... Sankim pamuğum da bizim bu kavuşmamızı beklermiş gibi akşamınan yattı, sabahınan kalktı o gün. Mehmet sabaha kadar yummadı gözünü. Ben desem saçımın tellerini tek tek sevdi, kimse çıkıp da inanmaz buna. Ama vallah sevdi, billah sevdi. Kirpiklerimi, kaşlarımı bile tek tek sevdi. Amma benim en çok omuz başlarımı sevişi durur aklımda. Severken ne derdi biliyon mu? "O kadar yük taşımış da aşınmamış bu omuzlar. Sanki ben gelip de buselerimle seveyim diye hep dik, hep pürüzsüz kalmış. Her yerini, her şeyini ayrı seviyorum ama en çok da beline sarılıp çenemi omuzlarına dayamayı seviyorum. İyi ki girdin hayatımıza bahtımın şenliği." Yükümü alanımdı o benim. Beni ardına alıp da meydanlık yerde "o artık benim helalim, kimse onun hakkında ileri geri konuşamaz" dediğinde başlamıştı benim yarala

