Zamanın Çatlağındaki Saklı HikayeUpdated at Apr 27, 2026, 02:09
Çocuk, kanlı ellere sahip bu garip kadının deli olduğundan artık tamamen emin olmuş bir ifadeyle, kelimeleri heceleyerek söyledi:
"Achtzehnhundertsiebenundneunzig." (Bin sekiz yüz doksan yedi.)
Karen’ın nefesi boğazında düğümlendi. 1897.
Göğüs kafesinin içinde bir şeyler parçalandı sanki. Gözleri istemsizce büyüdü. Yirmi birinci yüzyıldan, evinden, ailesinden, sıcak kahvesinden ve üniversitesinden tam yüz yirmi yedi yıl geriye fırlatılmıştı. Dünya henüz iki büyük savaşı görmemiş, imparatorluklar yıkılmamış, elektrik bile sokaklara tam anlamıyla inmemişti.
Sırtını tamamen duvara bırakırken, bakışları donuklaştı. 1897'nin Avusturya'sında, kanayan elleri, tuhaf kıyafetleri ve cebindeki işe yaramaz cep telefonuyla yapayalnızdı. Gözlerini küçük çocuğa devirdi. Sekiz yaşlarındaki bu cılız çocuğun da, içinde bulundukları zamanın da, gelecekte tüm dünyanın kaderini nasıl bir cehenneme çevireceğinden habersiz, sadece hayatta kalmanın yollarını aramaya başladı.