Erkan, rezidansın bodrum katındaki o dar ve soğuk koridorda bekliyordu. Adamları işlerini sessizce yapıyordu — o profesyonel, soru sormayan, iz bırakmayan ekip. Erkan onlara ne anlatmıştı, ne açıklamıştı. Sadece "temizlik" demişti. Bu yeterliydi. Bu dünyada fazla bilgi, fazla sorumluluk demekti. Kimse fazla bilmek istemezdi. Sigara içmiyordu bu gece. Ellerini cebine koymuş, duvara yaslanmış, sadece bekliyordu. İçinde sigara isteği de yoktu — içinde hiçbir şey yoktu. O bodrum koridorunun soğuk, rutubet kokan sessizliğinde Erkan kendini tamamen boşalmış hissediyordu. Tıpkı Melike gibi. Ama farklı bir boşluk — Melike'nin boşluğu bir patlamanın ardından geliyordu. Erkan'ınki ise çok daha eski, çok daha derin bir yerden. Adamlardan biri geldi. Başını eğdi. "Bitti efendim. Temiz." Erkan başı

