bc

Berdel: Törenin Esiri +18 / İkinci Şans

book_age18+
19.0K
FOLLOW
174.6K
READ
forced
like
intro-logo
Blurb

“İkinizde karımsınız! Seni sikip sikmeyeceğime ben karar veririm! Derya gibi sen de bana çocuk vereceksin! Bunu o küçük aklına iyice sok! Derya nasıl ki benim karım, sen de benim karımsın!”

Derya kapının ardından bu sözleri duyunca adeta başından kaynar sular döküldü. Baran’ın bu tutumu karşısında kaskatı kesildi. Helin’e nasıl karımsın diyebilir? Sinirden elleri titriyordu.

Helin de en az Derya kadar sinirliydi. “Baran ağa, sana çocuk vermem! Sana kadınlık yapmam! Tecavüz mü edeceksin? Ne yapacaksın? Ben rızamla senin koynuna girmem bu saatten sonra!”

Baran boşuna tartıştığını fark etti. Elindeki kozu ortaya sürerek, “Oğlunu geri almak istiyorsun, değil mi?” diye sordu.

chap-preview
Free preview
Bölüm 1: Dul ve çocuklu kadınsın
Bölüm 1: Dul ve çocuklu kadınsın Helin Babamın emriyle avluya toplanmıştık. Annem Rojda, babam Cemal ağa ve ben avlunun ortasındaydık. Annemin elleri titriyordu. Evlat acısı yaşamak istemiyordu. Ben ise iki yaşındaki oğlumu dedesine bırakıp baba evine döndüğümden beri bu acıyla yaşıyorum. Üç aydır, bir tarafta kocamın yasını tutarken bir yandan oğlumun hasretinden ölüyorum. Ama kimse halimi görmüyordu. Töreler, çocuklar baba tarafına aittir diyordu. Babamlarda bu yüzden oğlumu yanıma almam için destek olmuyordu. Belki bu yüzden bugün annemle babamda evladıyla sınanıyordu. Civan abimin düşman aşiretin kızı Seyran’ı kaçırması yüzünden sıkıntılı günler geçiriyorduk. Burada kız kaçırmanın hükmü ölümdür. Hem kaçan kız, hem de kaçıran erkek öldürülür… Ailesi affederse, kaçmamış gibi evine dönsün dese bile ağalıkları ellerinden alınır. Bunu ancak ağa olmayan bir baba yapar… Derviş ağanın bunu kabul edeceğine hiç birimiz ihtimal vermiyorduk. Kızı için, malından mülkünden ağalığından vazgeçip her şeyini kardeşine bırakması zor ihtimaldi. Bugün babam aşiretlerle toplanıp bu konuyu konuşmaya gitmişti. Niyeti Seyran ile Civan’ın düğününü hakkıyla yapıp başlık parası vererek konuyu kapatmaktı ama babamın yüzüne bakınca işlerin istediği gibi gitmediği belliydi. Gerginlik aramızda görünmez iplerle asılı duruyordu. Babam ellerini sımsıkı yumruk yapmış, gözlerini yere dikmişti. Ben çaresizlik içinde annemin gözlerine bakarken, onun yüzündeki kırışıklıklar daha da belirginleşmişti. Sonunda babam, derin bir nefes aldı ve sert bir sesle konuştu: “Benim istediğimi kabul etmedi Derviş ağa… Töre neyse onu yaparız, affetmemiz mümkün değil dedi. Lakin kan dökülmesini de ikimizde istemedik. Bunun üstüne aşiret önderleriyle ortak bir karar aldık,” diye söze girdi babam. Annem merakla “Karar nedir Cemal ağa? Kan parasını dedin mi? İnşallah kan dökülmesi gerekmez…” dedi. “Oğluma kıyarlarsa naparım…” “Her şeyi dedim Rojda hatun. Kan dökülmemesinin tek yolu onlardan aldığımız kız yerine onlara kızımızı vermekmiş… Anlayacağın berdel kararı çıktı Rojda hatun. Seyran’ı almış, Helin’i vermiş olacağız. Bu şekilde anlaşma sağlandı.” İlk başta duyduklarımı algılamakta zorlandım. Nasıl yani? Benim kocamın daha toprağı kurumadan gelin mi gideceğim! “Asla olmaz!” dedim bir anlık deli cesaretiyle. Babama böyle bir tepki vermek kimsenin harcı değildi. “Ne demek olmaz! Derviş Azizoğlu’nun oğlu Baran ağayla evleneceksin! Zaten dul kadınsın! Başımıza kaldın! Baran’dan iyisini mi bulacaksın!” diye bağırdı babam. Babamın sözleri ağrıma giderken o üç aydır beni yük olarak görüyordu. Odamdan bile çıkmama müsade etmiyordu. Bana laf getirirsen seni öldürürüm Helin, diye üstüme üstüme gelirdi. Oysa ki benim tek derdim Asım ağanın konağına gidip arada bir de olsa oğlumu görebilmek istiyordum. Buna ne babam izin veriyordu ne de Asım ağa beni kapısında görmek istiyordu. Asım ağa, oğlum Buğra’nın beni unutması için elinden geleni yaptığını duyuyordum. Öyle ki Buğra’ya annen dönmeyecek, babanın gittiği yere gitti, deyip duruyormuş. “Başına kaldıysam bırak gideyim buralardan…” Babam bir anda yüzüme tokat attı. “Gidip ne yapacaksın ha! Fahişe mi olacaksın! Baran ağayla evlenip evinde oturacaksın! Dua et ki dul halinle seni gelin diye kabul ettiler!” Annem araya girip “Kızma Cemal ağam, ne yapsın acısı taze ama halimizi anlar elbet. Abisini ateşe atmaz Helin,” dedi. “Ona soran yok! Evlenecek dediysem evlenecek! Sevdiğine vardı, bak kocası ölünce elinden oğlunu alıp kızımızı kapıya koydular! En azından Derviş ağa o kadar namussuz bir ağa değil! Aklını başına toplasın, Baran ağa kör değil topal değil,daha iyisini mi bulacak dul çocuklu haliyle!” “Hakkın var ağam. Ben Helin’le ana kız konuşur iyice belletirim. Sen canını sıkma,” dedi annem. “Baba daha kocam vefat edeli üç ay olmadı. Nasıl başkasıyla evlenirim!” dedim ağlayarak. Giray’ın acısı daha yüreğimi yakarken ben nasıl başkasına kocam derim? Nasıl başkasıyla aynı yatağa girerim? Soramadım kimseye… Sorularım dilimden dökülmedi… “Civan’ı mı öldürsünler? Abin olacak hayırsız başka kız kalmamış gibi gitti kan davalılarımızdan kız kaçırdı! Ağa kızı kaçırdı! Para kabul etmez elbette koca Derviş ağa! Ağalığına yakışır mı? Mecburuz Helin! Seni berdel etmezsem kan davasına kurban gidecek Civan! Bunu mu istersin Helin! Sen yas tut diye Derviş ağa gelip hepimizi öldürsün, ha bu mu senin istediğin?” Artık gözyaşlarımı tutamıyordum. Babamın ayaklarına kapandım. Gözyaşlarım akarken “Etme baba… Ben evlenmem demem… Ama az vakit tanısınlar… Kocamın yılı dolsun, oğlumun kokusuna hasretim aylardır. Bir de evlenirsem bana hiç göstermezler…” dedim. “Asım ağa oğlunu yanında tutmakta haklıdır! Buğra bizim değil onların kanındandır. Giray ağa vefat ettiğine göre Buğra artık Asım ağayla Sultan hanımın evladı yerine geçer. Bizim o çocuk üstünde hakkımız yoktur. Gönül isterdi ki seni oğlunun yanında tutsaydılar ama mecburiyetleri yoktur.“ “Buğra daha iki yaşında baba… Onun dedesine değil annesine ihtiyacı var.” Babam bir anda saçlarıma yapıştı. “Sus kepaze! Artık Buğra diye ağlayıp durma! Tez vakit Baran ağayla evlenip yine çoluk çocuk sahibi olursun! Hele bir yanlış yap, seni ellerimle boğazlarım!” Beni bir paçavra gibi yere savururken annem Rojda yanıma koştu. “Etme kızım, sen rahmetli Giray’ın yasını tutacaksın diye bize evlat acısı gösterme,” diye yakardı. Babam silahını çekerek bana doğrulttu. “Önce seni sonra ananı vururum! En sonda kendimi vururum! Cemal ağa kızına söz geçiremedi dedirtmem!” diye bağırdı. Başımı eğdim. Gözyaşlarım yere damlarken çaresizce kaderime boyun eğdim. “İstediğiniz neyse o olsun. Baran ağanın karısı olacağım.”

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

AŞKLA BERDEL

read
87.1K
bc

HÜKÜM

read
227.9K
bc

CEO'NUN FİRST LADY'SI (+21)

read
52.4K
bc

Ağanın Sözde Karısı

read
78.8K
bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
538.4K
bc

Bal dudaklım (Ağır bedeller)+18

read
33.0K
bc

Ne Olacak Halim (Türkçe)

read
14.4K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook