Bölüm 46

493 Words

Ne kadar gariptir ki kendimi kötü hissetmiyordum. Annesinin ölümüyle sınanmış bir kızı, hiçbir şey batıramazdı. Hiçbir şey canını daha da yakamazdı. Birilerinin benim canını yakmasına izin vermeyecektim. Kimse vermemeliydi. Ben önde o arkada içeri geçerken Ateş’in ağzının içinde “Çok şükür” dediğini duydum fakat duymamazlıktan geldim. Zaten başka ne yapabilirdim ki? “Venüs, Oyunculuk nasıl gidiyor?” dedi Yüsra yeşilimsi saçlarını omzuna doğru ittirerek ve tebessüm etti. Aynı şekilde ona karşılık verip Zehir’in yanına oturdum. “Güzel gidiyor. Bir aksilik yok henüz.” Bu sırada Zehir elini belime atıp beni daha çok kendine çekti. “Siz barıştınız mı?” “Sanane?” dedik ikimiz aynı anda. Bu nedenle aramızda sözsüz bir bakışma geçti. “Oh oh, aynı anda konuşmalar da başladığına

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD