Ertesi güne uyanan Sima hoş olmayan bir şekilde magazinlerin yine kendisi hakkında olan haberlerini hayretle izliyordu. Hangi kanala geçerse geçsin çok sürmeden kendi fotoğrafı kenarda beliriyor, az sonra Celal’den de bahsedilerek aralarındaki münasebetin yakınlığına dem vuruluyordu. Bunların konuşulması yetmezmiş gibi bir de el ele pozları gösteriliyordu ki Sahra bu pozu hangi ara verdiklerini bile bilmiyordu. Masadan kalkarken elini tuttuğu sırada çekmişlerdi ama o sıralarda bahçede kimse yoktu ki! İnanamıyordu. Gerçekten inanamıyordu. Her şey yine altüst olmuş, tüm bunlar yetmezmiş gibi kendini gazeteci sanan çoğu gereksiz güruh Sahra’nın yeni kocasına karşı sadakatini sorgulamaya cesaret edebiliyorlardı. Ne biliyorlardı da ne konuşuyorlardı anlamıyordu. O adamın kendisini kaç

