“O zaman onu kendim bulurum!” Genç kız kapıyı hızla açıp, koridora çıktı ve hızlı adımlarla ilerleyerek, merdivenlere yöneldi. Hala duyduklarına inanamazken, yanaklarından süzülen yaşlara bir türlü engel olamadı. Henüz merdiveni bir basamak inmişti ki karşısına çıkan kadının sesi ile irkilip, başını kaldırdı. “Aila!” dedi Olivia merakla. “Tatlım neyin var? Neden bu haldesin öğrenebilir miyim?” Genç kız Olivia ile karşılaşmanın şaşkınlığını yaşarken “Olivia...” diye cevap verdi buruk bir sesle. “Ben hiç iyi değilim.” "Aila?” "Çünkü…” "Çünkü ne Aila?” Olivia, ağlamaktan gözleri iyice kızarmış genç kıza şefkatle bakıp, elini uzattı ve Aila’nın elini tuttu. Daha kaleye geleli çok kısa bir zaman olmasına rağmen, onu bu derece de üzen şeyi gerçekten merak ediyordu. “Aila neden sustun?

