda gördüğüm en berbat adamısın. Neden senin sevgilin olmadığımı düşünürler biliyor musun? Çünkü sen bana göre değilsin. Dahası senin gibi biri benim için pek ifade etmez” dedi. Bunu neden söylediğini bilmiyordu. Bu sözlerinin ne kadar saçma olduğunu biliyor olması ise içini daha çok sıkıyordu. Bu kadarı onun için gerçekten yıpratıcıydı. Seichi genç kızın tepkisi ile şaşırmıştı. Onun bu şekilde konuşması gerçekten saçma olsa da genç adam bunu anlayamayacak kadar şaşkındı. Misaki sinirli bir şekilde etraftaki kıyafetleri toplarken eline aldığı bir kıyafetin etiketini görünce yutkunarak “Yah… Bu kıyafete hangi salak bu kadar para verir. Bunu… Bunun kumaşı bile yok!” dediğinde elindeki etiketin bir iç çamaşırına ait olduğunu görünce utancından kızararak elindeki şeyi hemen ardına saklamıştı. Tam da bu sırada sandalyesini düzelten genç adam onun sözleri ile başını çevirip ona bakmıştı. Gözlerinde ki kızgınlığı gören Misaki hiçbir şey söylememiş gibi hafif gülümseyerek “Kahveniz geliyor!” diyerek hızla oradan çıkıp kendi odasına girmişti. Seichi ise gözlerini devirerek çalışmasına başlamıştı. Misaki şaşkın bir şekilde odasına girerken hala elinde duran açık iç çamaşırına bakarak söyleniyordu. sonra kamerayı fark ederek hemen onu dolabına atarken sonra incelemeye karar vermişti. Bu sırada da Seichi çalan telefonuna cevap vermek üzere idi. Genç adam hafif sitemli bir şekilde telefonu açarken karşıdan gelen sesin sahibi “Dostum çok üzgünüm!” diye söze başlaması ile şaşırmıştı. “Neden üzgünsün? Bana çatlak bir hizmetçi gönderdiğin için mi?” diye sorduğunda adamın sözleri ile donup kalmıştı.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE