Giriş
Ben Meyra. Meyra Güneş. Güneş imparatorluğunun gün görmemiş kızı. İskender Güneşin biricik torunu. Evren Güneşin yok saydığı kızı.
Üzerimde bedenime tam oturan balık model, pırlanta taşlı gelinliğim ile yürüyorum. Babamın kolunda yüzümdeki sahte gülümsemeyi bir an olsun silmeden.
Bilmiyorlar ki üzerimdeki bu gelinlik benim kefenim. Bir adamın karısı olmaya yürüyorum belki. Ama aslında kendi hazırladığım mezara doğru ilerliyorum..
Yüzler geçiyor önümden. Kimisinin tanıyorum kimisi çok uzak bana. Annem mükemmel bir gülümseme ile alkışlıyor beni. Doğru ya şu an biricik oğlunun geleceğini kurtarıyorum aslında ya da onlar öyle sanıyor.
Önem verdiğim iki insan için yürüyorum bu yolu. Birisi dedem İskender Güneş için. Diğeri de kardeşim Masal için...
Ne zaman büyür bir kız çocuğu. Ya da ne zaman kötü olur insan. Kötülük doğuştan mı geliyordu her zaman yoksa benim gibi sonradan da mı kötü olunuyordu.
Masumiyet. Kendime kalkan edindiğim bir zırhtı benim için. Her zaman iyi olunca, masum olunca ve güler yüzlü olunca hak ettiğim mutluluğu bulacağıma inandım.
Küçük bir kız çocuğunun boş hayalleri işte. Meğerse gri de varmış bu hayatta. Herkes ya da her şey siyah ya da beyaz değilmiş.
En sevdiğinizin canı tehlikeye girince bazen kötü olabilirmiş insan. Ya da bir başkasına kötülük yapabilirmiş.
Ben de yaptım. Müstakbel eşime. Hayatlarımızın kesişmesi asla mümkün olmayan iki yabancı. Ama asla asla dememek lazımmış. Bir hastane koridorunda başlamıştı bizim hikayemiz.
Memurun yanında bekleyen, dünyanın hakimi gibi duran adama doğru adım adım ilerliyordum. Aslında öyleydi. Bu dünyanın yeni hakimi artık oydu.
Siyah gözleri bir atmaca gibi beni izlerken kaşları yine çatılmiştı. Ilgaz Ateş. Ateş imparatorluğunun yeni veliahtı ve 6'lı masanın yeni lideri.
Güneş ve Ateş aileleri. Servetleri o kadar çoktu ki zamanla iki aileden imparatorluk diye bahsedilmeye başlanmıştı. İki düşman aile. Ama aynı zamanda en büyük iki Mafya ailesi.
Uzun yıllar önce aynı masaya oturdular ve savaşmak yerine uzlaşmayı tercih ettiler. İki ailenin dostluğunun bir evlilik ile taşlanması gerektiğine karar verildi.
Herkes beni kurban gördü. Ama asıl kurban Ilgaz oldu. Ve o bunu biliyor. Onu kandırdığımıda bu evliliğe mecbur bıraktığımı da. Ben de mecburdum.
Ben Meyra Güneş'tim. Kaderim hep başkaları tarafından tayin edildi. Ama bu dünya boyun eğenkere göre değil dik durup savaşanlara goreydi. Ben de kendi oyunumu kurdum.
Masum bir kızdan beklenmeyecek kadar tehlikeliydim. Ilgaz neyin kendisine çarptığını anlamadı bile. Benden nefret ediyor. Ama ben de babamdan nefret ediyorum.
İstemediğim bir hayata beni mecbur bırakmasından. Ilgaz Ateş, ateşi ile beni kül edeceğini sanıyor. Zırhımı giydim. Silahlarımı kuşandım.
Kendi kaderimin iplerini elime aldım. Artık ben bir oyun kurucuydum. Artık Meyra Güneş yoktu. Artık ben Meyra Ateş'tim. Ve Ateş imparatorluğunun alevi ile herkesi yakıp geçmeye geliyorum...
Herkes bizim birbirimize deli gibi aşık olup mutlu sonla evlendiğimizi sanıyordu. Hayır bizim sonu olmayan hikayemiz daha yeni başlıyordu.
İkimiz de yanacaktık. İkimiz de küllerimizden yeniden doğacaktık. Kendi mezarıma bile gülerek yürüyen beni artık kimse yenemezdi.
Babam beni Ilgaz'a uzattı. Kendinden emin duruşu ile gülümsedi. Her kadının hayran olduğu o yakışıklılığı varya yalandı.
Tam bir canavardı Ilgaz. Gözünü bile kırpmadan sizi gülerek öldürebilirdi. İş tutkusu mükemmeldi. Beni de işi olarak gördüğünden emindim.
Sırayla nikâh memuruna evet dedik. Duvağımı açarken alnımı öptü. "Bu Cehennemi sen istedin Güneş kızı. Cehennemine hoş geldin." demesine gülümsedim.
"Ateş." dedim. "Artık Ateşim ve sen Ilgaz Ateş. Benim ateşimde yanmaya hazır mısın?" diyerek fısıldadım.
Eminim konuklar bu konuşmaları aşk sözcükleri falan sanıyordu. Benim saf annem gibi. Ama bizim evliliğimizde bunlara yer yoktu.
Ben Meyra Ateş kendi kaderimi baştan yazmaya geldim...
Bir çocuk ne zaman büyürdü bilmiyorum. Benim gibi ateşin içine doğanlar erken yaşta büyümeyi öğrenirlerdi belki.
Hiç bir zaman el bebek gül bebek büyümedim. Sahip olduğum her bir şeyi kendi tırnaklarımla kazandım.
Herkes geleceğimi bir erkekten diğerine teslim ettim sanıyor. Babamdan kocama..
Oysa ben kendi geleceğimi kendim yazıyorum. Burada şu anda.
Ben Meyra Ateş. Alev püsküren bir ejderha değilim belki ama içimdeki ateş herkesi yakıp kül edecek biliyorum.
Düşmanlarım korksunlar benden çünkü ben Ilgaz Ateş'ten bile daha tehlikeli bir düşmanım...
Elimi kocaman elinin içine alıp yürümeye başlıyor Ilgaz ben de onunla birlikte. İlk zamanki gibi korkmuyorum ondan, tiksinmiyorumda. Artık Ilgaz benim en önemli silahım. Sadece onun bundan haberi yok.
Kocaman sahte bir gülümseme ike bakıyorum. O ise her zamanki cani bakışıyla. Artık benim masum gülümsememe kanmıyor. Ben de onun cani bakışından korkmuyorum.
Çünkü biz artık birbirimize aidiz biliyorum. Biliyorum çünkü başka çaremiz yok...