HELİN: Koltukta Ahad’ın yüzü yüzüme yaklaşmış sıcak nefesi dudaklarıma çarpıyordu. Hafifçe titredim, dudaklarım aralandı: ‘Sizin soyunuz da sopunuz da beni ilgilendirmiyor. Sen de dağ ayısı mısın, yoksa modern bir erkek misin, bir karar ver. Bipolar mısın yoksa?’ Ahad’ın yüzüne alaycı bir bakış yerleşti. Benimleyken ciddi ciddi duran yüzü artık değişmişti. Ahad’ın tavırları daha rahattı artık. Ama sorun bendeydi. Ahad’ı sevmeme kararım devam ediyordu ama Ahad yanıma yaklaştığında erkeksi kokusu burnuma doluyor aklımı başımdan alıyordu. Vücudum onu tatmıştı bir kere yanıma yaklaştığında kadınlığım kasılıyor resmen onu istiyordu. Bu çekime karşı koymak benim için git gide zorlaşıyordu. Onun alayla gülen suratına karşılık kaşlarımı çattım: ‘Bari buraya geleceğimizi söyleseydin daha güzel

