Derin
Akşam olmasına rağmen adam hâlâ gelmemişti.
"Belki de vazgeçtiler babamın nerde olduğunu bilmediğime inandılar sonuçta doğruyu söylüyorum" sonra aklıma gelen şey ile kaskatı kesildim ya babamı bulduysalar? Düşüncelerle boğuşurken kapı birden açıldı ve oturduğum yerde sıçradım içeriye giren adamla göz göze geldik ifadesiz şekilde bana bakarak,
"Şanslısın patron seni görmek istiyor bugün de yırttın bakalım" dedi dalga geçerek. Bu durumdan daha çok mu korkmalıydım? Adamları bu denli acımasızken kendi kim bilir nasıldı.
Sarışın adam yanıma gelip sertçe kolumdan tutarak kalkmamı sağladığı sırada acı içinde inledim fazlasıyla yorgun ve bitkindim ve bu adam kolumu kırarcasına tutuyordu.
"Hadi gidiyoruz!" diyip beni peşinden sürüklemeye başladığında onu takip etmekten başka çaremin olmadığını biliyordum. Önce uzun bir koridordan geçtik benimki gibi birkaç tane oda vardı burda daha sonra merdivenlere doğru yönelince yer altında olduğumuzu anladım. Odada pencere olmadığı için tam olarak nerde beni tuttuklarını anlayamamıştım. Adam büyük ve sağlam bir kapıya vurduğunda biri hızla kapıyı açtı ve kapıdan içeri girdik tabi bunu yaparken hâlâ acımasızca kolumu tutuyor beni sürüklemeye devam ediyordu. Kolum kesinlikle moraracaktı korkumdan sesimi bile çıkaramıyordum sinirlenip daha kötü şeyler yapmasın diye. Başka bir koridordan da geçtikten sonra açılan ikinci kapı ile farklı bir yere girdik ilerledikçe şaşkınlığım daha da artıyordu çünkü bulunduğumuz yer tam bir labirent gibiydi bir sürü oda ve koridor vardı. Ama bu son girdiğimiz yeri görünce saşkılığımı artık gizleyemedim. Koca bir alana gelmiştik burası ara salon gibi bir yerdi salon gayet modern şekilde dizayn edilmiş, her eşya ben pahalıyım diye bağırıyordu. Tüm mobilyalar ve eşyaların titizlikle seçildiği belliydi merdivenlerden çıktığımızı bile anlamamıştım. Ben etrafa bakarken önümdeki adam aniden durunca sırtına çarptım ve korku ile bir adım geriledim. Bana vuracağını düşündüm bir an ama adam sadece sert bir şekilde baktı ve önündeki kapıya dönüp vurdu.
"Gel!" kaçırılıp tartaklandığım için mi bilmiyorum ama içerden gelen ses o kadar ürkütücü gelmişti ki sesi duymamla omurgamdan aşağı bir ürperti geçti. Sarışın adam hızla kapıyı açıp peşinden beni sürüklediğinde gördüğüm ilk şey masaya yaslanmış yüzünde hiçbir duygu barındırmayan birinin suratı olmuştu. Simsiyah saçları ve siyah ürkütücü gözleri beni izliyordu babam ne biçim adamlara bulaşmıştı böyle. Korka korka da olsa bakışlarımı ondan çekmedim ve birkaç saniye baktım karşımdaki kişiyi tanımamla da gözlerim kocaman açıldı.
Bu o adamdı! Poyraz denilen adam!
"Bir türlü babasının yerini söylemiyor sen çağırmasaydın işkence yapmaya başlayacaktım." diyen adamı da nerden tanıdığımı anladım bu da Poyraz'ın sağ kolu olan Anıl'dı. Onu hatırladığımı anlayınca sırıtarak," Sonunda beni hatırladın.Seni onca zaman aradık bulamadık meğer dibimizdeymişsin" benim restorandaki garson olduğumu ikiside biliyordu. Korkudan tüm vücudum titriyordu o gün sadece odaya dalmam yüzünden az daha ölecekken şimdi parasını alıp kaçan adamın kızı olduğumu öğrendiler artık hiç şansım yoktu.
Beni dinlemeyeceğini bilmeme rağmen son kez cesaretimi toplayıp "Bakın babamın yerini gerçekten bilmiyorum"
"Kızım hâlâ akıllanmadın mı!" Anıl'ın öfkeli sesi tüm odada yankılandı. Poyraz tek kelime etmeden hâlâ o korkutucu bakışları ile beni izliyordu ona bakmaya cesaret bile edemiyordum.
"Poyraz bana bırak bu gece onu konuştururum merak etme" başımı hızla sağa sola salladım bu adamın eline beni bırakmasını istemiyordum.
"Lütfen yapmayın boşu boşuna beni tutuyorsunuz" akan yaşlarımı hızla silerek. Patronu hâlâ tek kelime etmemiş dikkatlice beni izliyordu sessizliği aslında umutlanmama neden oluyordu belki de bana inanır ve bırakır beni.Ben bunları düşünürken yaslandığı masadan kalkıp bana doğru gelmeye başlayan adamı birden farkedince bir adım geriledim korku ile. Dibime kadar geldiğinde üstten bana bakarak fazlasıyla sakin bir ses tonu ile ," Sen şimdi babanın nerde olduğunu bilmiyorsun yani?" dediğinde hızla ona baktım tek kaşını kaldırmış bana bakıyordu. Başımı hemen sağa sola sallayarak " Hayır gerçekten bilmiyorum size borcu yüzünden evi terketti giderken de hiçbir şey söylemedi"
Demek bilmiyorsun" demesi ile birden sertçe boğazımı yakaladı ve sıkmaya başladığında korkudan ölmek üzereydim.
"Benden bugüne kadar kimse para çalamadı! O siktiğimin adamı kaçarak kurtulduğunu düşünüyor ama cehenneme bile gitse peşinden gider kafasına sıkarım ama bu olana kadar önce etrafındakileri süründürürüm!" diyip hızla beni yere ittiğinde sertçe düştüm serbest kalan boynumu refleksle tutup öksürmeye başladım nefes almak için uğraşsam da bir türlü olmuyordu derimde onun parmak izlerini hissedebiliyordum.
Anıl denilen adama dönüp," Götür bunu! Ne yapacağıma karar verene kadar odada yine kalsın" diyip birden bana garip şekilde bakınca bakışlarından ürperdim. Bu manyağın elinden nasıl kurtulacaktım beni öldürmeden bırakmazdı bu!
Sırıtarak " Gerçi ne yapacağım az çok belli ama belki daha iyi bir şeyler bulursam değerlendirebilirim" söylediği şeye Anıl da pis pis sırıtınca benimle ilgili iğrenç şeyler düşündüklerini anladım. Eğer düşündüğüm şeyi yapıp bana tecavüz ederlerse kendimi öldürebilmek için her şeyi yapacaktım bu iğrenç adamların eğlencesi asla olamazdım.
"Götür şimdi!" aldığı komut ile Anıl hızla yanıma gelip beni sürüklemeye başladığında masaya doğru gitti, Poyraz son kez dönüp birkaç saniye bana baktıktan sonra beni umursamayıp masanın üstündeki dosyalarla terkar ilgilendi. Anıl beni sürüklerken artık ne ağlıyor ne tepki veriyordum hissizce onun adımlarına yetişmeye çalışıyordum sadece. Başıma gelecekleri artık kabullenmem gerekiyordu...
Poyraz
Bu kızı aylardır arıyordu adamlarım sanki yer yarılmıştı da içine girmişti. Üç gün önce Anıl'ın beni arayıp kızı bulduklarını söylediklerinde dudak kıvrımlarım yukarı hareket etmişti. Hislerimde çoğu zaman yanılmazdım o kızın bir şekilde eve döneceğini biliyordum bu yüzden hemen evlerinin karşısında ki daireyi kiralamış adamlarımı yerleştirmiştim o kızı bana getirsinler diye. Ali denen adamın iki kızı olduğunu öğrendiğimde açıkçası ufak olan kızla uğraşmak istemedim tek istediğim 27 yaşındaki en büyük kızıydı. Babasının yerini kızdan öğrenirdim ne de olsa.
"Poyraz kızı bulduk ama bir sorun var?" duyduğum şey ile kaşlarım çatıldı.
"Ne?"
"Bu kız iki hafta önce Levi restorandaki garson kız" dediği kızı hatırlamaya çalıştım ama olmayınca," Lan nerden hatırlayayım! Kadınları ne zaman umrumda olacak kadar önemsediğimi gördün"
"Ya hani içki servisi yapan kızıl saçlı beyaz tenli bir kız vardı ya iri kahverengi gözlü hani" adamım belli ki fazlasıyla kızı radarına almıştı. Detaylı bir betimleme yapıyordu resmen. Gerçi Anıl oldum olası hep dikkatliydi gördüğü bir yüzü kolay kolay unutmazdı ama yine de kızı bu şekilde anlatması garipti. O ne kadar bilgi versede dediği kızı hatırlayamazdım çünkü ben hiçbir zaman kadınları dikkate alan biri değildim.
"Siktirme kızıl saçlarına hatırla-" birden durdum aklıma o gün odada elindeki bibloyla oranın çalışanını becerdiğim sırada arkadaşı için gelen kızı hatırladım. Onunda saçları kızıldı kızda ilk dikkatimi çeken şey doğal kızıl olmasıydı. Yoksa Ali denen adamın kızı o muydu?
" Kızın sol gözünün hemen altında küçük bir beni var mı?" dediğim şey ile Anıl afalladı ama sonra "Kızı çevirin" dediğini duydum birkaç saniye sessizlikten sonra ,"Evet dediğin gibi bir beni var" sonra birden "Yuh kızın benine kadar kızı hangi ara inceledin!" dediği şeye sadece gözlerimi devirdim ve öfkeme hakim olabilmek için burun kemerimi sıkıp sakin ama tehlikeli ses tonumla, " Baktığım bir yüzün en ince ayrıntısına kadar hatırlarım biliyorsun" Tamam normalde dikkat etmem ama eğer birine bakarsam da o kişinin en ufak ayrıntısına kadar tüm özelliğini zihnime yazardım.
Sinirlendiğimi anlayan sağ kolum hemen kendini toplayarak " Ne yapalım kızı? Öldürelim mi?" dediği şeyi biraz düşündüm bunu istemiyordum ölüsü işime yaramazdı. O Ali denen şerefsizi saklandığı delikten çıkarmak istiyorsam bu kız sayesinde olurdu. Babaları hakkında detaylı bir araştırma yapmıştım ve dikkatimi çeken ilk şey resmi kaynaklarda doğru dürüst akrabasının olmamasıydı belliki bir şekilde bu bilgileri sildirmişti bu da üstlerden ciddi kişileri tanıdığı anlamına gelirdi. Kızlarının varlığı bile yoktu adamlarım daha sonra mahallesine gidip birilerine birkaç kuruş para verince o kişi adamın iki kızı olduğunu söylemiş ve adamın iyi bir baba olamasada kızlarını fazlasıyla sevdiğini öğrenmiştik. Bu yüzden de büyük kızının peşine düşmüştüm.
"Öldürme o şekilde işimize yaramaz buraya getir ve babasının nerde olduğunu öğrenmeye çalış kızdan, eğer bilmiyorsa sonrasına bakarız" hislerim kızın babasının yerini bilmediğini söylüyordu ama yine de ağzından laf almaya çalışmasını istiyordum Anıl'ın ve tabi birde kızın korkusunu. Bunca ay beni uğraştırmasını cezasız bırakacak değildim bunu ödemek zorundaydı kızı olabildiğince aşağılayıp tüm öfkemi ondan çıkartacaktım taki sıkılana kadar.O gün buraya getirildikten sonra ve sonrasında Anıl uğraşsada kız sürekli babasının yerini bilmediğini söylemiş onu bırakmamız için yalvarmıştı.
Elimdeki kağıda yarım saattir boş boş baktığımı anladığımda masaya fırlattım.
"Uğraştığım şeye bak!" Ali'nin bana 10 milyon borcu vardı bu paranın benim için bir önemi yoktu aslında küçük bir meblağydı ama adamın beni keriz yerine koyup kaçması.... İşte bunu asla kabul edemezdim. Kimse beni enayi yerine koyamazdı, yaparsada o kişilerin Azrail'i olurdum.
Kapının açılması ile düşüncelerimden uzaklaştım ve içeriye giren Anıl'a baktım.
"Kız gerçekten bilmiyor adamın yerini. Ne yapmayı düşünüyorsun?" elimdeki kalemi çevirip ifadesiz şekilde sağ koluma bakarak ," O adamı girdiği delikten çıkartacak. Kumarhanede adamı tanıyan herkese kızını kaçırdığımız ve ona işkence yaptığımızı söyle mutlaka bir şekilde kulağına gidecektir. Bakalım kızının acı çekmesine ne kadar dayanabilecek"
"Kıza işkence edecek misin gerçekten?" vereceğim cevabı merakla bekleyen adama belli bir süre baktım.
"Bunu yapmayacağımı biliyorsun babasının salaklığını bir kızdan çıkaracak değilim ama ona iyide davranacak değilim. Ali çıkana kadar kız evin tüm işlerini yapacak ne kadar pis iş varsa hepsini bu kız yapacak hizmelilere söyle eğer kıza acıyıp ona yardım etmeye çalışırlarsa ölümleri benim ellerimden olur!"