22. BÖLÜM

2693 Words

Işık zerrecikleri, gökyüzünden süzülürken, sanki unutulmuş bir rüyanın parçaları gibiydi. Her biri, minik bir yıldız tozu damlası, geceye karışmış gizli bir fısıltı. Meydanın taşlarına değdikleri anda, o eski, aşınmış granitler bir an için mucizevi bir dönüşüm geçirdi. Şeffaflık, taşların damarlarında yayıldı; içlerindeki çatlaklar, kristal bir labirent gibi açığa çıktı. Sanki her taşın altında, toprağın derinliklerinden gelen bir kalp atıyordu—yavaş, ritmik, yılların biriktirdiği acıları taşıyan bir nabız. Taşlar, o an için duvar olmaktan çıktı; pencereye dönüştüler, geçmişin hayaletlerini yansıtan pencerelere. Kimileri, taşların altında gömülü kemiklerin siluetlerini gördü—belki de atalarının kalıntıları, belki de unutulmuş bir savaşın yankıları. Ama insanlar fark etmedi önce. Dansın coş

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD