Sergi sabahı şehir, sokaklar, sanki galeri bile bu kalabalığa rağmen fazla sakindi. Bu sakinlik Aras’ın hoşuna gitmedi. Galeri binasının önünde siyah araçlar park hâlindeydi. Basın kamyonetleri, koleksiyonerlerin şoförlü arabaları, meraklı kalabalık. Selin içeride son düzenlemeleri yapıyordu. Defne ise arka odada elbisesinin fermuarını kapatırken aynaya baktı. “Hazır mısın?” diye sordu Aras kapının eşiğinden. Defne derin bir nefes aldı. “Hayır.” Sonra döndü. “Ama hazırmış gibi yapacağım.” Aras yaklaştı. Kravatı yoktu. Ceketinin altında omzundaki bandaj hâlâ duruyordu. “Bugün her şey olabilir,” dedi. Defne hafifçe gülümsedi. “Zaten hep oluyor.” Aras elini uzattı. Defne’nin parmaklarını tuttu. Küçük bir temas. Ama ikisine de iyi geldi. “Yanımdan ayrılma” dedi Aras. Defne başını

