5.BÖLÜM

1310 Words
Elif Pirem yavaşça açtığı kapıdan içeri süzüldü. Başını kaldırıp patronuna baktı çekinerek . Sandalyesin de geri yaslanmış bir şekilde ona bakıyordu. İster istemez gerilmişti. Adam gözünü kırpmadan bakıyordu ona. Masaya yaklaşıp elindeki bir kaç dosyayı patronuna gösterip ''bunları incelemek istemişsiniz'' dedi. Koray ise Elif konuşana kadar farklı dünyalardaydı. Farklı hayallerin peşinde. Kapının açılmasıyla pür dikkat içeriye süzülen güzeli izliyordu. İster istemez elleri terlemeye başlamıştı Koray'ın. Taki güzel peri konuşana kadar. İşte o zaman kendine gelmişti. Yutkunup ''evet'' dedi. ''bir kaç hata yakaladım onları inceleyelim'' deyip sandalyesinden kalktı. Büyük çalışma masasına geçip ''gel'' dedi. Koray Kerem ne yapacağını,nasıl konuşacağını bir türlü bilmiyordu. Daha önce hiç bu şekilde duygusal yönden kimseye yaklaşmamıştı ki. İster istemez ne yapacağını bilemiyordu işte. Aklına Kıvanç'tan bunun için ders almayı not etti. Elif, patronunun onu çağırmasıyla masaya ilerleyip yanına oturdu. Çekiniyordu. İlk defa bir patronuyla görüşüyordu. Aslında her ne kadar dosyalar da olsa konu sonuçta ilkti onun için. İlk çalışmasıydı. İlk stajıydı. Çekiniyordu işte ister istemez. ''İlk 2013 den mi başlamak istersiniz?'' Elif Pirem başını çevirip Koray'a baktı. Koray kendini zar zor toparlayıp ''evet'' dedi. Elif büyük dosyayı açıp Koray'ın önüne itti yavaşca. Koray önüne konulan dosyayı incelemeye başladı. Artık kendini toparlaması gerekiyordu. Kızı şüphelendirmenin ne anlamı vardı ki? 2013 Ocak ayının incelemesine böylece başlamış bulundu. Elif eline kağıt kalem alıp hesaplamalara başladı. Bir yandan da Koray hesap makinesine giderleri yazıyor Elif'in not tutacağı toplamları söylüyordu. Koray Kerem dosyanın bir yerine gelince durdu. Önemli bir ayrıntı vardı. Ya gözden kaçmıştı yada kaçırılmıştı! yerinden kalkıp bilgisayarının başına geçti. Hemen hesap planını açıp incelemeye başladı. Elif bir tersliğin olduğunu anladı ve Koray'ın biraz gerisinde durarak ''bir sorun mu var?'' dedi. Koray incelemeyi yaparken '' evet. Tahsil olunan paralar, borçlar ve ödemeler kaydedilmemiş. Burada da tutarlar yok.'' dedi. Elif'in ister istemez kaşları çatıldı. Nasıl kaydedilmezdi ki? Bunlar en önemli olanlardı. Bunlarla beraber bankadaki paranın tutarı hesaplanır,ona göre tahsil edilirdi. ''Koray sinirle eline telefonu alıp sekreterini aradı. ''Suna bana hemen Murat beyi çağır !'' Elif bir anda ürktü çok sert konuşmuştu. Koray sinirle telefonu kapatıp yanındaki ürkek kıza çevirdi bakışları. Bir anda tüm siniri uçup gitmişti işte. Ne sinir kalmıştı damarlarında,ne de beyninde dolandırıldığına dair şüphe. Boğazını temizleyip '' Elif sen çık. Yarın devam ederiz '' dedi. Elif bir anda patronundaki değişime anlam veremedi. Bu adam az önce sinirliydi,şimdi sesi olduğunca yumuşak çıkıyordu. Başını sallayıp ''peki efendim'' deyip yürümeye başladı. Sonra aklına bir şey gelmiş gibi arkasını dönüp ''Adım Pirem'' dedi. Koray kaşlarını kaldırıp ''Elif diye hatırlıyorum'' dedi. ''Elif Pirem. Fakat sadece ailem Elif diye seslenir'' deyip başıyla selam verip odadan çıktı. Koray Kerem'in ister istemez kaşları çatıldı. Ne yani bu kız şimdi kendine ' Sen hiç kimsesin o yüzden bana Elif diyemezsin' mi demek istemişti ki? E tabi ki öyle diyecekti. Koray kim oluyordu ki,patronu dışında. İster istemez yine sinirlendi. Bu aralar fazla mı sinirleniyordu ne. ''yok öyle küçük hanım. Sen Elif'sin benim Elif'im'' O sıra kapı çalınınca Koray ceketini düzeltip omuzlarını dikleştirdi. Sert sesiyle ''gel'' diye seslendi. ******** ''kızım bir gittin,pir gittin neredesin sen?'' Elif masasına oturup konuşan Oğuzhan'a döndü. ''Murat bey iş verdi'' dedi. Oğuzhan kaşlarını kaldırıp ''ne işi be. Biz stajyeriz ne yapabilecekmişiz ki pek bilgimiz yok'' dedi. Elif oflayıp ''Koray beyle dosya inceleyecekmişim'' dedi. Oğuzhan ıslık çalıp ''vay anasını. Dakika bir gol bir he'' diyip sandalyesine yaslandı. Elif burnunu kırıştırıp '' sorma'' dedi. Elif,Alper'in önüne koyduğu dosyaya bakıp kaşlarını kaldırdı. ''şunu İşler misin vallahi çok yoruldum. Sabahtan beri üç kişi kaç tane dosya işledik. Bir kahve içmem lazım'' dedi. Elif tebessümle ''tabi ki '' deyip kaşeyi dosyanın yanına koyup etayı açmaya başladı. Kullanıcı adını ve şifreyi girip işlemeye koyuldu.(eta proğramı muhasebecilerin kullandığı programdır. Hesapları oraya kaydederler.) Elif kendini öyle bir kaptırmıştı ki Oğuzhan'ın ona seslendiğini çok sonradan park etti. ''hı'' diye söylendi gözünü bilgisayardan ayırmadan. Oğuzhan abartılı bir şekilde oflayıp ''Yemek saati be güzelim. Herkes çıktı'' dedi. Elif başını bilgisayardan kaldırıp uyuşan boynunu esnetip Oğuzhan'a baktı. ''saat kaç?'' Oğuzhan ''on iki çeyrek '' diyince Elif gözlerini büyülttü. Oğuzhan on beş dakikadır onu bekliyordu he. Elif bilgisayara dönüp işlediklerini kaydettikten sonra ayağa kalkıp ''hadi gidelim'' dedi. Askılıktan montunu ve çantasını alıp Oğuzhan'ın yanında yürümeye başladı. Asansörü çağırıp ''akşam bize gelsenize teyzemi çok özledim'' dedi. Oğuzhan ellerini cebine sokup ''kızım haberin yok mu akşam yemeğine zaten sizdeyiz'' dedi. Gelen asansöre binip zemine bastı. ''haberim yoktu. Annem söylemedi'' dedi. ''beni de az önce annem aradı Elif le beraber gelin dedi.'' Elif sevinçle ellerini çırparken ''desene bu akşam okey atacağız'' dedi. Açılan asansör kapısından çıktı ikili. Dış kapıdan çıkarken ''Elif yemin ediyorum manyaksın'' deyip kapının önündeki patronunu gördü Oğuzhan başıyla selam verip Elif le beraber ilerlemeye başladı. Koray kapıda Kıvanç 'la nereye gideceklerini tartışırken ''Elif yemin ediyorum manyaksın'' sesiyle kaşlarını çattı. Elif! manyaksın! kimdi lan o. Arkasını dönüp baktığında Elif'i yanında bir erkekle gördü. Sinirleri yine tavan yapmıştı. Kaşları çatık bir şekilde ikiliye baktı. Bu kız daha bu sabah sadece ailem bana Elif der diyordu. Peki ya bu zibidi kimdi de ona o şekilde hitap ediyordu ki? Herifin selam vermesiyle iyice dellendi Koray. ''abi ne oldu?'' Kıvanç'a sinirle dönüp ''Bu it az önce Elif dedi'' diye sinirle tısladı. Kıvanç kaşlarını çatıp Koray'ın baktığı yöne bakıp tekrar Koray'a döndü. ''eee'' Deyince ''ulan bu benim hatuna nasıl Elif der! kim lan o!'' Kıvanç şokla Koray'a bakıp ''oğlum daha bir kaç gün önce Sude diyordun. Ne ara Elif demeye başladın sen?'' dedi. Koray yüzünü buruşturup ''salak herif o kız Sude. Aslında adı Sude değil. Sen yanlış bulmuşsun'' dedi. Sonra sinirle Kıvanç'a dönüp ''göt herif hep senin yüzünden. Ne boka hayallerimi yıktın ki!'' dedi. Kıvanç sakince ''ne yani senin ölüp dirildiğin kız bu ve adı Sude değil mi?'' dedi. Koray ''evet abi adı Elif '' dedi. ''ulan salak, bir de bana suç atıyor. Hem kızın adını yanlış öğreniyorsun hemde atar yapıyorsun yürü lan yürü açlıktan öldüm burada'' diyip Koray'ı çekiştirerek gelen arabaya doğru ilerledi. İkili arabaya yerleşince ''balık yiyelim'' dediler aynı anda. Koray kahkaha atıp ''işte benim kardeşim'' diyip arabayı sürmeye başladı. ******* ''ay bu köfte harika'' Elif ikinci köfte ekmeğini yerken Oğuzhan çayını içiyordu. ''az yavaş kuzen. Elinden alan yok'' diye söylendi. ''şşş aramıza giriyorsun'' Elif cümlesini tamamlar tamamlamaz koca bir ısırık daha aldı ekmeğinden. Oğuzhan el hareketiyle garsonu çağırıp ''2 çay alabilir miyiz?'' dedi. Elif son lokmasını da ağzına atıp ayranını bitirdi. Peçetelikten aldığı peçeteyle ellerini ve ağzını silip sandalyede geriye doğru yaslandı. karnını ovup ''ay çok yedim'' dedi. Oğuzhan ufak bir kahkaha atıp '' Eh çok yediğin doğru ben ekmeğimi bitirmeden sen ikinciyi söyledin'' dedi. Elif sahte bir şaşkınlıkla ağzını kapatıp ''tüü terbiyesiz lokmalarımı mı saydın'' dedi. Oğuzhan kahkahayı patlatıp ''sus ulan'' diye kahkahasının arasından konuştu. Elif koca bir tebessümle önüne gelen çaydan bir yudum aldı. ''hadi çabuk içte geç kalmayalım'' dedi Elif. Oğuzhan başını sallayıp ''biter şimdi''diyip sıcak çaydan koca bir yudum aldı. Elif ''bir türlü sıcak çayı hızlı içemiyorum ya'' Diye hayıflandı. Oğuzhan sırıtıp ''alıştım kızım artık. Her akşam babamla resmen yarışıyoruz '' dedi. Elif çayını masaya bırakıp ''bittiğine göre kalkalım'' dedi. Oğuzhan başını sallayıp adisyonu alıp hesabı öderken Elif de çantasına telefonunu atıp çıkışa doğru ilerledi. Yanına gelen Oğuzhan'la karşıdan karşıya geçtiler. 10 dakika kadar yürüdükten sonra şirketin önüne geldiler. Yavaşça merdivenleri çıkarken Elif'in ayağı bir anda kayınca Oğuzhan'ın koluna tutundu. Oğuzhan da refleksle Elif'in belini tutunca olanlar oldu. ***** Koray Elif ve yanındaki zibidiyi şirketin önünde görünce hızla arabayı sürmeye başladı. Kıvanç kıkırdarken Koray şirketin önüne arabayı park edip hızla arabadan indi. Onlara doğru yaklaşırken gördükleriyle yerinde mıh gibi çakılı kaldı. O it sevdiğinin belini mi tutmuştu! Tam onlara doğru sinirle hareket edecekti ki kolundan çekilmeyle olduğu yerde durdu. Başını çevirip onu tutana bakınca Kıvançla burun buruna geldi. Gözleriyle resmen 'sakin ol' Diyordu. ''iyi misin canım'' Koray tam sakinim diyecekti ki o herifin 'canım' demesiyle iyice fıttırdı. ''gençler!'' diye dişlerini sıkarak konuştu. Yanlarına ilerleyip ''burası sarmaş dolaş olabileceğiniz yer değil. Haddinizi bilin!'' diyip ellerini yumruk haline getirip içeriye doğru ilerledi. Peşinden Kıvanç'ın geldiğini biliyordu. Fakat işte onların kuzen olduğunu bilmiyordu. Şimdi kendi kafasında milyonlarca senaryo kurup oynayacaktı!
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD