
‘’Soyun’’
‘’ Sen kafayı yemişsin’’
Ağzım çıktığı kadar ‘’ Yardım edin, kimse yok mu?’’ diye bağırdım, belki biri duyarda yardıma gelir diye, benim çırpınışlarımdan zevk alıyormuş gibi duvara yaslanmış, sırıtarak bana doğru gelmeye başladı. Korkudan nefes nefese yerde ellerim arkadan bağlı olmasına rağmen popomu sürünerek o geldikçe ben geri gittim. Sırtım duvara dayayınca, gidecek bir yerim kalmadı. O kadar hızlı nefes alıp veriyorum ki, kalbim sanki göğsümü yarıp dışarı fırlayacak, titreyen vücudumu kontrol edememek kendimi aciz gibi hissettirdi. Küçücük oda onun varlığıyla daha da küçüldü sanki, hayatım boyunca kimseye yalvarmadım ben, ama ona yalvardım... Korkuyorum çünkü bana zarar vermesinden, tenime dokunmasından çok korkuyorum. Zar zor duyulur bir sesle..
‘’ G.. gelme, Dur... lütfen dur...’’
Durmadı pislik... çıplak ayaklarımın ucuna geldiğin de bana yukardan bir bakışı var... Bir böceğe bakar gibi, ayağının altında bir çöp varmış gibi iğrenerek baktı bir süre... Kendimi güçsüz, halsiz hissediyorum. Zaman durdu sanki, nefesimi tuttum ondan gelecek ilk darbeyi bekledim, yavaşça eğilerek göz hizasında yüzüme yaklaştı, burnuma dolan erkeksi kokusundan midemin bulanmasını bekledim, beklediğim gibi olmadı, niye olmadı tarçın gibi kokuyor...
Ağzından çıkan her söz, ölümü fısıldıyor sanki...
‘’ Yaşamak istiyorsan, beni memnun et. Bir daha tekrarlamayacağım, Soyun, yatağa geç’’
Dikkat Hikaye +18 cinsellik ve küfür içerir.

