Arabaya bindiğimiz andan itibaren Azer kendi kendine sinirle söylenmeye başladı. Sonunda dayanamayıp aynadan bana baktı. "Narin yarın gitmeceyeceksiniz değil mi?" "Gideceğiz Azer, gitmemiz gerek" "Neden, ne gerek var Narin. İkinizide riske atıyorsun" "Ne kadar inkar etmek istesemde onlarda Akın'ın ailesi. Babaannesi,dedesi görmek istiyor" "Dışarıda görsünler" "Azer bugün veya yarın o eve girecek Akın" "Narin yapma kurban olduğum, yapma ay yüzlüm gitme, gitmeyin" dedi yalvarır gibi. Ama gitme demesinden daha çok ay yüzlüm demesine gitti aklım. Durumumuza uymasa da güldüm istemsizce. "Ya Mirza zorluk çıkarırsa?" "Ne yapabilirki?" "Bilmiyorum Narin, seni zorla tutmaya da çalışabilir,canınızı yakabilir" "Akın'ın canını yakmaz" dedim ama çokta kendinden emin çıkmadı sesim. "Mirza

