Yazarın Anlatımıyla ; Akşamın karanlığı çökmüştü Çukurova'ya.. Torosların ayazı vuruyordu şehre. Ceyhanlı çiftliğinde bekleyişin çaresizliği vardı.. Halil Ağa ve Şahin hala dönmemişti. Halil Ağa Haşim'in köyde ki evine gitmişti, orada olma ihtimalini de düşünerek. Köy evinde Haşim'i değil ama Sultan hanımı bulmuştu. Yıllar nasılda değiştirmişti kadını, Halil Ağa kömür karası saçlarına aşıktı onun. Şimdi saçına düşen aklardan siyah teller zor ayrılıyordu. Zayıflamıştı bedeni, yıllar sonra ilk defa görüyordu ve bu manzara hiç hoşuna gitmemişti Halil'in. ''Sultann'' diye seslendi kadına. Kadın dönüp baktı sesin geldiği yere. Halil'di bu. Bir zamanlar hep görüşürlerdi, çeşmenin başında kızlara bakmaya gelirdi Halil.. Sultan hanım hep öyle sanmıştı açılamamıştı çünkü Halil ona. Haşim'de

