Ertesi gün şehre geri dönen Sahra bozkırın temiz havasını burada bulamamış olsa da geri döndüğü için oldukça mutluydu. İçinde garip bir hissiyat da yok değildi açıkçası. Çünkü sadece konuşmak için giderken terli, ıslak bir gece geçirmeyi beklemiyordu. İçten içe direnmişti güya ama iradesi Han'ın cazibesini tuş etmeye yetmemişti. Bunu kesinlikle yapmaması gerektiğini ise biliyordu. Ona direnmeli, daha çok, daha çok karşı gelmeliydi ve bir şekilde kendisini kandırıp o geceyi geçirmelerine giden yolu açmasını engellemeliydi. Acaba o kendisi hakkında ne düşünüyordu? Basit, kolay lokma olduğunu düşünüyor olabilir miydi? Hiç şüphesiz düşünmüş, geceden olduğu kadar Sahra'nın zayıflığından da oldukça zevk almış olmalıydı. İnat ettiğini zanneden bir aptal olduğunu düşünüyordu hiç şüphesiz. Bu

