Direksiyonun başında ellerim beyazlaşana kadar sıkıyordum. Her şey, herkes… Hepsi aynı anda beynimde dönüp duruyordu. Atlas, Kerem, Emre, Alaz ve sarışın kadın. Hepsini tek tek boğmak istiyordum. Ama şimdi, öfkeyle değil akılla hareket etmeliydim. İntikam, soğuk servis edilirdi. Ve ben bu yemeği buz tutana kadar bekletmeye razıydım. İşte bu yüzden direksiyonu evin yoluna değil, başka bir yöne kırdım. Çünkü bu savaşta bana gerçekten lazım olacak bir isim vardı, Alaz... O da boğmak istediklerim arasında ama boğmadan önce işime yaramasında bir sakınca yoktu. Onunla iş birliği yapmak, ateşle barutun yan yana durması gibiydi. Ama bazen patlama, işine gelirdi. Ve ben şu an tam da o patlamayı istiyordum. Adresini çok iyi biliyordum. Kapısının önüne geldiğimde, motorun sesi sustu, yerini kalb

