Yazarın Anlatımıyla ; Değişik taşlı, tozlu yollardan geçerek Yılan Kalesi yoluna girmişlerdi Haşim'le Pamuk.. Yol boyunca hiç susmamıştı Haşim. ''Pambııık demedim mi sana Pambıkk? Boşuna nazlandın bunca zaman.. Ben sana seni başkasına yar etmem dedim.. '' Kız artık ezberlemişti söylediklerini. ''Ama olsun asi hırçınsın ya bak şimdi o asiliğin bana geçmiyor işte. Gördün mü bak Haşim Ağa kimmiş? Alıp götürecem seni az bekle.. Şurda ki işlerimi halledeyim, seni de alıp İstanbul'a gideceğiz.'' ''Sen adam mısın? Sen erkek misin? Sen seni istemeyen birini nasıl kaçırırsın? Vicdanın yok mu senin, bu yaptığın ağalığa sığar mı?'' diyordu Pamuk. Haşim sinirlenmişti bu sorusuna. ''Erkekliğimi sorgulamak sana mı düştü kahpe?'' deyip ön koltuktan arka koltuğa dönüp Pamuk'un bacağına vurdu.

