-Bu kadar katı olmasan da bağışlasan ağabeyini. Şaka mı gerçek mi anlamak için yengemin yüzüne baktım. Donuk bakışlarının sebebi bu muydu yani? İstemediği ortadaydı. İki elimle masaya öyle bir vurup ayağa kalktım ki salondan babam ve Cihan mutfakta belirdiler. Büyük bir kavganın başlangıcını bu hareketimle atmıştım. Bundan sonrasında hiçbir şeyi gözümün görmeyeceği barizdi. -Anne sen ne diyorsun? -Kızım Oğuz yok artık, öldü. Bunu anla. Ömür boyu ağabeyine küs kalamazsın. -Kalırım! Derken tekrar vurdum elimi masaya. Çaylar yerinde hoplayıp beyaz masa örtüsünü rengiyle boyadılar. Babam yaklaşıp ikaz etti beni. -Asya, annene karşı bu tavrın hiç güzel değil. -Baba, neyi savunuyorsun? Sen de mi affettin ağabeyimi? Başını önüne eğdi. Anlaşılmıştı. O da affetmişti. Öfkem kat be kat artıy

