Story By elegant pen
author-avatar

elegant pen

ABOUTquote
https://www.instagram.com/elegantpen0?igsh=MTh4Y3V1d3g1bDYyMQ== beni takip etmeyi unutmayın canlar😻
bc
SÜRGÜN KRALİÇE LUNA
Updated at Mar 14, 2026, 18:31
SÜRGÜN KRALİÇE​​ (#2026TR-ille de sen) İki dünya, tek mühür ve yasak bir şifa.​Lyra Vance için hayat, bitkilerin sessiz dünyasından ve eski tabloların tozlu kokusundan ibaretti. İnsanların dünyasında sıradan bir restoratör ve eczacı olduğunu sanıyordu. Ta ki ormanın derinliklerinde, gerçekliğin yırtıldığı o yasak geçidi görene kadar...​Bir halüsinasyon sandığı o ışıltıya elini uzattığında, bildiği her şeyi geride bıraktı. Artık gökyüzünün gri, kuralların ise kanla yazıldığı Kurtlar Dünyası’ndaydı. Geçit arkasından bir daha açılmamak üzere kapandığında, karşısında bu karanlık krallığın heybetli ve acımasız hükümdarı Alaric Thorne’u buldu.​Alaric, krallığını demir yumrukla yöneten, duygularını mühürlemiş bir Alfa Kral’dı. Karşısına çıkan bu davetsiz misafiri bir casus sanıyordu; ancak Lyra’dan yayılan o mistik şifa kokusu ve tenine değdiği an parlayan antik mühür, her şeyi değiştirdi. Alaric’in bin yıldır beklediği, ancak insan dünyasına sürgün edildiği için izini kaybettiği gerçek kraliçesi, avucunun içindeydi.​Lyra, ellerindeki kadim şifa gücünün ve damarlarında akan soylu kurt kanının farkında değildi. Alaric ise ona mühürlendiği an, hem celladı hem de tek sığınağı olmaya yemin etti.​"Varlığın bir hata olabilir yabancı, ama ruhun benim krallığımın tek ilacı. Ve şimdi... kaçacak yerin kalmadığında anlayacaksın ki; bu evrende ille de sen."​ Kayıp bir geçmişin küllerinden doğan, ihanetle örülü bir taht kavgası ve imkansız bir aşkın hikayesi.​Sen kendi dünyana dönmek için can atarken, bir Kral seni sonsuza dek hapsetmek için mühürlediyse... Kim haklı çıkar?
like
bc
Aram Ağa (şehvet+18)
Updated at Mar 8, 2026, 15:50
Tanıtım KesitiRüzgâr, konağın avlusunda sert esiyordu.Awesta, başını kaldırıp gözlerini Aram’a dikti; o bakışta hem korku vardı, hem yılların özlemi.Aram ise sessizdi önce. Gözleri bir kez süzdü onu, sonra sesi sert, neredeyse kırıcı bir tonda yankılandı:Aram: “yillarca uğruna kaçıp saklandığın yere geldin…Yıllarca ailenin adını bile anmaya korktun ama şimdi karşımdasın, öyle mi Awesta Ferzende?”Awesta: “Ben kimsenin düşmanı değilim Aram… Ne senin, ne de geçmişin.”Aram gülümsedi ama o gülüşte merhamet değil, öfke vardı.Aram: “Geçmiş dediğin şey, bizim damarlarımızda dolaşıyor.Benim dedemi toprağa gömen soyun, senin pis soyun.Şimdi gözlerimde merhamet mi arıyorsun ,arama en ufak bir kırıntı bile bulamazsın”Awesta sessiz kaldı, nefesi titredi.Awesta: “Ben o gün beşikteydim… Olanların hiçbirine sesim bile yetişmedi.”Aram: “Evet,” dedi, bir adım yaklaştı.“Sustun, büyüdün, saklandın.Ama unuttun Awesta, kundakta edilen yemin unutulmaz.O yemin, benim kanıma karıştı.”Sessizlik çöktü.Awesta’nın gözlerinden bir damla yaş süzüldü, yere düştü.Aram o an istemsizce başını çevirdi — içinde bir sızı, dilinde hâlâ öfke.Awesta: “Peki ya sen?Bu yemin seni de öldürmüyor mu Aram sevmediğn istemediğin bir kadının yüzünü her gün görmek hiç mi bunaltmıyor seni?”Aram’ın gözleri karardı.Aram: “Belki de öldürmesi , bunaltması gerekiyor olması gereken neyse o oluyor Awesta ferzende .”Ve o anda, yıllar önce beşikte başlayan yemin, iki yüreğin arasında yeniden yankılandı.---
like
bc
Ruhumun ışığı_Çöl çiçeği ( Aşk_ı Mafya)
Updated at Nov 7, 2025, 04:58
İmkansızlık ve zorluklardan doğan bir aşk hikayesi, Bir mafya varisi ve zengin bir aile kızının zoraki evliliklerinin sonucu yaşayacakları zorluk dolu bir hikaye+16 müstehcen içerik bulunmaktadır şiddet barınmaktadır lütfen tüm bu hususlar çerçevesinde okumaya başlayınız sevgiler...
like
bc
Tutsak kalpler
Updated at Oct 18, 2025, 14:43
Dumanın içindeki metal kokusu ciğerlerini yakıyordu. Kulaklarında çınlayan patlamanın yankısı hâlâ geçmemişti. Leyla, kan dolu ellerini üniformasına sildi, ardından titreyen nefesini kontrol etmeye çalıştı. Her şey birkaç saniye içinde olmuştu. Konvoy, dağ yolunda ilerlerken, yerin altından yükselen o uğursuz ses… ve ardından cehennem.İlk yardım çantasını sırtına daha sıkı bastırdı, gözlerini dumanın arasına dikti. Çığlıklar, emirler, kurşun sesleri… Her şey birbirine karışmıştı.“Leyla!”O sesi kalabalığın arasından duyduğunda, bir an kalbi duracak sandı. Kalabalığın arasında, yanık kokusunun ve barutun içinde, yüzü kan ve toz içinde bile hâlâ sertliğini koruyan o adam beliriyordu: Komutan Kerem Ali Bozkurt.Göz göze geldiler. Zaman bir anlığına yavaşladı. Onun bakışlarında, hayat kadar kesin bir şey vardı: “Hayatta kal.”Leyla derin bir nefes aldı. “Komutanım, yaralılar—”“Şimdi senin tek görevin hayatta kalmak, Doktor.!!!” Sert sesi, içinde taşıdığı emir kadar bir korumayı da saklıyordu.Tam o anda, ikinci bir patlama yankılandı. Leyla refleksle yere kapanırken, Kerem bir hamleyle onu çekip yakındaki devrilmiş zırhlının arkasına savurdu. Metalin soğuk yüzeyine çarptığında nefesi kesildi, ardından bir bedenin ağırlığını hissetti.Kerem.Göğsü onun göğsüne bastırılmış, nefesi yüzüne çarpıyordu. Barut kokusuna karışmış o yoğun, erkeksi koku… Kalbi deli gibi atıyordu. Bir an için dünyada sadece ikisi vardı.“İyi misin?” diye sordu Kerem, sesi kısık, nefesi sıcak.“Sanırım…” Leyla dudaklarını ısırdı, alnındaki terle kanı silmeye çalışırken elleri titriyordu.Kerem’in gözleri karanlık bir gökyüzü gibiydi, içinde fırtına taşıyan gri tonlar. Öfke, endişe ve bir şey daha… Adını koyamadığı ama kalbinde ateş gibi hissettiği bir şey.“Beni dinle.” Kerem’in eli, başını tutup gözlerine kilitledi. “Burada kimse ölmeyecek. Anladın mı?”Leyla yutkundu, dudaklarından istemsiz bir fısıltı döküldü: “Anladım.”Ama o anda, birkaç metre ötede mermiler sıçradı. Kerem küfretti, silahını çekip omzunun üzerinden ateş açtı. Leyla ise hızla harekete geçti, çantasını çekip devrilen askerin yanına süründü.“Kerem! Yaralı var!” diye bağırdı, emir almış gibi.Kerem’in yüzü kasıldı. “Leyla, lanet olsun, burada kal dedim!”Ama Leyla çoktan yaralının kanayan bacağını sıkı bir turnike ile sarmıştı. Elleri kana bulanmışken, içinden geçen tek şey şuydu: “Bu benim görevim. Kaçamam.”Bir an sonra, Kerem yanına süründü. Kurşunlar etraflarına yağarken, bir eli silahında, diğer eli Leyla’nın sırtında. Onu koruyor, ama öfkeden deliye dönmüş gibiydi.“Senin yüzünden saçlarım beyazlayacak, Doktor.” dedi dişlerinin arasından, gözlerini ondan ayırmadan.Leyla, başını kaldırıp gözlerine baktı. Gülümsemek istese de boğazındaki düğüm izin vermedi. “Ben işimi yapıyorum, Komutan.”Kerem’in gözleri parladı. Öyle bir bakıştı ki, kurşunlardan daha tehlikeliydi. Yasaktı. Ulaşılmazdı. Ama tam oradaydı.Bir saniyeliğine dünya sustu. Patlamalar, mermiler, çığlıklar… Hepsi yok oldu. Sadece ikisi ve aralarındaki sessiz, yakıcı bağ kaldı.Kerem elini uzattı, Leyla’nın çenesinin kenarındaki kanı sildi. Parmağının sıcaklığı Leyla’nın tüm bedenine yayıldı.“Hayatta kal. Bu bir emir, Leyla.”Onun adını ilk kez böyle söylediğinde, Leyla’nın içi titredi. Dudakları aralandı, ama söyleyecek kelime bulamadı.
like
bc
Ağanın küçük gelini
Updated at Aug 13, 2025, 11:09
Urfa'nın en büyük aşiretinin ağası Raşit ağa ceyhanlı aşiretinin başıdır Diyarbakır'da husumetli olduğu samoglu aşiretinin ağası Şervan şamoglunun emri üzerine bir gün Tarlada denetimde iken öldürülür.Bu acı kayıp bütün ceyhanlı aşiretini derin bir şekilde üzmüştür herkes katili arar iken Şervan Ağa haber gönderip kendisinin öldürdüğünü açıklar ve namlunun ucunda iken RAŞİT AĞANIN Büyük Oğlu Ciwan ceyhanlı canını bağışlar ama karşılığında küçük kızı zanayı ister böylece töre kurallarını tamamlar...
like
bc
BORAN AĞA(TÖRE_AŞK)
Updated at Jan 9, 2025, 15:00
"Sanırım benim sana kestigim cezalar sana ödül gibi geliyor yavrum" öyleydi zorda olsa olduğum transtan çıkıp "evet sanırım öyle kocacığım"diyebildim iri aletiyle yatağa doğru geldi üstüme çıkınca ellerimle güçlü pazularına tutundum " hazır mısın karıcığım"asıl zorluk buydu umarım fazla acımaz " Bilmiyorum ama bundan kaçış yok er veya geç olacak sadece acıtma fazla" gözlerinde hem şevkat hem şehvet duygusu vardı sanki "Söz veriyorum kadınım yavaş ve acısız olacak herşey şimdi kendini bana bırak ve bacaklarını aç" ikiletmeden bacaklarımı araladım dudaklarımı öpüp aletinin kafasını tutup kadınlığıma dayadı derin bir nefes aldım yavaşça içime soktu ucunu "istediğin zaman durdur beni peri kızı" yapabilir miydim emin değilim. yavaş bir tempoyla iri aletiyle içimi dolduruyordu sözünü tutmuştu acı yoktu. birden köklediginde " Ahhh Ahhh ımmm Boran" dudaklarımdan yüksek sesli bir inilti koptu " ahh siktir çok sıkısın kadın" Boran'ı tatmin etmek istiyordum onun beni ettiği gibi temposu hızlanmıştı" Durdur beni aşkım yoksa daha sert olacak " hazdan gözlerim kapanmıştı tırnaklarım derisini deşip geçti " Durma sakın Ahh evet evet " bir süre sonra içimde patladı sıvıları kadınlığımdan taştı sabaha kadar farklı pozisyonlarda sikmişti beni, hiç durdurak nedir bilmiyordu yorulmadan sevişiyorduk en sonunda artık yorgun düşen bedenlerimizle birbirimize kenetlenip uyuyakalmıştık Engellere rağmen aşklarına sahip çıkan bir çift mutlu bir evlilikleri vardır fakat zorluklar peşlerini bırakmayacaktır. Evlilikleri sırasında çok Zorlu mücadele bekliyor çiftimizi özellikle tüm yük Boran ağamızın omuzlarına yükleniyor peri kızını tüm kötülüklerden koruyabilecek mi yoksa sonsuza dek kaybedecek mi ? Keyifli okumalar Boran ağa ve Asya hanımağamızın Aşk hikayesi başlıyor ....
like