Silah sesinin yankısı hâlâ ağaçların arasında dolaşıyordu. Aras’ın “Savaşıyoruz” kelimesi havada kalmadı. Anında harekete dönüştü. “İçeri!” diye bağırdı. Refleks değildi bu. Eğitim değildi. İçgüdüydü. Defne’nin bileğini tuttu. Kerem zaten hareket etmişti. Meryem yarım saniye gecikti — sonra o da koştu. Bahçenin çakılları ayaklarının altında kayarken ikinci bir atış daha geldi. Bu kez kurşun ahşap çitin kenarını parçaladı. Komutan kımıldamadı. Bu, Aras’ın fark ettiği ilk şeydi. Diğerleri hareket ederken o sabit kalıyordu. Kontrolünü kaybetmiş birinin değil, kontrolü yeniden hesaplayan birinin duruşu. Kapıya ulaştıklarında Kerem omzuyla itti. Kapı içeri savruldu. “Kilitle!” dedi Aras. Kerem panelin yanına çöktü. Parmakları kabloların arasında kayboldu. “Otuz saniye!” Otuz saniy

