Remzi Bey'i yitirdiğimize ve hastanede yapılacak başka bir iş kalmadığına göre eve gidip toparlanmanın vakti geldi diye düşündüm. Mahir'le muhatap olmak istemiyordum. Her konuda kendine yakışanı yapıyordu. Burak'ın yanına sessizce gidip çekinerek gideceğimi haber verdim. Evden öylesine apar topar çıkmıştım ki ne çanta ne para. Telefondan başka hiçbir şey almak aklıma gelmemişti. "Taksiye kadar eşlik edeyim size," diye atıldı kibar çocuk. Bu halde bile kendinden ödün vermiyordu. Mahir yönetim kurulu toplantısı üstüne telefon üstüne telefon görüşmesi yapıp kulis yaparken bu garibim hala hasta bakıcının eve nasıl gideceğini düşünüyordu. "Siz ayrılmayın buradan, ben giderim," deyip gülümsedim. "Yalnız panikle çıkarken yanıma çantamı alamadım ben varsa..." Daha cümlemi tamamlayamadan elini c

