" Çünkü ben istemiyorum.".
" Nasıl yani??"
Sana ne be adam sana ne !! Diyebilmeyi çok istesem de,
" Anlamadım Çağdaş bey ,ben istemiyorum derken." dedim mecburiyetten.
Bilmiş tavırla sandalyesinde geriye doğru yaslanıp, " Şöyle izah edeyim Erkek Fatma, aşık insan aptal olur ve saçma sapan işler yapar ,bu yüzden bende etrafımda iki tane aptal insan olsun istemiyorum. Bu yüzden de yanımda çalışanların birbirleri ile çıkmasına asla izin vermem"
Adamdaki egoya bak sen ,’ben istemiyorum’ muş.
Tabi ki istemez , kendisi aşık olunca aptalın önde gideni olmuş, o yüzden herkesin kendisi gibi olacağını zannediyor herhalde.
" Ya... sizden gizli bir şekilde beraber olurlarsa" ne diyorum ben acaba, ulan eşeğin aklına karpuz kabuğu getiriyorum resmen, bu sorum da nereden çıktıysa.
Kollarını masaya doğru yaslayıp, burnumun dibine kadar yanaşıp, gözlerini kısarak bana baktı,
" Benden gizli hiçbir şey olamaz erkek Fatma, Ha!! Olamaz, ama oldu diyelim. O zaman direk kovarım ama kadınları kovmak adetim değildir, haberin olsun."
" Yani Emir beyi mi kovarsın* "Ben yine ne saçmalıyorum acaba ,lan sanki adamla çıkıyorum da kovulması kaldı.
" Şey yani tabi ki biz beraber değiliz ama olsaydı diyorum yani" artık şu aklımdan geçenleri ,sesli dile getirmemeyi öğrenmem lazım. Ulan yakışıklı yavru benim yüzümden durduk yere kovulacak şimdi.
" Aynen öyle Erkek Fatma kovarım.!" dedi kesin ve keskin bir ses tonuyla ,ben öküzün yüzüne bakıp yüzüm ekşirken, o ise gıcık ses tonuyla, ayaklanıp,
" Başka merak ettiğin bir şey yoksa ,ben artık gidiyorum. Dışarı çıkmaktan da vaz geçtim sende evine gidebilirsin ." deyip ,bir hışımla mutfaktan çıktı gitti ,bense arkasından "Ama ..!"diye elim havada kala kaldım. Sonra kaşlarımı çatıp,
"Artist yemin ederim, havanı yesinler pis cenabet" deyip ellerimi yüzüme koydum, sonra üzgün yüz ifadesi ve bakışlarımla " Bu adam yüzünden yüzümü ekşitmekten erken yaşta yüzüm kırışacak ,100 yaşımı göremeden de ölüp gideceğim yemin ederim. Beni hiç dinliyor mu? öküz herif!!' diye söylenmeye devam ettim.
Bu halimi gören Zehra abla şaşkın gözlerle bana bakıyordu, muhtemelen beni tahtası eksik kız zannetmiştir, zavallı kadın, Zehra ablaya zorla gülümsemeye çalışıp" Neyse ben artı çıkayım sana iyi günler abla "diyerek evden çıktım.
Arabaya atlayıp kafamdaki saçma düşüncelerle de evimin yolunu tuttum, mahalleye giriş yapınca da arabayla anneme yakalanmamak için evin bir üst sokağına park ettim. Yürüyerek evin önüne geldim. Ve o an da da dejavu yaşamaya başladım ,bizim meraklı turşu yine kapı dibinde oturmuş beni bekliyordu . Belli ki beni yine soru yağmuruna tutacaktı, bu yüzden derin bir nefes alarak gittim yanına, çünkü soruları yine Çağdaş efendi ile ilgili olacaktı.
" Hayırdır meraklı Melehat yine neyi merak ettin de yollarımı gözledin."
" Manyak mısın kızım sen, şu an hayatın film senaryosu gibi resmen, tüm gün öldüm meraktan ,hadi çabuk anlat ne oldu bugün ,senin yakışıklı patronun yine bir şey yaptı mı? Ne dedi peki sana? Anlat hadi anlat."
"Yavaş gel kızım ya! Çağdaş beyden mi bahsediyorsun?"
" Yok Edis Hun'dan!" deyip gözlerini belertti Yelloz,
" Ne desin ,meğer bana kör kütük aşık olmuş, bensiz artık bir an yapamazmış , benimle evlenmek istiyormuş."
" .......?"
" Hey! Hey ! Kendine gel ,Nazlı!! Şoka girdi kız! Tamam lan şaka şaka! Yok öyle bir şey!"
“ Kızım sen manyak mısın böyle şaka mı olur? Yüreğime indirip öldürecek misin sen beni" diye tuttuğu nefesini bırakıp eli bağrında derin derin nefes alıp vermeye başladı.
" Tamam canım kankim özür dilerim. Ne olsun her zaman ki çapkın öküz işte" dedim tabi günün tamamını öğrenmeden içi rahat etmez bunun ,haliyle bu akşamda da Nazlı yine bizde kaldı ,gece geç saatlere kadar bana Çağdaş öküzünü anlattırıp durdu.
Tabi birde yatar yatmaz şu tuhaf rüyayı yine görüp gece boyu beni çağıran kızı rüyamda arayıp durunca ,sabah olduğunda yine fazlasıyla yorgun uyandım. Bu arada Çağdaş hayatıma girdiğinden beri ne normaldi ki rüyam normal olsun. Allah'tan haftanın son iş günü olan cuma olmuştu. Yataktan doğrulup kalktığımda.
" Biraz daha sabır Hilal ,yarın tatil ! Tatil!" deyip kendimi rahatlatmak için telkinlerde bulundum. Doğrusu oldukça da işe yaradı, Nazlı ile kahvaltı ettikten sonra evden ayrılıp , büyük bir huzurla villanın yolunu tuttum.
Villanın önüne gelip ,derin bir nefes alıp ,yine kendime sakin olmak yolunda telkinler de bulundum. Kapı açılıp Çağdaş efendi çıkınca hemen arka kapıya koşup kapısını açtım. Tabi dişlerimi gösterip sırıtmayı da unutmadım.
Önce yüzüme kuşku içinde baktı, bu halime anlam veremediği kesindi , gözlerini aynı kuşku içinde kısıp, tekrar baktıktan sonra arabaya bindi. Tabi bende hemen şoför koltuğuna bindim. Sonra da onunla göz göze gelip bana bulaşmaması için gözümü yoldan hiç ayırmadım.
Şirketin önüne gelince, arabadan inip hemen yine kapısını açtım.
"İyi işler Çağdaş bey!" Dedim zorlama sırıtışla, yine gözlerini kısıp beni incelerken,
" Hadi hayırlısı!!!!" dedi, sabahtan beri sürekli sevgi pıtırcığı halime bakıp, o şirkete girince ,"Yarın tatil! Yarın tatil! İki gün bu cenabetle uğraşmayacaksın!" diye diye bende şirkete girip bekleme salonunda beklemeye başladım.
Akşam saati oluncaya kadar da sıkıla sıkıla bekledim onu, saat yaklaşınca arabaya gidip , dışarıda beklemeye karar verdim. Allah'tan çok geçmeden geldi öküz. Yine dişleri gösterme zamanı, malum öküz bana gıcık olursa ekstra iş çıkarabilir. O yüzden sevimli gözükmek lazım.
Taktik aynı başını eğip yola odaklan ve villaya kadar göze batma. Sonunda kara görünüp villaya vardık. Kapıdan inip ,kapısını açtım.
" İyi tatiller Çağdaş bey!" deyip seri halde arabaya binmeye yeltendiğimde,
" Anlamadım erkek Fatma ne tatili?"
Gözlerimi çevirip," Yarın hafta sonu yani tatil ya, hani şirkette imzaladığım sözleşmeye göre haftada iki gün tatilim var ya Çağdaş bey!" dedim üzerine basa basa,
" Demek sabahtan beri bu yüzden o haller ,evet doğru sözleşmede iki gün tatil yazıyor erkek Fatma ama tatilin hangi gün olacağı belirtilmiyor. Yani tatil gününe ben istediğim günler çıkacaksın."
" Na! Nasıl? nasıl yani? "diye kekelerken sinirden kaşım gözüm ayrı oynamaya başladı. Öküz ise pis bir sırıtışla,
" Sana tavsiye erkek Fatma bundan sonra imzaladığın sözleşmeleri dikkatli oku, bu hafta da pazar pazartesi izne çıkacaksın, haftaya bakarız "deyip cebinden bir kağıt çıkardı.
" Şimdi bu adrese git ve oradaki misafirimi al buraya getir. Tabi ben hala şok ve sinir harbinde yine, içimden 'Adama bak sen ya! ,ben istediğim gün çıkacaksın demiyor mu pis cenabet!, öküz! Hödük!’ diyerek söylenmeye başladım.
" Bir sorun mu var yine kaşın gözün ayrı oynuyor." deyince iç sesimle vedalaşıp, gıcık bir ifadeyle,
" Hayır yok! Peki alırım Çağğdaaşş beyyyy!" deyip kağıdı elinden çekip aldım.
"Güzel aferin şoför hanım!" diye aynı pis sırıtışı ile içeri girdi. Bense sinirden yerimde tepinip ,öküzün şahsına metiyeler düzüp ,yedi sülalesine çeşitli fanteziler saydırdıktan sonra arabaya öyle bindim. Ve dediği adrese gidip, kapıyı çaldım.
Kapıyı açan görevli kadın ,"Buyurun ne istemiştiniz" deyince ,adını anarken bile uyuz olduğum şahsiyetin ismini verip beni onun gönderdiğini söyledim. Zaten beni bekliyorlarmış, kadın," Bir saniye Melis hanıma haber vereyim dedi ve beni de salona buyur etti.
Ben etrafı incelerken merdivenlerden aşağıya bir hatun inmeye başladı. Yalnız hatun lafı eksik kalır , bildiğin taştı, Adriana Lima pok yemiş yanında o derece seksi bir şey. O an aklımdan " ulan taş gibi hatunsun ne buldun bu pis cenabet'te ben senin yerinde olsam sümüğümü atmam, gerçi bu halimle de atmam ya o öküze, bu arada bende bu pis cenabetin bildiğin pezevengi oldum çıktım hani, adama kız alıp kız götürüyorum resmen" sözleri geçmeye başladı.
" Demek geldiniz?" diyen sesle yine iç sesimle vedalaşmak zorunda kaldım. Karşımdaki hatun iyice beni süzüp" Aslında erkek bekliyordum, neyse hadi çıkalım" deyip kapıya yöneldi tabi bende arkasından. Bu arada hatun benim erkek olmayışıma bozulmuş hali vardı.
Seksi hatun önümde giderken ona arkadan baktığımda neredeyse kıskançlıktan ağlayasım geldi desem yalan olmaz. Benim kafa saniyesinde küçük Emrah bakışlarıyla yukarı kalkıp,
" Böyle adalet mi olur Allah'ım ,bu isyan değil tövbe haşa!" deyip sonuna çarpılmamak için duamı da yaptıktan sonra, seksi hatuna arabanın kapısını açtım. Yardımcısı olan kadın elinde koca bir bavulla gelip yanımda durdu.
" Melis hanımın eşyaları "deyip bagajı açmamı rica etti .O bavulu yerleştirirken,
" Hımm bu seferki uzun yatılılardan! "deyip içimden dalga geçmeye başladım ,bu kaçıncı hatun adam donundan çok sevgili değiştiriyor yemin ederim.
Yol boyu dikiz aynasından kadını inceleyip durdum. Bu seferki esmer afetti, adam koleksiyon yapıyor mübarek, sarışın ,esmer yakında kızılımızda çıkar kesin. Sonunda sesiz gecen yolculuk bitti ve villaya giriş yaptık. Arabadan inip seksi hatuna kapıyı açtım, o çıkınca arkaya bagaja yönelip bavulu almaya yeltendiğimde,
" Bavul kalıyor erkek Fatma ,bunu da al koy!" diyen Çağdaş'ın sesi ile dönüp baktığımda, elindeki küçük valizi bana uzattığını gördüm. O hatuna yapışırken bende uzattığı valizi bagaja koydum. Tabi öküz ve yeni hatun kapı dibinde benim kapıyı açmamı beklemeseler olmazdı.
Gözlerimi çaktırmadan devirip, kapılarını açıp binmelerini bekledim. Onlar binip bende şoför koltuğuna geçince dikiz aynasında bakıp,
" Nereye Çağdaş bey!" diyerek sordum, ama sormaz olaydım. Tamam bu pis cenabete ev yetmez illa otel fantazisi lazım, kesin otele atacak kızı diyordum ama,bu kadarını beklemiyordum.
" Sapancaya gidiyoruz." demez mi? Tabi ben pörtlettiğim gözlerle,
" Sapanca mı? "
" Evet sapanca anlaşılmayan ne şoför hanım" önce şoku atlatıp bir silkelemeye başladım.
" Anlaşıldı da, peki ben sizi bırakıp geri döneceğim değil mi?" diyerek sordum. O ise başçavuşun eşeği osuruyormuş gibi önce hatunun dudaklarına küçük bir buse kondurup , sonra gayet normal bir şeymiş gibi bana dönerek.
" Hayır sende kalıp bize orda şoförlük yapacaksın" demez mi,? O an şahsına değil bütün sülalesine saysam yeriydi hani , ki yaptım da içimden ‘Gıcığa bak adam son dakika gölü atıyor resmen , ben ne yapacağım şimdi , kim düşünsün anneme ne derim. Hadi bir şey uydurdum ,ulan insan önceden söyler ,ne pijamalarımı ne dış fırçamı aldım yanıma, tam ibne , şerefsizin teki yemin ederim’ diyerek saydırmaya başladım.
" Artık sormak istediğin bir şey yoksa gidelim" deyip emir verdi öküz.
Allah'tan trafik yoktu 3,5saat sonra vardık söylediği otele, tabi yol boyu yaşadığım göz katliamını söylemezsem olmaz, ulan ikisi de sabredip oteli bekleyemediler sanki, bakmasam da şapşup öpücük sesleri beynimin ırzına geçip durdu yol boyu. Ulan yolda kaza yapıp ölsek hadi bunlar cenabet olarak cehenneme girer ,bende bunlar yüzünden pezevenklikten girerim cehenneme kesin ,tövbe Yarabbim!!
Otele girip resepsiyona geldik. Çağdaş efendi,
" İki oda ayırtmıştım "deyince hemen sazan gibi atladım yine ,
" Peki ben nerede kalacağım" hatun bana bakıp bıyık altı kıs kıs gülünce , geç oldu ama çaktım olayı, adam kadınla buraya muhabbet yapmaya gelmedi herhalde, iki oda biri benim biri de bu azgın çiftindi haliyle, bana tuhaf tuhaf bakan Çağdaş efendiye,
" Pardon! Ben sustum!" deyip , sessizce geri çekildim. Anahtarları aldıktan ve otel görevlileri valizleri taşımaya başladıktan sonra yukarı odalara çıktık. Buraya kadar her şey normaldi ,fakat yukarı çıkınca bu iki odanın yan yana ,din dibe odalar olduğunu gördüm.
Bu ibne arabada yaşattığı göz katliamları yetmiyormuş gibi birde gece boyu kulaklarımı katletmek istediği kesin diye geçirmeden duramadım içimden.
" O kaş göz yine niye oynuyor erkek Fatma!" diyen Çağdaş efendinin sesi ile kendime gelip, zorla sırıtıp odaya girdim.
İçeri girmemin üzerinden çok geçmeden yandan su sesi gelmeye başladı. Ben de" Yuh ya!! Hangi ara "diye söylenmeye başladım. Sonra kendime gelip" Ne diyorum ben ya ! Sana ne kızım milletin özelinden ,milletin uçkurunun derdinden sana ne? Sen işine bak!" deyip kendime kızarken, kapım çaldı. Muhtemelen oda servisidir deyip kapıyı açtım.
" Hadi yemek zamanı erkek Fatma!" diyerek karşımda konuşan Çağdaş efendiyi görünce şaşırmadım desem yalan olur. Yine çoktan aklıma kırmızı noktalı sorular gelmeye başlamıştı bile, 'sen hangi ara kızı becerdin de duşunu alıp gelmiş yemek zamanı diyorsun. Kesin banyo yapmadan çıktı bu, cenabet dediğim kadar var.’ Tabi benim surat bunları düşünürken muhtemelen şekilden şekile giriyordu yine.
" İçinden saydırman bittiyse ,artık inelim!" diye söylenen Çağdaş'ın sesi ile kendime geldim.
" E efendim! Ha peki! Yemek tabi Çağdaş bey" deyip dışarı çıktım. Fakat seksi esmeri göremeyince,
" Melis hanım gelmiyor mu?"
" Yemeğe inmeden önce duş almak istedi." tabi benim gözler dönmeye başladı.
" Hımmm! Anlıyorum "dedim imayla, gözlerini kısıp bana bakan Çağdaş efendi.
" Ne anladın acaba sen Erkek Fatma!" Deyince ,pis pis sırıtıp,
" Hiç! Yani ben ne anlatabilirim ki ,hem milletin özel hayatı beni ilgilendirmez." deyip koridorda ilerlemeye başladım. Tabi sende böyle cenabet dolaşmayıp alaydın keşke diyerek söylenmeye başladım. Arkamdan gelen Çağdaş efendi.
" Hey! Dur orda erkek Fatma ,her ne anladıysan yanlış anlamışsın, hey! Ben kime diyorum" dese de merdivenlerden aşağıya inip, yemek salonuna girdim ve bir masaya oturdum. Benim oturduğum masaya oturan Çağdaş efendiye şaşkın şaşkın bakıp,
" Şey! Siz benim masamda mı yemek yiyeceksiniz." Diyerek sordum. Benimle dalga geçen bakışlarla,
" Niye şoför hanım yoksa bizi masana layık mı bulmuyorsun?" Deyince,
" Şey! Tabi ki hayırda ,ne bileyim Melis hanımla baş başa yemek istersiniz diye düşündüm." dedim.
" Gerek yok gece yeterince baş başa kalacağız zaten!" deyince o an içmekte olduğum su boğazımda kaldı ve öksürmeye başladım. Ben kızarırken öküz pis pis gülüp,
" Helal erkek Fatma helal!" deyip dalga geçti.
Seksi hatun Melis gelmeden siparişleri verdik. Yemek boyunca kafamı hiç kaldırmadan sadece yemeğime odaklandım. Epey sonra nihayet Melis hanım teşrif ettiler. Geç kalması normal ,o kadar badana boya hemen olamazdı kesin ,neyse hakkını yemiyeyim oldukça seksi ve güzel kız. Bu öküze çok yani!
Melis hanım gelince ben hemen ayaklanıp,
" Şey izninizle Çağdaş bey! Malum buraya gelişimiz benim için ani oldu. O yüzden yanıma kişisel eşyalarımı alamadım. İzin verirseniz bunları temin etmek için alış veriş yapmam gerekiyor" dedim,
" Peki!!"
"Peki??"
"Yani gidebilirsin şoför hanım, git hadi, fazla geç kalma belki Melis hanımla gezmek isteriz" dedi gözlerini pörtleterek. Öküz sanki son dakika golü atan benim yine tripli tripli havalar. Bu işe ihtiyacım olmasa o pörtlettiğin gözlere parmağımı sokar çıkartırdım ama!
" Gezmek mi? Benim daha eğlenceli fikirlerim var bu gece" deyince ateşi başına vuran hatun, " izninizle" deyip bu durumlarına daha fazlasına şahit olmamak için hızla oradan uzaklaştım.
Sapanca merkeze gidip ihtiyaçlarımı aldım. Sonra annemi arayıp Nazlı'lar da kalacağımı söyledim. Tabi Nazlı'yı da arayıp pot kırmasın diyerek olanları anlattım. Otele girip üst kata odaya çıkmaya başladım. Çıkmaz olaydım bizim cenabet ikili ,geceyi erken başlatmış ,odaya kadar sabır edemeyip kapı gibinde sevişip duruyorlardı.
"Yuh artık sizi edepsizler' diyerek içimden söylenirken ,kafamı yere eğip hızlı adımlarla odamın kapısına geldim ve kapıyı açtım. Son kez yan gözle ,ulu orta sevişen iki edepsize gıcık gıcık bakarken, Çağdaş efendiyle göz göze geldik. Tabi benim kafa anında yere indi. Utancımdan kendimi odaya nasıl attım bilmiyorum.
Tüm gün direksiyon saklamaktan yorgun düştüğüm için, önce lavaboya girdim, dişlerimi fırçaladım ve yeni aldığım ayıcıklı pijamalarımı giyip yatağa atladım. Tam kafamı yastığa koyuyordum ki, bizim azgın çiftin odasından kıkırtı ve gürültüler gelmeye başladı.
" Yuhhh!! İnsan var burada! Yavaş! Yavaş!" diyerek söylenip başımı yastığa koydum. Üç beş dakika sonra sanki beni duymuşlar gibi sesler kesildi.
" Sonunda! Uyuyacağız "deyip gözlerimi kapattım. Fakat iki dakika sonra kapım çaldı. Muhtemelen bu sefer ki görevlidir deyip kapıya ilerleyip açtım.
"Ça! Çağdaş bey!!" dedim ve şaşkın şaşkın bakmaya başladım, gözlerini hiç ayırmadan ,tuhaf bir ifade ile bana bakıyordu, yoksa kız bunu kesmedi de hızını alamayıp bana mı yürümeye karar verdi deyip, her an yüzüne yumruğumu koymak için hazır beklemeye başladım.
Fakat o " Hazırlan erkek Fatma gidiyoruz!" deyince daha da şaşırdım.
" Ne? Nasıl? Neden peki? " deyince, önce beni sinirle süzüp, ateş saçan gözlerle bana bakmaya başladı.
Haliyle daha fazla sesimi çıkarmadım." Peki Çağdaş bey!" deyip hazırlandım. Kapıdan çıkarken Melis hanımı göremeyince,
" Melis! Yani Melis han..." Diyecekken,
" Melis hanım gelmiyor tamam mı. Daha fazla soru sorma artık, senin yüzünden yeterince hayatım alt üst olmaya başladı zaten, daha fazla uzatmada gidelim artık" dedi aynı ateş saçan gözlerle bakmaya devam edip.
" Ha!!!!" Adama bak ya ! Yine ne halt yedi de suçlu ben oldum acaba!