Alt kapının üzerindeki AKTİF BAĞLANTI yazısı, sanki kendi ışığını kendi utancından üretiyormuş gibi titreşiyordu. Koridorun soğuğu artık yalnızca taş, metal ve eski hava soğuğu değildi. Daha canlı bir şeydi bu. İnsanın ensesinde gezinen, onun nefes alışını ölçen, içerideki her küçük korkuyu dinleyen bir soğuk. Sanki tesis, yıllardır gömülü kaldığı toprağın altında tamamen ölmemişti de yalnızca sabretmişti. Ve şimdi, onların ayak seslerini duyar duymaz yeniden uyanmaya başlamıştı. Defne kapıya bakıyordu. Bakmak fiilinin bile yetmediği bir dikkatle. Gözleri yalnızca o ışıklı ibarede değildi; sanki onun arkasından sızan görünmez bir geçmişi izliyordu. Omuzları dümdüzdü ama parmakları titriyordu. Biraz önce buldukları kayıtlar, Meryem’in sesi, “Bu gece onu çıkaracağım” deyişi, “Yeter ki on

