bc

[Zozan konağı 1 (+18)] ÖLÜ AĞANIN GELİNİ (Nare)

book_age18+
175
FOLLOW
1K
READ
dark
forbidden
love-triangle
contract marriage
family
HE
love after marriage
fated
forced
opposites attract
friends to lovers
arranged marriage
neighbor
stepfather
heir/heiress
drama
tragedy
sweet
bxg
serious
kicking
mystery
scary
loser
mythology
office/work place
pack
small town
cheating
childhood crush
disappearance
enimies to lovers
secrets
war
musclebear
love at the first sight
affair
surrender
addiction
like
intro-logo
Blurb

+18 SAHNELER, DETAYLIDIR!!Nare Karaca; hayatının en mutlu günü olması gereken gecede, kader onun için bambaşka bir yol yazdı.Zozan aşiretinin güçlü ağası Berat Zozan’la evlendiğinde, Nare aşkına kavuştuğunu sanıyordu. Ama o gece kapının ardında kalan sırlar, bir gelinliğin içine saklanan gerçekler ve konuşulmayan yalanlar vardı.Ve o gece hiç başlamadı. Düğünle birlikte mutluluğu bulacağını düşünen Nare, kocasıyla doğru düzgün yan yana gelemedi.Berat’ın ani bir pusu sonrası ölümüyle, Zozan konağında dengeler değişti. Aşiretin yeni ağası Rodin Zozan oldu ve töre gereği Nare artık onun geliniydi.Ama Rodin’in kalbinde sakladığı bir gerçek vardı. Nare’ye yıllardır süren bir aşk.Tam her şey yeniden başlıyor derken, konağın kapısına bir kadın geldi. Karnında büyüyen bir sırla.Berat’ın çocuğunu taşıdığını söyleyen Şehnaz.Bir konağın duvarları, bir aşiretin töresi ve gömülü sırlarla dolu bir geçmiş.Nare şimdi iki şey arasında sıkışmıştı: Geçmişin gölgesi Ve kalbini yeniden ateşe veren bir adam.Bazı aşklar kaderdir.Bazılarıysa, töreyi bile yakacak kadar güçlü…

chap-preview
Free preview
PROLOG
Gece, Zozan konağının taş duvarlarına ağır ağır çökmüştü. Avluda saatler önce biten düğünün izleri hâlâ duruyordu. Rüzgârın savurduğu birkaç kurdele, devrilmiş sandalyeler ve uzaktan gelen köpek havlamaları… Nare Karaca, gelinliğinin ağırlığıyla odanın ortasında duruyordu. Kalbi göğsüne sığmıyordu. Bu oda ona yabancıydı. Bu evlilik de öyle. Kapı yavaşça, gıcırdayarak açıldı. Rodin Zozan içeri girdi. Uzun boyu ve güçlü bedeni kapının eşiğini doldururken, gözleri doğrudan Nare’ye kilitlendi. Kapıyı arkasından kapattı. Kapının önünde bir süre hiçbir şey söylemeden durdu. Sanki yıllardır beklediği bir anın eşiğindeydi. Odanın içinde birkaç saniye boyunca sadece ikisinin nefesi duyuldu. Rodin ilerlemek üzereyken, Nare bir adım geri çekildi. Eli hızla arkasındaki küçük masaya gitti. Parmakları soğuk metale değdi. Bıçak. Rodin tam o anda fark etti. Nare bıçağı kaldırdı. Titriyordu ama bakışları kararlıydı. “Bana yaklaşırsan,” dedi kısık ama keskin bir sesle. “Bu bıçağı vücuduna saplarım.” Rodin durdu. Bir an Nare’ye baktı. Sonra dudaklarında çok hafif, neredeyse acı bir gülümseme belirdi. “Sorun değil.” Bir adım attı Nare’ye doğru. “Bu beni ilk yaralayışın olmaz.” Nare’nin eli daha da titredi, bu sözlerle. Rodin birkaç adım daha yaklaşarak odanın ortasında durdu. Bakışları ağır ağır Nare’nin yüzünde dolaşıyordu. “Nare; çocukluğumdan beri seni izliyorum. Sen Berat’ın peşinde koşarken, ben hep senin arkandan yürüyordum.” Nare’nin kalbi hızlandı ama belli etmedi. Rodin konuşmasına devam etti. “Sen hiç fark etmedin ama beni.” Odanın içinde birkaç saniyelik sessizlik oldu. Rodin’in bakışları bir anda değişti. Kaşları hafifçe çatıldı. “Berat, sana hiç dokunmadı değil mi?” Nare’nin nefesi kesildi. Bu soru odanın içinde keskin bir bıçak gibi asılı kaldı. Gözlerini kaçırdı ama cevap vermedi. Rodin bir süre ona baktı. Sanki bir gerçeği yavaş yavaş çözer gibiydi. Bir adım geri çekildi, derin bir nefes aldı. “Demek doğruymuş…” Nare fısıldadı. “Ne doğru?” Rodin başını kaldırdı. Gözlerinde şaşkınlık ve bastırılmış bir öfke vardı. “Sen hâlâ… bakiresin.” Sessizlik. Nare’nin kalbi göğsünü parçalayacak gibi atıyordu. Rodin başını iki yana salladı. “Berat, sana bunu bile çok görmüş.” Sesinde öfke değil, yıllardır içinde biriken bir acı vardı. Rodin yavaşça Nare’ye yaklaştı. Ama bu kez bakışları sert değildi. “Biliyor musun Nare,” sesi neredeyse fısıltıya dönmüştü. “Ben seni ilk gördüğüm günden beri, bir gün benim olacağını hayal ettim.” Nare’nin parmakları hâlâ bıçağın sapındaydı. Rodin masaya doğru uzandı, kandilin ışığını biraz kıstı. Odanın içi yarı karanlığa gömüldü. “Ne kadar içten istemişim seni değil mi? Çünkü kader, eninde sonunda, seni bana getirdi.”

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

KIRMIZI DOSYA : AŞK +18

read
27.6K
bc

Askerin Gelincik Çiçeği

read
34.9K
bc

Sessiz Çığlık

read
10.6K
bc

İNFAZ

read
4.9K
bc

Askerin Yaralı Gelini

read
29.2K
bc

KIZIL ŞEYTAN (BERDEL) TAMAMLANDI

read
14.8K
bc

KARŞI KOMŞUM Bİ ROMEO

read
7.5K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook