23- Söylenemeyen Gerçekler

1523 Words

Atlas Karaca Nefesi hâlâ göğsümdeydi. Küçük, narin ve titrek. Nisan'ın yüzü huzurlu görünüyordu ama içindeki fırtınayı yalnızca ben biliyordum. Az önce ağlayan o kadını... yalnızlığın neye benzediğini kelimelere döken o sesi... başka kimse duymadı. Onu göğsüme alırken, aslında kendimi de koruyordum. Çünkü bu yakınlık, bana bir süreliğine de olsa nefes almayı hatırlatıyordu. Elim saçlarındaydı. Hafif dalgalı, mis gibi kokuyordu. Yaseminle harmanlanmış bir sıcaklık gibi. Parmağımı bir tutamına doladım., sonra fark etmeden kokusunu içime çektim. Gözlerimi kapadım. Bir an için sadece o an vardı. Sessiz, sakin ve huzur. Ama zihnim... zihnim susmuyordu. O öpücük, ilk temas anı. Dudakları dudaklarıma değdiğinde her şey durmuş gibiydi. Zamanda bir yarık açılmış da biz ikimiz içine düşümüz gibi.

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD