HELİN: Ahad karşımda gözlerini iri iri açmış yüzüme bakıyordu. Birbirimize bakarak öylece durduk. Ahad: Ne üniversitesi Helin? İstersen bir de yurtta kal. ‘Sen bilirsin.’ dedim. ‘Nasılsa ben iki konakta da köşe yastığı gibi oturuyorum. İtilip kakılıyorum. Hayatımda değişen bir şey olmayacak.’ Ahad kararsız bir şekilde başını salladı. ‘Helin ben sadece seni istiyorum. Ama bu istediğin…Yolunda olmayan neyse düzeltebiliriz.’ Sabrım taşıyordu: ‘Ahad! Sıkıldım artık başkalarının iradelerine boyun eğmekten! Ayaklarımın üzerinde durmak istiyorum!’ Ahad: Helin! Diyelim ki üniversiteyi bitirdin. Ne yapacaksın? Çalışacak mısın? Ben seni çalıştırır mıyım kızım? Helin: Çalışma konusunu sonra tartışırız Ahad şu an üniversite aşamasındayız. Ahad hala karşı koyuyordu: Helin ben kabul etsem bab

