ELİF;
gözlerimi açmamla koşarak banyoya girdim abdestimi alıp, sabah namazımı kılıp, ellerimi Allah'a dua etmek için açtım " allahım çok dua ettim, dualarımı geri çevirmedin, dualarımı kabul ettin beni sevdiğime nasip ettin, şükürler olsun allahım" deyip elimi yüzüme vurdum.
Odadan çıkıp direk mutfağa gittim, annem yine kahvaltı hazırlıyordu "günaydın anne. tabak ve bardakları alıp sofrayı kuracam merak etme" deyip bardak ve tabakları aldım da annem beni durdurdu "bakıyorumda çok mutlusun niye acaba" dedi. anneme açık veremem sonra bir şeyler der durduramam çenesini " yok anne hergün bunu söylüyorsun ya sen zahmet etmeden tabak ve bardakları alıp sofrayı kurayım dedim" diye açıklama yaptım "iyi tamam. git " dedi.
Kahvaltımızı edip sofrayı kaldırdığımız da, babamın gönderdiği kadınlar geldi, biri yemek hazırlayacak, diğeri temizlik edecek, tabiki de bizlerde yardım edecez.
Konağın bütün işlerini bitirdik. yardımcı kadınlar bugün burada kalacak, onlar hizmet edecek misafirlere, dün sipariş ettiğimiz tatlılar ve ikramlıklar saat dört gibi geldiler. saat beş gibi kendimi hazırladım gri tonlarda ayak bileğimin altında biten elbise, aynı tonlarda şal la başımı örtüm makyaja gerek görmedim, hazırlığım bittiğinde kapının önünde araba sesleri geldi "geldiler" dedim kısık sesle.
Odadan çıkıp mutfağa geçtim. bugün temizlik yaparken sohbet ettim bahar ablayla mercan abla mutfakta fısır fısır bir şeyler konuşuyorlardı, sebebi belli benim yaşımla ilgili konuşuyorlar ama umurumda değil,
beni sevdiğim adam gelip isteyecek.
"allahım...sana geliyorum" dedim içimden, galiba içimde dememiş te olabilirim ki Bahar abla ve mercan abla benim olduğum kısma baktılar baş selamı verip "abla nasıl oldum" dedim, ay bana ne oluyor normalde asla böyle cümle kurmam "çok güzel olmuşsun" dedi ikisi aynı anda "kız Elif. sen galiba gelen görücülerden memnunsun" dedi mercan abla, çok meraklı bir kadın hemen anlamıştım temizlik yaparken ki sohbetinden " niye öyle dedin ki abla...anlamadım" ayyy anladımı acaba onu sevdiğimi dedim içimden "merakımdan sordum kız
sen daha 16 yaşındasın ya ondan dedim" dedi mercan abla.
Yaşımı şuana kadar hiç sorun etmemiştim, zaten istesem de sorun edemem. çünkü sevdiğim adam beni isteyecek dediğim anda içimden, yüzüm domates gibi kırmızı olduğuna eminim "Elif kız sana diyorum" mercan ablanın sesiyle düşüncelerimden sıyırdım "efendim abla ne dedin" hızlı konuştum, mercan abla ve Bahar abla bana bakıp güldüler "sana dedimki odaya geçmen gerekiyor artık" dedi " a...evet evet...gitmem lazımdı dimi" dedim, keşke şuan yer yarılsada içine girsem arkamı döndüğümde bile arkamda gülme sesleri geliyordu.
oturma odasına doğru gittim, salonun ortasında derin bir nefes alıp "Allah'ım bana yardım et" dedim sessiz bir şekilde ve içeriye girdim.
MİRAÇ;
Babamın son sözünü dedikten sonra odasına gittim "baba sen ne diyorsun. biliyorsun ki benim sevdiğim kız var" dedim ama babamın sözleri bir tokat gibi yüzüme çarptı "senin sevdiğin kız sana uyum sağlayabilir mi ha onun nerelerde çalıştığını benden daha iyi biliyorsun benim öyle bir gelinim olacağına...ölürüm daha iyi" "baba ben ya buseyle evlenirim yada hiç evlenmem" dedim ama babamın umurunda bile değildi " sen benim seçtiğim kızla evleniceksin o kadar yoksa sana babalık hakkımı helal etmem şimdi çık odadan" dedi "baba ben" demeden sözümü kesti "sana dedim ki odadan çık" diye resmen gürledi, boynumu bükük şekilde odadan çıktım.
Terasa çıkıp derin bir nefes aldım "tamam yani kız açık giyiniyor olabilir ve daha öncede barda çalışmış da olabilir. ama sonra işini bırakıp kafede çalışmaya başladı, bu benim için sorun değil ki ya bir insan hiç mi inadın dan vazgeçmez ama doğru ya o kos kocaman altemur soylu bunu unutmuşum" dedim sesli bir şeklide kendi kendime.
O günü hiç unutmam.
Geçmiş
Annemin ve babamın yanına gidip "anne, baba. ben birini görüp beğendim, gidip kızı isteyelim" dediğimde annemden çok babam sevinmişti "kız kimlerden, adı nedir, nereli eli yüzü düzgün mü" dedi babam "adı buse. urfalı, zinar aytaç'ın kızı" dediğim an babamın yüzü düştü "ne demek urafadaki zinar aytaçtan mı bahsediyorsun sen" dedi "evet baba tanır mısın babasını"
Bu sefer yüzünde öfke vardı "o kızı isteyeceğime
Ölürüm daha iyi o kızın ne yaptığını bilir misin sen ha babası bile" durup derin bir nefes alıp ssözüne defam etti "kızından utanırken sen gidip o kızı mı isteyelim. diyorsun" burnundan soluyordu resmen "baba kız o işleri bırakalı çok oldu artık kafede çalışıyor" dedim.
Ama boşa "kız o***luk ediyor sen diyorsun ki kız bu işi bıraktı bu işe bir kere giren. bir daha çıkmaz" dedi.
"Baba ben Sevi..." Demeden yüzüme inen tokatla cümlemi tamamlayamadım "seviyormuşta isteyecekmişiz...defol git odana yüzüm seni görmesin" dedi babama son bir bakış atıp tam odadan çıkacakken. babamın ve annemin arkamda sesleri geldi "yok seviyormuşta isteyecez"dedi babam " bey sakin ol yine tansiyonun çıkacak" dedi bu sefer annem.
Şimdiki zaman
Sabah olduğunda gözlerimi açıp. namaz kılmak için abdestimi alıp namazımı kıldım, kuran'ımı da okuduktan sonra saate baktım saat 7:59 gösteriyordu. Kahvaltı için odamdan çıkıp yemek odasına doğru gittim.
Kahvaltımızı ettikten sonra oturma odasına geçtik, sessizce otururken babamın sesi sessizliği bozdu "hanım bugün git çarşıya kız isteme için bütün eksikleri hallet" "peki bey nasıl istersen" dedi annem "baba ben kızı istemiyorum, zorla mı evlendirecek siniz" dememle birlikte babam bağırarak konuştu "EVET ZORLA EVLENECEK SİN GEREKİRSE" dedi bu demek oluyor ki ben ne dersem deyim boşa. Ama benim sevdiğim kız var onu nasıl unutup başka biriyle evlenirim "BABA BU SİZE YEMİNİM OLSUN Kİ BEN O KIZLA EVLENEREK SİZE BÜYÜK BİR DERS VERECEM" dedim içimden.
...
işler hiç umduğum gibi gitmedi, babamın son sözü, bu işte ne kadar ciddi olduğunu gösterdi, şuan ne mi yapıyorum, babamın zoruyla kız isteme için annemle birlikte alışveriş yapıyoruz. Ama benim aklım...buse de kaldı ona bu durumu nasıl anlatacam, ya beni terk ederse ben ne yaparım. Ona bu durumu asla söylemeyecem, kendi kendime bu işi halledecem.
Sanıyorlar ki beni evlendirerek sevdiğim kızı unutacam. asla ama asla unutmam onu, ben sevdiğim birini asla unutmam.
annemin sesiyle düşüncelerim den sıyırdım "oğlum" "efendim anne" dedim "sana diyorum ki hangisini alayım sence" dedi annem "anne oradan bakınca isteyerek mi evleniyorum" dedim ama annem, beni duymamış gibi yaptı "abin de gelecek istemeye" dedi
Ha sanki çok umurumda da. zaten abim sevdiği kızı aldı ya. ondan beni kendi istediği kızla evlendirmek istiyor babam, sanki bütün herkes eski yengem Dila gibi.
Saat 4:30 gibi evden çıktık umarım kızı bize vermezler demekten başka şansım yok. Yarım saat sonra bir konağın önünde durduk, önde babam ve annem arkada baklava taşıyan abim ve ben, abim yeğenimi getirmek istemedi onun yerine bakıcıya teslim etti.
Kapıyı çalmadan kapıyı açtılar, kapıyı açan kişileri görünce şaşırdım bana isteyecekleri kişi...babamın ortakları olan...melek teyze ve Mahmut amcanın kızı mı yani dedim içimden. Mahmut amca "hoşgeldiniz evime buyur geçin içeriye" dedi babamın elini sıkarak, içeriye girdik elimdeki baklava ve çiçeği melek teyzeye verdim " hoşgeldin oğlum" dedi sevecen tavırla "hoşbuldum" dedim salona geçecekken bir kız mutfak olduğunu tahmin ettiğim yere doğru gitti.
Oturma odasına doğru geçip oturduk. "Eee altemur ağa nasılsın iyi misin" dedi Mahmut amca "iyiyim iyiyim sen nasılsın" dedi babam, "iyiyim Allah razı olsun sen nasılsın Ahmet oğlum", "iyiyim amca Allah razı olsun" dedi abim "eee miraç oğlum sen nasılsın seni görmeyeli ne yaptın "dedi Mahmut amca "iyiyim elhamdülillah"dedim.
"Duyduğuma göre imamlığını bitir mişsin" dedi melek teyze ben daha söze girmeden babam konuştu "he ya bitirdi Allah'a şükür hem imamlığını hemde hafızlığını" dedi benden gurur duyurcasına daha düne kadar neden oldun derken şimdi ne diyor. sohbet biraz daha devam edince.
babam yine söze girdi "kızımızıda görseydik keşke" "melek git Elif'i çağır gelsin bir el öpsün" dediği an Mahmut amca içeriye, az önce gördüğüm kız girdi başı önde "hoşgeldiniz" diyerek annemin elini öpüp başına koydu babamada hoşgeldiniz amca dedi ve annesinin yanına gitti "hoşbulduk kızım nasılsın iyi misin" dedi annem " iyiyim hamdolsun teyze sen nasılsın" dedi sesi çok naif çıktı saatlerce konuşsa hiç usanmadan dinlerim "ben ne düşünüyorum kendine gel miraç senin sevdiğin var, ona ihanet edemzsin" dedim içimden.
ELİF;
İçerden adımın zikredilmesiyle içeriye girdim elimi ayağımı titremesini ne kadar engelledim bilmiyorum ama ne kadar mutluysam bir o kadar da utanıyordum ama yüzümü sabit tutarak başım önde hoşgeldiniz deyip asiye teyzenin elini öpüp altemur amcaya da hoşgeldin deyip annemin yanına gittim.
Göz ucuyla miraça baktım çok değişmiş dedim içimden hafif dağınık saçı, üzerine oturan siyah takımıyla çok yakışıklı maşallah dedim içimden benim ona baktığımı hissetmiş gibi bana bakınca başımı başka yüne çevirip sanki sohbeti dinliyor muş gibi yaptım, yüzüm kızarmadı adeta morardığına eminim.
Biraz sohbeti daha dinledikten sonra annem "kızım kalk kahveleri yap " dedi " tamam anne" dedim "kahveleri nasıl içersiniz" dedi annem bu sefer misafirlere Ahmet abi bodozlama dalıp "benimki ve miraçınki sade annemin ki ve babamın ki orta şekerli " dedi. Ahmet abiye gülümseyip başımı sallayarak " tamam dedim" ayağa kalkıp mutfağa gittim.
Mutfakta Hacer abla ve Bahar abla yine dedikodu ediyorlardı Allah bilir bu sefer kimi gömüyorlar içimden neyse diyip "abla kahve edermisiniz bana" dedim ay Allah beni bildiği gibi yapsın Hacer abla ve Bahar abla bana bakıp gülmeye başladılar "abla ya gülmesenize" oysaki bu cümlemi kurarken bende gülmüştüm "kız gel gel bende geçtim bu aşamaları"hala gülerek söylemişti Bahar abla, kenidimi toparlayıp "abla yardım edin" dedim yumuşak sesimle " gel kız yardım edecez" dedi Hacer abla.
Kahveleri yaptıktan sonra Bahar abla bana iki tepsi olduğu için yardım edecek taşımama ben önde oda arkamda içeriye girip altemur amcadan başlayıp miraçın yanına gittiğimde elim ayağım bir birine girdi Allah'tan hızlıca kahvesini aldı yoksa dökerdim kesin iki tepsiyide bahar ablaya verip yerime oturdum.
Kahveler bitince altemur amca da söze girdi "Mahmut ağa sebebi ziyaretimiz belli dedik ki iki eli yüzü düzgün genci birleştirelim eee Allah'ın emri peygamberin kavli ile Elif kızımızı oğlum miraça istiyorum" dedi, "eee bizede bu gençeleri birleştirmek düşer...verdim gitti" dedi babam annemin elimi dürtmesiyle kalkıp asiye teyzenin elini öptüp başıma koydum "Allah mutlu mesut ettsin kızım" dedi asiye teyze dilim lal olmuş gibi konuşamadım sadece başımı sallaya bildim herkes Allah mutlu mesut etsin deyip oturduk bu sefer nişan kına ve düğün tarihini belirlemek için konuştular.