!Asıl baş karakterimiz “Azem Börü” değildir!
******
“Ben hâlâ toprağın altında bıraktığım adamın geliniyim.” dedim hiç tereddütsüz, “ve sen hâlâ benim sevdiğim adamın katilisin!”
Yeşil gözleri öfkeden deliye dönmüştü, umrumda değildi. Azem Börü’yü öldürmek için elimden geleni yapacaktım.
“Ama şimdi benim karımsın!” diye hırladı, üzerime doğru yürüdüğünde kaçmadım. Ondan korkmuyordum. Ondan deli gibi nefret ediyordum.
“iki yıl geçti, koca iki yıl ve sen, Akif demekten bir an bile vazgeçmedin. Beni hiç mi görmüyor gözlerin? Senin için yaptığım onca şeye nasıl kör kalabiliyorsun? Ama yetti,” dedi sabırsızca. “Artık seninle iki yabancı olamayacağım, Zehra.”
Benim için yaptıkları bana acı vermekten başka bir şey değildi. Yutkunuşumu gözleriyle takip edip tekrar gözlerime baktı. Sevdiğime zarar vermesin diye Azem Börü’ye boyun eğmiştim. Onu kabul etmiş düğün günümde gelinlik değil kefen giymiştim. Nerden bilebilirdim ki asıl kefeni sevdam giymiş. Nereden bilebilirdim ki, düğünüm gerçekten de benim yasımmış.
2025 Aşk Nöbeti Yarışması. ‘İlham Ödülü’ sahibi🏆
İnsan hayatını kurtarmaya yemin etmişti, ama ölümle kol kola gezen bir tim komutanıyla yolları kesiştiğinde, yeminlerin anlamı değişecekti. Cerrah Adel ve Komutan Ateş Avcı… Gölgelerde başlayan bir aşk, kanla yazılacak bir hikâyeye dönüşmeye başlayacaktı. Kimi zaman didişmeli kimi zaman duygusal ve romantik anlar olsada ortaya çıkan sırlar ya ikisini bir araya getirecek yada ayıracak.
*******
“Dilin sivri.”
“Kişiye göre, komutanım.”
“Lafta sokarmış Doktor Hanım.” Gülümsedim.
“Altta kalmayı sevmem.”
“Üste alırız o zaman.”
*******
" Söylesene doktor buradaki amacın ne ?" " Yaralıları iyileştirmek." Benim kaşlarım çatılınca onun bir kaşı merakla havalandı. Ve nasırlı eli usulca çıplak bacağımı okşadı. " Bu yüzdenmi tam 22 askerin içinde yarı çıplak geziyorsun?" Sesi ne yüksek ne de alçaktı. keskin bakışları...hem meydan okuyan hemde hesap soran türdendi." Beni kıskandın mı yoksa Yüzbaşı ? " bacağımdaki eli baldırıma doğru ilerleyince titredim." kıskanmak mı? " dedi alayla," seni kıskanmıyorum doktor. Seni altımda arzuluyorum... Ve sende bunun için can atıyor gibisin." Avcı avını yakalamış gibi baksada yanılıyordu.
🔞 Cinsel içerikler detaylıdır! Göz önünde bulundurarak okuyunuz‼️ Olumsuz örnek oluşturan davranışlar yer almaktadır!
*******
Kapı yavaşça açıldığında heyecandan ne yapacağımı bilemedim. Kafamı kaldırıp şiddetli kalp atışlarım eşliğinde kapıya baktım. Korel, elinde küçük bir şişe ile girdi içeri. Ceketi üzerinde yoktu ve gömleğinin bir kaç düğmesi daha açıktı.
Küçük, siyah şişeyi kafasına kaldırdığında alkol içtiğini anladım.
“Kaldık mı baş başa benim kanlı bedelim.” diye geveledi.
Şişeyi, solunda kalan masaya bırakıp gömleğini çözmeye başladı. İnce kumaş parçası üzerinden süzülüp düşerken geniş omuzlarına baktım. Üst bölgesi V şeklindeydi, kol kasları her hareketinde gücünü daha da belirginleştiriyordu.
Eli kemerine giderken alt dudağımı ısırdım. Şimdi onu tamamen çıplak görecektim, her şeyi ile birlikte…
“Ne duruyorsun öyle, kalkıp soyunsana.”
“Sen çıkartmayacak mısın?” dedim şaşkınlıkla.
Sırıtarak yüzüme baktı. “Sen kendini sevdiğim kadın falan mı sandın? Görevinin ne olduğunu söylemiştim sana.”
[ TAMAMLANDI]
“Cinsel içerikler barındıracaktır! Rahatsız olacaklar okumasın‼️”. Olumsuz örnek oluşturacak davranışlar yer almaktadır❗️”
*****
“Soyun bakalım,” diyerek üzerindeki ceketi tek hamlede çıkartarak odanın bir köşesine fırlatmıştı.
Başımı anında olumsuz anlamda sallayarak geri geri gitmeye başladım.
"Zorluk çıkartma”
İçimde gittikçe boy saran korku ile gözlerine kararlılıkla baktım ve tekrar başımı olumsuz anlamda salladım.
"Senin yüzünden ismime leke getirmekle uğraşmayacağım Vera Akyıldırım" diyerek üzerindeki gömleğide tek çırpıda çıkartarak odanın bir köşesine fırlattı.
"Sen mi soyunursun yoksa ben mi soyayım!”
[TAMAMLANDI]
“Bazı okuyucuların rahatsız olacağı cinsel içerikler
içerecektir! Rahatsız olacaklar okumasın!!!”
“Şimdi sevgili karıcım , soyun ve yatağa geç. Söneyim yandığım teninde.” Edepsiz cümleleri kulağımı sağır ederken, başımı hızla sağa sola sallayarak geri gittim.
Seninle asla birlikte olmayacağım piç kurusu, ateşini başka yerde söndür!” Diye bağırdım, ve biliyordum ki dediklerimin onda hiçbir hükmü yoktu. Ben berdele değil kirli bir oyuna kurban gelmiştim.
“İster seve seve ister zorla, gireceksin altıma ve tam anlamı ile karım olacaksın! Sen artık benim malımsın.”
Bağırışı dört bir yanıma korku salarken üzerime gelerek kollarımdan tuttu. Kaçış yolum yoktu, sığınacak kimsem yoktu. Bir kağıt parçası üzerinde sandığım evlilik gerçekti. Ve beni tamamen karısı yapmak istiyordu.
“Seni gebertirim Arman! Biz bir anlaşma yaptık. Bu kadar şerefsiz bir adam olmazsın!” Dedim kesin bir dille, korktuğumu yansıtmak istemiyordum ama ister istemez yansıyordu.
Yüzme eğilerek dudaklarını yaladı. “ Bu asi hallerini bana yatakta göster, çünkü seni birazdan sikmekten beter edeceğim.” Dedi dudaklarımın üzerine fısıldayarak. Kalbimdeki ağrı şiddetini git gide arttırdı. Bir krizin eşiğinden geçtiğimin farkındaydım.
“Nereye kaçtığını düşünüyorsun lan sen!” Yüzüme doğru öfkeyle kükrediğinde, yutkundum. Elini saçıma dolaması ile boynum dikleşmiş bir şekildeydi “ seninle evlenerek büyük bir hata yaptım. İstemiyorum seni!” Gözlerime öyle bir baktı ki, kaşları anında çatıldı.
“Altımda inlerken böyle konuşmuyordun ama, istiyorum seni seviyorum diyordun! Nasıl bir yılansın amına koyayım” dişlerimi sıkarak gözlerimi yumdum, yüzüme böyle vurması gururumu incitmişti.
“Hata yaptım, istemiyorum lütfen bırak beni!” Sesim bir yalvarıştan ibaretti, çektiği saçımı sert bir şekilde bıraktı. Arabanın ne zaman hareket ettiğini bile anlamamıştım. İkimiz tektik ve arka koltuktaydık.
“Lan!” Diye bağırarak yumruğunu sıktı “ hatanı sikeyim senin! Aklın yeni mi başına geldi? Lan! ne yaptım da sana kaçtın. Zorla amına mı girdim ne yaptım!!” İğrenç sözleri buz kesmemi sağlarken, titredim. Ayaklarının dibindeydim, ve o koltukta rahat bir şekilde oturmuş vaziyetteydi.
Şimdi yedin naneyi Akça diye geçirdim içimden, karşımdaki adam öfkeden başka duygu barındırmıyor gibiydi.
“Seviyorum demen de mi yalandı lan!” Yüzüme doğru eğilerek yine kükremişti. Gözlerimdeki yaşlar yanaklarımı ıslatırken “ seviyorum sandım” diye mırıldandım. Sevmiyordum ve ondan kurtulmak istiyordum.
“Yılan! Eve gidince gör bak neler yapıyorum sana, huzur bulduğum evi kendin için cehennem yaptın Akça Arhan! Nasıl sikiyorum seni de belanı da bekle ve gör!”