(Cihan'dan) Bindiğim arabanın ön koltuğundan dışarıyı seyretmeye koyuldum. Biraz önce komiserin odasında ekipleri ve olanı kararlaştırmıştık. Plandan çok doğaçlama gelişecek gibiydi. Belki de bundan dolayı kalbimde tarifi belirsiz bir heyecan vardı. Öte yandan Asya'yı hastanede tek başına bırakmamın vicdan azabı da içimi kemiriyordu. Dönüşümün belirsizliği ilk kez bu kadar sıkmıştı canımı. Ve ilk kez bu kadar korku hissediyordum. Gerginlikle salladığım bacağımı limana gelince durdurdum. Sivil araçla gelmiştik mekana. Murat ve arka koltukta da zekasına güvendiğim iki kişi vardı. Arabadan indim. Peşimden onlar da indi. Etrafa, çıt yok denilecek sakinlik ve sessizlik hakimdi. Bir elim belimdeki silaha yöneldiğinde aniden otoparka dizili yaklaşık bir deste arabanın farları yandı. Hemen dibim

