Erkan sabah balkona çıktığında Melike gözlerini kapamış yatıyordu. Uyumuyordu. Ama Erkan bilmesin istiyordu. Telefon konuşmasını duydu — Selim'in sesini, "siyah araç", "plakası sahte", "Kudret Bey'in adamları olabilir" kelimelerini. Duydu ve içinde bir şey dondu. Erkan, o araçtaki adamların Kudret'in adamları olduğunu sanıyordu. Oysa orada Baran'ın alacaklıları vardı. Erkan içeri girdiğinde Melike doğruldu. Yüzündeki kaygıyı görünce midesi gerildi. "Melike." Omuzlarından tuttu. Sesi hem emir hem vedaydı. "Bir süre evden çıkma. Dışarısı karışık. Kudret Bey'in adamları binanın etrafında dolaşıyor. Benim peşimdeler — ama ucu sana dokunsun istemem." Melike donup kaldı. Söyle. Şimdi söyle. Onlar Baran'ın peşinde, Kudret'in değil. Ama söylerse her şey açılacaktı. Park. Sarılma. Yedi yıl

