NARİSSA
Karnım iyice belirgin olmuştu ama hala Darly evliliğe dair tek kelime etmiyordu. Tanrım lütfen bir erkek çocuğum olsun eğer evliliğe ikna edip erkek doğurursam tüm şans benden yana olacaktı. Odadan çıktım koridorda yürürken Darly ile karşılaştım reverans yaptım. Bana yaklaştı yanağıma dokundu.
"Nasılsın Narissa"
"Sağolun prensim iyiyim."
"Bebek nasıl. Ağrıların oluyor mu?"
"Tanrıya şükür ikimizde iyiyiz."
Darly gülümsedi. Yüzüme dokundu.
"Sana bir haberim var."
"Nedir?"
"Yeniden bir prenses olacaksın."
Ne dedi o yeniden prenses dedi yanlış duymadım değil mi? Gülümsedim.
"Annem bu fikre delirse de Kral olarak babam ikimizin çocuğunun piç olarak anılmasının doğru olmayacağını söyledi. Yarın nişanımız olacak sonra yani istersen doğumdan sonra da vaftizden hemen önce evleniriz."
Boynuna sarıldım. Dudağına bir öpücük kondurdum.
"Harika bir haber teşekkür ederim ben gerçekten çok mutluyum."
Yüzüme dokundu. Ona doğru bir hamle yaptım ve dudağına bir öpücük kondurdum
Baştan beri nefret ettiğim adam kocam olacaktı artık ondan nefret edemezdim bu saatten sonra ona bağlılıktan başka bir şey duymayacaktım. Beni gelini olarak kabul etmişti ve buraya geldiğimden beri olmasını istediğim şey olmuştu.
"Yarın için yardım etmeleri adına yardımcı gönderirim. Kardeşlerinde nasıl isterse öyle hazırlanırlar."
Reverans yaptım.
"Teşekkür ederim."
Arkamı döndüm heyecanla kızlara bu haberi vermeye giderken hala rüyada gibiydiö.O iyi biriydi aslında ve artık bizde buraya aittik hem kaçsak bile nereye gidecektik ki? Doğru olan buydu sadece bu. Cecilia bile Norman'a aşık olmuştu hepimiz kabullenmiştik gerçekleri.
NORMAN
Büyük salonaydım. Annem geldi. Ateş püskürüyordu
"Anne."
"Sen artık benim emirlerimim yargılar oldun öyle mi?"
"Ne oldu?"
"O kızı zindandan neden çıkardın."
Çünkü onun orada olmasına dayanamıyorum. Onun ağlamasına onun üzülmesine dayanamıyorum.
"Yeterince korkmuştu ve dersini aldı."
"O kızı sen adam edemiyorsun."
"Anne!"
"Emrimi çiğnedin."
"Hayır o benim kadınım çıkmasını istedim ve çıktı."
"O kız yine baş kaldıracak ve bu sefer sen kurtaramayacaksın onu."
"Uğraşma lütfen söz verdi bir sıkıntı çıkarmayacak."
"Hiçbiriniz mantıklı değilsiniz Darly'de diğeri ile evlenecekmiş duydun mu?"
"Narissa mı?"
"Her neyse yarın nişanı olacak abinin köle bir kızla."
"İskoçya Prensesi o anne. Yani tam olarak köle değiller. İskoçya'nın Prensesleri."
"İskoçya artık bizim ve oranın kraliçesi de benim kralıda baban. Bunu aklınıza iyice sokun."
Annem çok öfkeliydi. Siniri onu ele geçirmiş ve bize öfke duyuyordu arkasını döndü ve gitti. Cecilia bir hata daha yapma lütfen. Anneme karşı beni mağlup etme lütfen. Bahçeye indim. Monica ve Henry bahçedeydi. Monica revrans yaptı.
"Nasılsınız."
"İyiyim Monica seni sormalı."
Gülümsedi Henry'e baktı
"Çok iyiyim prensim."
Gülümsedim. Yanlarından ayrıldım yürüyordum. Terasa doğru bakarken Cecilia'yı gördüm. Rüzgardan dalganan saçlarını geriye atıyordu. O sıra Cecilia ile göz göze geldik. Gülümsedi.
Tam karşımda Gracia vardı. Bana doğru geldi reverans yaptı ve bana iyice sokuldu. Bu kız o kadar şehvetliydi ki karşı koymak imkansızdı. Eğildim ve yanağına öpücük kondurdum. Kafamı kaldırıldığımda Cecilia ile yine göz göze geldik. Öfke dolu bakıyordu Birkaç saniye daha bakıştıktan sonra gitti.
CECİLİA
Yine o kıza gitti. Onu öptü bu adam asla iflah olmaz asla adam olmaz benim bundan uzak durmam gerekti. Benim hatamı düzeltmem lazımdı. Kendimi kaybediyordum ben ben değildim. Grandüşeslerden birinin yanına gittim
"Papayla konuşmam gerek."
"Neden?"
"Danışmam gereken şeyler var.?"
"Kafana estiğinde papayı göremezsin."
"Bana bak ben gözdeyim ve her ne kadar umurunuzda olmasa da prensesim kuralları biliyorum papayı görmeye hakkım var şimdi beni papanın yanına götür."
Tek kelime etmedi. Papanın yanına geldik. Paravanın arkasındaydım Birkaç dakika bekledim sonra papanın sesi duyuldu
"Seni dinliyorum kızım."
"Çok büyük günah işledim."
"Ne gibi?"
"Katil bir adamla birlikte oldum."
"Nasıl yani?"
"Annemi, babamı ve nişanlımı öldüren adama aşık oldum ve onunla seviştim. Çok utanıyorum Tanrı beni hiç bağışlamayacak."
"Tanrı her zaman bağışlayıcıdır kızım af dilemen yeterli."
Diliyorum diliyorum ama aynı hatayı yine yapıyorum. Tövbe ediyorum sonra yine kendimi o günaha batarken buluyorum.
"Beni baştan çıkarıyor ama."
"Anlayamadım?"
"O adam ona karşı koyamıyorum yanıma geldiğinde unutuyorum her şeyi."
"Aklından aileni geçir kızım bir katille olmanın yanlış olduğunu bilmelisin o yüzden sakın bedenini bir daha ona emanet etme ondan uzak dur. Töve et ve Tanrı için oruç tut. Tanrının bağışlayıcılığı sonsuzdur.”
"Peki ya yapamazsam."
"Yüce İsa! Bir katille birlikte olman doğru değil Tanrı'nın verdiği canı yalnızca Tanrı alır ve bir insanın yaşamına son veren birisi Tanrı'nın sevdiği birisi değildir. Tanrı'nın sevdiği bir kız olman için o adamdan uzak durman gerek."
"Teşekkür ederim papa. Tanrı beni bağışlar umarım."
"Tanrı seni bağışlayacaktır kızım. Ona inanmaktan ve dua etmekten vazgeçmemelisin."
"Tamam her daim dua edeceğim."
Papanın yanından ayrıldım. İçim rahatlamıştı artık Norman'dan uzak durmam gerekti. Evet kesinlikle uzak duracağım Tanrım şu karşıdan gelen Norman Stanley değil mi? Evet o. Uzak durmalıyım hemen arkamı döndüm ve yürümeye başladım
"Cecilia."
Hayır hayır duymadım seni çağırmadın beni bana yaklaşamazsın. Hızlı adımlarla yürümeye devam ettim.
"Cecilia sana diyorum."
Halen umursamadım taki kolumdan tutup kendine çekene kadar. Reverans yaptım.
"Sana seslendim."
"Farkındayım."
"Farkındasın ve durmadın öyle mi sen kimsin de böyle davranıyorsun."
"Biliyorsun ben Cecilia'yım. Prenses Cecilia Katchin."
"Ve biliyorsun ki bunlar benim umurumda değil."
"Senden uzak durmalıyım."
"Ne?"
"Tanrıdan senden uzak durmam adına talimat aldım."
Kahkaha attı.
"Komik değil papa senden uzak durmamı söyledi seninle yakın olmam Tanrı'nın hoşuna gitmiyor."
"Cecilia sen benim kadınımsın ne saçmalıyorsun."
"Umurumda bile değil. Senin başka kadınlarında var Isabella, Gracia ve diğerleri."
"Papa bahsettiğin adamın prens olduğunu biliyor muydu? Tüm bunları aklına sokarken senin benim gözdem olduğunu biliyor muydu? Uzak durmanı söylediği adamın ben olduğunu bilmeden söyledi eminim!”
"Elbette bilmiyordu objektif bir yaklaşım adına bilmesine gerek yoktu. Tanrı seni sevmiyor Norman Stanley."
"Seni mi seviyor?"
"Beni de seninle olduğum sürece sevmiyor. Senden uzakta olursam Tanrı'nın sevdiği bir kız olacağım. Bedenimi artık sana emanet edemem."
"Bana karşı gelemezsin."
"Benden bahsediyoruz. Kural tanımaz asi bir prenses ve sen ise sevdiklerimi öldüren katil bir prens."
Kolumu tuttu.
"Bana aşık oldun Gracie'yı benimle gece geçirmesini engelledin sonra bugün bahçede gördün sinirlendin,kıskandın ve şimdi böyle davranıyorsun."
"Ben büyük bir yanılgıya düştüm sizin kalpsiz bir barbar olduğunuzu unutup sizi sevebileceğimi sandım bu sarayda sevgisizlikten yalnız kaldım ve size sığınacağımı düşündüm ama sonra bu halde olmama sebep olanın siz olduğunu hatırladım. Nişanlımı gözümün önünde öldüren adam. Yalnızlıpımın mimarı sizsiniz Norman Stanley."
"Cecilia seni zindandan kurtardım bu sabah birlikte uyandık."
"Tanrı hepsini bağışlar umarım."
Kolumu tuttu sıkıca
"Senin hadsizliklerin canımı çok sıkıyor kendine bu kadar çok güvenme Cecilia tek emrimle ölürsün."
"Ondan hiç şüphem yok."
İyice duvara yapıştırdı. Yüzümü ellerinin arasına aldı.
"Pişman olacağın şeyler söyleme."
"Korkmuyorum senden Norman Stanley."
İyice sıktı yüzümü
"Bana saygı duymak zorundasın. Bunu sakın unutma."
"Artık hiçbir şey umurumda değil ki. Öleceksem de ölürüm canım ne kadar yanabilir ki?"
Kolumdan tutup itekledi. Yere düştüm.
"Defol git Cecilia."
Arkasını döndü ve gitti. O katildi taş kalpliydi ve onu affedemezdim. Umurumda olan tek şey Tanrı tarafından bağışlanmamdı. Narissa'nın yanına gittim odasında garip bir kalabalık.
"Neler oluyor?"
Elini uzattı kendine çekti.
"Yarın nişanım var?"
"Ne?"
"Darly nişan teklif etti doğumdan sonra da vaftizden hemen önce düğünümüz olacak. Artık yeniden bir soyuyum ve bebeğim bir piç olmayacak Cecilia."
Sım sıkı sarıldım Narissa'ya istediği oldu sonunda başarmıştı ve mutluydu bende mutluydum. Hayatı yoluna girenler vardı en azından.
NORMAN
Sinirle odaya girdim. Delirtiyordu beni. Her şey düzeliyor derken yine aynı haline geliyordu ama ben ona yapacağımı bilirim. Grandüşeslerden birini çağırdım.
"Akşama Cecilia'yı hazırlayın bu gece bu odaya gelecek."
"Tabi prensim."
Emirlerime karşı gelemezdi. Bu gece burada olacaktı. Benim yatağımda. Onun bana karşı sevgisizliğine tahammül edemiyordum.
CECİLİA
Narissa ile yarın için yapılacak konular hakkında konuştuk. Monica duyunca çılgına dönüp sevindi ama içinde o burukluk hissini anladım. Henry'nin ona karşı böyle bir şeyle gitmesini istiyordu. Onun için bizi geride bırakıp burada kalmışken hak ediyordu bu kadarını haklıydı. Umarım oda en kısa zamanda hayaline kavuşur ve mutlu olurdu. Odamda oturuyordum. Kapım açıldı.
"Hazırlanmanız gerek."
"Neden?"
"Prens Norman sizi istiyor gece için hazırlanmanız gerek."
"Gelmeyeceğim."
"Delirdiniz mi prens Norman emir verdi."
"Ona gelmeyeceğimi söyle emirler umurumda değil."
"Leydim lütfen benimle gelin hazırlanın."
"Gider misin gelmiyorum."
Odadan çıktı. Yarım saat sonra filan Maria geldi
"Cecilia."
"Efendim."
"Yine emirlere karşı gelmişin."
"Evet."
Kolumu sıktı. Gülümsedi.
"Cecilia benimle gelip hazırlanıyorsun."
"Hayır."
"Cecilia!"
"Eğer beni zorla götürürseniz prens ile birlikte olursam Tanrı şahidim kendimi öldürürüm."
"Kafayı mı yedin?"
"Ben ciddiyim gitmeyeceğim o odaya."
"Sen delisin." dedi çıktı odadan
Artık umurumda değildi beni hiçbir şeyle tehditte edemezlerdi kardeşlerimden birisi artık prensin nişanlısıydı diğeri se en gözde metresiydi yani onlara kimse istesede zrara veremezdi bu saaten sonra tek zarar kendimeydi.
NORMAN
Odada çalışıyordum. Kapım çalındı
"Gir."
Maria girdi. Reverans yaptı. Sıkıntılı gözüküyordu kötü bir şey olmuş gibi. Ayaklandım.
"Prensim ben."
"Söyle Maria."
"Cecilia."
"Yine mi zindanda yoksa? Olmadığını söyle."
"Henüz değil."
"Nasıl yani?"
"Gece gelmeyeceğini söyledi prensim eğer zorlarsak da kendini öldüreceğini söyledi."
"Demek gelmeyeceğim dedi."
"Evet."
"Tamam çekilebilirsin"
Maria gitti ardından ben çıktım odadan. Cecilia'nın odasına gittim. Kitap okuyordu. Beni görünce biraz şaşırdı
"Hadsizliklere devam demek."
"Ben doğru olanı yapıyorum."
Yanına gittim tek hamleyle yataktan kaldırıp kendime çektim. Korkuyordu. Kalbi küçük yavru bir kuş gibi atıyordu. Gözlerinin içine baktım. Kollarından sıkıca kavradım hareket edemiyordu. Burun burunaydık.
Eğildim boynuna öpücük kondurdum. Gözlerini kapadı yutkundu ve
"Yapmayın." dedi
"Neden. Kendine engel olamamaktan mı korkuyorsun?"
"Alakası yok."
Kollarından tutup ters çevirdim sırtı bana dönüktü. Kalçalarına doğru bastırdım açık olan saçlarını yana aldım ve boynuna öpücük kondurdum. Birden kollarımdan kurtulup dolapların olduğu yere gitti
"Bana dokunmanızı istemiyorum. Söyledim Tanrı'nın talimatını."
"Cecilia sen benimsin. Burada benim talimatlarım geçiyor."
"Artık değilim sizin olan başka kadınlar var."
"Kızgınsın ve intikam alıyorsun sen bir prensessin ve tek olmak istiyorsun."
"Evet ben bir prensesim ve tek olmak isterim ama siz umurumda değilsiniz."
Ona doğru yaklaştım. Çenesinden tuttum dudağına küçük bir öpücük kondurdum.
"Bu gece geleceksin Cecilia."
"Hayır."
"Emirlerime karşı gelmeye devam edeceksin yani."
"Evet." Dedi
"Narissa gibi benimle evlenmek mi isterdin yoksa sende? Darly'nin onunla evlendi diye kadınları olmayacağını mı sanıyorsunuz?"
"Hiçbir şey sanmıyorum sizinle evlenip gelininiz olma gibi bir gayem de yok."
Bu kızın aptal cesareti beni güldürüyordu.
"Peki tamam." dedim
Uzaklaştım ondan. Oyun oynamak istiyordun demek ki olur sevgilim bizde sneinle oyun oynardık.
"Sen bilirsin Cecilia."
Anlamamışçasına yüzüme baktı bir şey demeden odadan çıktım. O gelmezse Gracia gelir. Grandüşeslere emir verdim. Gece için Gracia'yı hazırlamalarını söyledim.
CECİLİA
Kalbim yerinden çıkacaktı. Norman geldiğinde baştan çıkmamak için zor tuttum kendimi. Yüzüme su çarptım odadan çıktım. Koridorda yürürken bir kol beni bir odaya çekti ağzımı kapattı. Bu o askerdi bana saldıran. Korkudan kalbim deli gibi atıyordu. Bağırmaya çalıştım ama faydası yoktu. Dudaklarını boynuma gömdü sonra elini elbisemin altından sokup kalçamı sıktı. Gözümden yaş akıyordu çırpınıyordum. Kafasını kaldırıp bana baktı.
"İstersen seni kaçırırım bu saraydan kimse bulamaz hiç kimse."
Elini ağzımdan çekti
"Seni öldüreceğim bana dokunduğuna pişman olacaksın"
"Buradan nefret ediyorsun biliyorum ve ben seni kurtarırım."
"Defol. Sen kimsin?"
"Cecilia istemiyorsun burayı."
"Çekil git."
Kollarından kurtuldum kapıyı açıp çıktım dışarı. Nefes nefese kalmıştım korkudan bedneim titriyordu. Gracia'yı gördüm. Maria ile konuşuyordu yanlarına gittim. Maria bana baktı.
"Ne oldu Cecilia?"
"Hiç sizi görünce gelmek istedim leydim."
"İyi yapmışın bizde Gracia'yı gece için hazırlayacağız."
"Ne gecesi?"
"Prens Norman'ın yanına gidecek? Yine."
Maria gülümsedi Gracia bana baktı ve imalı tavırla
"Yine." dedi
Öfkeyle dönüp Gracia'ya baktım. Zafer benim der gibi bakıyordu. Bu küçük kaltak kiminle yarış ettiğini sanıyordu. Yutkundum derin nefes aldım
"Demek gece için hazırlanıyorsun. Kolay gelsin tatlım" dedim.
Maria'ya a reverans yaptım ve odama geldim. Sakın sakın Cecilia hata yapma engel ol kendine. Aileni düşün kızım. Tanrı'nın talimatı var o adam yasak. Yasak... Lanet osun yasaklar kimin umurundaydı. Dolabımı açtım. En güzel elbisemi aldım yatağın üzerine koydum. Banyoya geçtim küveti doldurdum ve içine girdim. Yaklaşık yarım saat sonra durulanıp çıktım. Vücudumu kuruladıktan sonra içliğimi ardından elbisemi giydim. Saçlarımı topladım. Koku sıktım ve yüzümü renklendirecek Birkaç şey yaptım. Evet neredeyse akşam olmak üzereydi o küçük kaltak bugün oraya girmeyecekti. Odamdan çıktım. Yavaşca yürüyordum. Prens Norman'ın odasının önüne geldim.
"Leydim giremezsiniz bugün."
"Girebilirim beni Prens çağırdı aç kapıyı."
"Ama."
"Sana aç dedim."
Kapıyı açtılar odaya girdim. Norman beni görünce şaşırdı.
"Ne işin var burada?"
"Gece için çağırmıştınız yanlış hatırlamıyorsam."
"O bana karşı gelmeden önceydi şimdi başka biri gelecek. Çekilebilirsin."
Asla çekilmeyecektim asla zaferi kazanan Gracia olmayacaktı.
"Hayır."
"Efendim."
"Gitmiyorum ben burada kalacağım. Seninle."
"Cecilia delirtme beni."
Yanına doğru yürüdüm. Parmaklarımla yüzüne dokundum. Tanrım beni affet yasakladın biliyorum ama beni cezbeden bu yasaklıktır belki de. Bilmiyorum ya da kötü biriyimdir ve beni sevmemen gerekiyordur özür dilerim. Bu adamı istiyordum. Kokusunu içime çektim.
"Aramızda bir çekim var."
"Öyle mi ne çekimi barbar katil bir prens ile dengesiz bir prensesin çekimi mi?"
Gülümsedim.
"Ben prensesim."
"Yani."
Elimi boynuna doladım. Yüzüne minik bir öpücük bıraktım nefesimi yüzünde hissediyordu.
"Seni kıskandım ve cezalandırmak istedim."
"Bir prensi cezalandırıyorsun yani?"
"Sende bir prensesi kızdırıyorsun."
"Söz dinlemiyorsun Cecilia."
"Ama sen hep fazlasını istiyorsun."
"Çünkü çok kadınım var."
"Ama ben tek olmak istiyorum. Gracia ve diğerleri olmasın."
"Gracia'nın gece geleceğini öğrendin değil mi?"
"Ne fark eder?"
Dudağına öpücük kondurdum. Etkilendiği belliydi bana karşı koymaya çalışıyordu ama asla koyamazdı.
"Hiçbirini istemiyorum Norman."
Gülümsedi.
"Sadece tek olmak istiyorsun yani?"
"Evet."
"Bunun için ne yaptın ki?"
Ellerim boynuna gitti gömleğinin önündeki bağı açtım. Daha çok yanaştım.
"Her şeye rağmen seni sevdim mesela. Tüm iğrençliklerine rağmen."
"Bende seni defalarca ölümden ve zindandan kurtardım."
"Demek ki birbirimiz için önem teşkil ediyoruz."
Dudağına çok minik bir öpücük bırakıp geri çekildim hemen.
"Oyun oynama Cecilia sadece Gracia bu gece gelmesin diye yapıyorsun."
"Hayır istiyorum ben seninle olmam gerektiğini düşünüyorum ama diğerleri olmasın Norman eğer gitmemi istersen giderim Gracia'nın gelmesini istiyorsan sorun değil."
"Tanrı sana benden uzak durman adına talimat vermedi mi?
"Çok laf dinleyen bir kız değilim biliyorsun. Beni istemiyor musun yoksa Norman Stanley."
"Seni istiyorum ben, seni arzuluyorum. Kimse senin kadar tahrik etmiyor beni. Kimseye sana hissettiklerimi hissetmedim."
Gülümsedim. O sıra kapı çalındı.
"Gir."
"Prensim Gracia geldi."
"İçeride Cecilia'nın olduğunu biliyorsunuz gitsin."
Kapı kapandı. Norman'ın dudaklarını yapıştım. Beni kendine yapıştırıp kalçalarımı avuçladı. Ardından hızla elbisemi çıkardı sonra kendi elbisesini. İçliğimde üzerimden çıkardığında tamamen çıplak bedenimle onun karşısındaydım. Beni yatağa yatırdı. Boynuma, gögüslerime karnıma öpücükler kondurdu. Gözlerimi kapatmış anın tadını yaşıyordum. Ani bir hamleyle beni üstüne aldı. Gözlerinin içine baktım ve sırıttım. Saçlarımdan tutup dudaklarına yapıştırdı. Sonra boynuma öpücük kondurdu kafasını geri çekti nefesini hissediyordum.
"Seni seviyorum Cecilia."
Gözlerinin içine baktım. Gülümsedim. Beni seviyordu buu ilan etmişti.
"Seni seviyorum Norman."
Ardından tekrardan dudaklarımız buluştu.