Zehirli bir sarmaşıktır aşk. Acıyı sever, ölüme tapar. Özünde zor, teoride güzel bir şeydi aşk. Ben de bir zamanlar aşık olduğumu sanmıştım, fakat şimdi ne kadar yanıldığımı bir kez daha anlamıştım. Bir zamanlar ona karşı hissettiğim duyguların sancılarını, kalbimin izbe köşelerinde yok etmiştim. Ona olan hislerim neydi bilmiyordum ama beni çok yaralamış, yıllar içinde çok yormuştu. Ama kurtulmayı başarmıştım. Beni fark eden gözleri üzerimde asılı kaldı. O kahverengi gözler artık ne içimi ısıtıyor ne de nabzımı hızlandırıyordu. Bunların farkında olmayan Burak, yüzünde oluşan gülümsemeyle ayağa kalkıp bana doğru geldi. Kollarını açınca bana sarılacağını anladım. Bunu istemiyordum, bir aralar sürekli yakınlığını isteyen bedenim, şimdi bundan nefret ediyordu. Benimleyken başkasını saran bu

