17. Bölüm

778 Words
1 ay sonra Her şey eski düzen devam etse de hamile olduğu mu öğrendikten sonra Kral bana dokunmamıştı. Her gece yanıma gelip beni alıp odasına götürüyordu ama o kadar. Benden mi bir adım bekliyordu? Yoksa sadece bebek için mi benimle birlikte oluyordu bilmiyorum. Yaklaşık 2 aylık hamileydim. 4 ay sonra doğum yapacaktım. Hamileliğim bir sorun olmazsa 6 ay sürecekti. Benim için çeşit çeşit yiyecekler geliyordu ama her şeyi yiyemiyordum. Midem rahatsız oluyordu. Kral her gün istekleri mi soruyor ona göre yemek yaptırıyordu. İlgili alakalıydı ama o kadar işte. Ne yapmam gerektiğini bilmiyordum, nasıl davranmam gerektiğini bilmiyordum. Ona daha fazla ihtiyaç duyuyordum. Zor alıştığım bu boyutta artık farklı bir şey için duygusal hissediyordum. Banyodan odaya dönen kral derin bir nefes alıp yanıma yaklaştı. Benimle olmayınca acaba başka kadına mı gidiyordu? Aklımda çeşitli düşünceler dolaşıyordu. "Yapmak istediğin bir şey var mı?" diye sorunca "Biraz dolaşmaya çıkabiliriz" dedim. "Çıkalım o zaman" diyerek kapıya doğru yürüdü. O kapıyı açarken bende ayağa kalkıp yürümeye başladım. Birlikte bahçeye çıkıp daha sonra ormana geçtik. Ben dönüşüp koşmaya başladığım zaman oda bana eşlik etmeye başladı. İçimde ki bebeğim büyüdükçe eskisi gibi enerjim olmuyordu. Artık her şeyi mi bebeğimle paylaşıyordum. Bir saate yakın koştuktan sonra bir tepenin üzerinde durup dönüştüm. Otların bol olduğu bir yer ararken kral üzerime pelerinini attı, pelerin sayesinde rahatça oturdum. Kral yanıma çöküp oturdu. İçimde ki düşüncelerle boğuşmayı bırakıp açıkça sormak daha mantıklı diye düşündüm. "Artık başka kadınlara mı gidiyorsun majesteleri" diye yüzüne bakmadan sordum. "Bu nerden çıktı Perla?" "Bana artık dokunmuyorsun" dedim konuyu uzatmadan. "Sana dokunmamı mı istiyorsun?" diye sorunca yüzüne baktım. Yüzünde çeşitli ifadeler vardı. "Sana bir soru sordum majesteleri" diye soruma cevap bekledim. "Başka kadına gitmiyorum Perla. Sana göre şeyi peşinde dolanan bir adam mıyım?" diye sorunca yanaklarım biraz ısındı. Ben nerden bileyim nasıl bir adamdı arkadaş. "Bana da yaklaşmıyorsun?" dedim. "Şimdi sıra sende Perla, sende benim soruma cevap ver" dedi. Derin bir nefes alıp "Hangi soru?" diye konuyu kaynatmaya çalıştım. "Sana dokunma mı istiyor musun?" "Şe-şey" dedim sustum. "Çekinme" dedi bana cesaret vererek. "İstiyorum" diyerek başımı yere eğdim. Elini çenemin altına koyup başımı yukarı kaldırıp göz göze gelmemizi sağladı. "Bende sana dokunmak istiyorum" dedi. Kaşlarım çatıldı "O zaman niye dokunmuyorsun?" "Bilmem" diyerek önüne döndü. Anlaşma bu şekilde olduğu için böyle davranıyordu demek ki. Umarım bu geceden sonra rahat davranırdı. Çünkü onu istiyordum. "Açık sözlü olmanı seviyorum" dedi. Neden beni değil? Diye soramadım. "Biraz erkeklik hormonum yüksek sanırım" diyince güldü. İlk defa sesli güldüğünü duydum. "Bence tam bir kadınsın" dedi. "Beni çocuk gibi bulmuyor musun?" diye sordum. Aslında onun yaşını düşünecek olursak ben henüz anne rahmine bile düşmemiş olmam gerekiyordu. Kendi esprime yüzümü buruşturdum. Soğuk yerlerde takıla takıla espri yeteneğim de soğumuştu. "Hayır olgun bir kadınsın" dedi. Sanki benim kadınım, benim başarım der gibi. "Emin misin?" diye sordum. Başını olumlu anlamda sallayıp "Birliktelik bebeğe zarar vermez mi" diye u dönüşü yaptı. Biraz şaşırsam da kendime geldim. "Bütün çiftler hamile iken sevişiyor, onlara bir şey olmuyorsa bize de olmaz herhalde" dedim. Hem tehlikeli dönemi atlatmıştık. "Saraya dönelim mi?" diye sordu. Bu adamın bu gece neyi vardı? Neden konudan konuya atlıyorduk? "Gidelim" dedim. Ne diyeyim şimdi bu adama? Ayağa kalkıp pelerinini ona uzattım. Adamın pelerinleri benim üstümde çürüyecek gibiydi. Hızla dönüşüp koşmaya başladım. Saraya kadar hiç durmadan koşmuştum. Saraya varınca hemen yanımda durmuş ben dönüşünce hızla bir parçam olan pelerini bana sarmıştı. Birlikte odaya dönünce üzerimde ki pelerini çıkarıp aldı. Ben şaşkın ve çıplak şekilde ona dönerken o beni süzüyordu. Bakışları yüzüme çıkınca bana doğru yaklaşıp belimi kavradı. "Madem sevişmek istiyorsun o halde hiç vakit kaybetmeyelim?" diyerek dudaklarıma yapıştı. İlk şaşkınlığı üzerimden atıp öpüşüne karşılık vermeye başladım. Beni nazikçe kucağına alıp yatağa taşırken dudakları dudaklarımı bırakmamıştı. Beni yatağa indirirken dudaklarımdan ayrılıp doğruldu. Siyah gözleri çıplak bedenimdeyken gömleğinin bir kaç düğmesini çözüp ardından gömleği ikiye böldü. El çabukluğu ile pantolon ve boxerinden kurtulup bacaklarımı araladı. Yatağa çıkırken başımı geriye yaslayıp soğuk nefesinin tenimde bıraktığı hoş hisle mayışmaya başladım. Onun Temaslarını özlemiştim. Burnunu sürterek karnımdan yukarı boynuma çıktı. İnce deriyi dudakları arasına kıstırıp emerken kalbim heyecanla hızlanmaya başladı. Boynumdan göğsüme bir yol çizip öperek göğüs ucumu buldu. Göğüs uçları mı dönüşümlü emerek göbeğime geçti. Tekrar doğrulup yukarıya çıkıp dudaklarıma yaşışırken kendini bana sürtmeye başladı. Benim inlemelerim dudaklarında kaybolurken tek seferde içime girip burnundan sert bir soluk bıraktı. İçimde yavaş yavaş hareket ederken dudaklarımdan ayrılıp belimi daha sıkı kavradı. Ellerimle çarşafı kavrayıp uzun zaman sonra yaşadığım hazla gözlerim kapanmış, ellerim çarşafı sıkıca kavramıştı. Dakikalarca içimde gel git yaptıktan sonra ikimizi de boşaltmış kendini yanıma atmıştı. Biraz dinlenince ilk işi üzerimi örtmek olmuştu. Onunla hiç bir zaman bir örtü altında sarılıp uyuyamayacaktık. Çünkü o örtünün altına girerse ısınır, ben örtünün dışına çıkarsam üşürdüm. Bizim ilişkimiz de böyleydi işte, ben sıcağı temsil ederken, o soğuğu temsil ediyordu...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD