Merhaba! Ben Simay ✍️
Hikayelerimi yazarken hem kendim keyif alıyorum hem de okuyanların maceraya dalmasını istiyorum.
📖 Yeni bölümler gelince kaçırmamak için takip etmeyi unutun 😊
🔥 Tanıtım Metni
PİSTTEN LOCAYA
Geçmişinden kaçan Sude, unutmak için çocukluğunun sokaklarına döndüğünde, kendini bir gece kulübünün loş ışıklarında bulur. Tek bir dans, üzerindeki mecburiyet zincirlerini kırmaya yetecektir.
Ancak, her kıvrak hareketini özel bir locadan izleyen siyah takım elbiseli bir adam vardır. Bu adamın bakışları hem bir uyarı hem de bastırılmış tutkunun davetidir.
Zorla bağlı olduğu şerefsiz sevgilisine attığı sert bir tekme ve çaldığı bir cüzdan, Sude'ye özgürlüğünün sadece kırk yedi saniye süren bir an olduğunu gösterir. Zira, kapkaranlıkta göz kırpan o adam, gördüğü her şeyi biliyordur.
Sude şimdi kaçmalı mı, yoksa kaderini yeniden yazan o adamla yüzleşmeli mi?
Detaylı yetişkin sahneleri barındırmaktadır. 18 yaş altındakiler için önerilmez. UYARILDINIZ!
Eğer ona kalsaydı, kadını paramparça eder ve asla geri birleştirmezdi; bunun yerine kadının kendini inşa etmesine izin verdi. Onu avucundaki bir macun gibi oynatırken; yıkılışını ve ayağa kalkışını, ölüşünü ve yaşayışını, suyun üzerinde kalışını ve boğuluşunu izledi.
Kocası hiçbir zaman nazik biri olmamıştı, onun yöntemleri kendine hastı. Kadını bir kitap gibi okur ve kadının kendi büyülerini ona karşı kullanırdı. Kadın neye bulaştığının son derece farkındaydı ama hiçbir şey onu, yoluna çıkan herkesi diz çöktüren o "Don"a (Mafya liderine) hazırlayamazdı; kendisi de bir istisna değildi. Onun yöntemlerinden sağ çıkabilecek miydi, hatta sağ çıkmayı isteyecek miydi?
Yanağımdan düşen yaşla gülümseyip Uraz'a umutla baktım. "Ağladım." Dedim. Annemin benden alıp götürdüğü bir şeyi yıllar sonra başkasında bulmuştum. Uraz bana muhteşem bir gülümsemeyle bakıp dudaklarını gözyaşımın üstüne götürüp dudaklarını oraya bastırdı. "Artık bütün gözyaşların benim." dedi sahiplenici bir ses tonuyla. Şaşkın bir şekilde gözlerimi büyüttüm. Beni gözyaşımdan öpmüştü. Yüzümdeki sırıtışım büyüdü."Bir tane daha" dedi. İlk gelen gözyaşından sonraki çok basitti. Bir tane daha gözyaşım geldi. Tam dudağımın kenarından aşağıya iniyordu ki Uraz dudaklarını oraya bastırdı. Dudaklarımın hemen yan tarafından öpüyordu. Heyecanlanmıştım. Kalbim yerinde durmuyordu. Uraz beni aynı yerden uzunca öptü. Dudaklarımdan biraz tat aldı. Gözyaşlarımdan da tat aldı. Ve benim kalbim ilk kez onun için bu denli hızlı attı."Artık onları öpme Uraz" deyince kaşlarını çatıp bana baktı. "Ne oldu kıskandın mı Ufaklık?" gözlerim dolu dolu gülümseyip "Hayır onların sana aşık olmasını istemiyorum." dedim.
Tek bir gece, sadece bir gecede tüm hayatınızın değiştiği oldu mu? Ya da tüm hayallerinizin yıkılıp mutsuzluğa sürüklendiğiniz? Sabah olduğunda artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını bildiğiniz oldu mu? O'nun oldu. Rojda Hanoğlu. Farklı duygular hissettiğini düşündüğü kuzeni Baran'ın, ŞADOĞLU aşiretinin ağası Ahmet ŞADOĞLU'NUN kızı Berfin'i kaçırması ile hayatı tepetaklak olmuş ve kendini bir düğün hazırlığı içinde bulmuştu. Hem de üç gün içinde olacak bir düğün. *** Hayatı plan ile yaşayan bir ağanın tüm planlarını bozan olay, kız kardeşinin kaçması ve mecbur bırakıldığı evlilik. İçinde ki öfkeyi boşaltacak yer arıyorken tüm öfkesini yanlış kişiye boşaltma kararı almıştı Boran Ağa. Lâkin zamanın neler getireceği belli değildi..