bc

Aşk Cephesi [+21]

book_age18+
778
FOLLOW
10.6K
READ
age gap
fated
opposites attract
friends to lovers
sweet
bxg
serious
kicking
bold
secrets
war
musclebear
addiction
like
intro-logo
Blurb

Dikkat yetişkin içeriklidir ❤️‍🔥 +21 sahneler ayrıntılıdır‼️

Timur kapının eşiğine geldi, çamurlu postalları zeminle tok bir ses çıkardı. Bir an sustu, sonra alaycı bir tonla: “Doktor, bu kadın yarın yine kaçarsa, revirin etrafına hendek kazın.”

Doktor başını iki yana salladı. “Korkarım hendek yetmez, komutanım. Kelepçe öneririm.”

Timur dudak kenarını sıkıca bastırdı; gülmemek için. Eylül hemen atladı: “Kelepçeye gerek yok, sadece yön duygum geri gelsin yeter.”

Timur derin bir nefes aldı, başını iki yana salladı. “Bu kadın bana disiplin soruşturması geçirtmeden iyileşsin, başka bir şey istemem.”

Kapıdan çıkarken doktorun mırıldanması duyuldu: “Allah sabır versin komutanım.”

*****

Eylül Tekin, 27 yaşında bir savaş muhabiriydi.Toz, barut ve yıkımın ortasında bile kalemiyle gerçeğin peşindeydi.Bir patlamadan sonra her şeyini kaybetti; kimliğini, telefonunu, hatta adını bile savuran o rüzgârda geriye sadece bir not defteri kaldı.Yüzbaşı Timur Karan, soğuk, disiplinli ve düşmanına merhamet göstermeyen bir askerdi.Eylül’ü bulduğunda elleri titriyordu, defteri açıktı… Sayfalar, “Türk askerleri”, “Hareket planı” ve “cephe notlarıyla” doluydu.O an Timur için tek bir gerçek vardı:Bu kadın bir ajandı.Oysa Eylül, sadece kalemiyle savaşan bir kadındı.Ve o yanlış anlaşılmanın ortasında, savaşın sesini bastıracak kadar güçlü bir sessizlik doğdu — aşkın sessizliği.

chap-preview
Free preview
Önizleme
Tozun içinde bir siluet belirdi. Elinde bir defter vardı; dizlerinin üzerine çökmüş bir kadın. Saçları kir ve barutla karışmıştı. Yüzü yorgundu ama gözleri... tetikteydi. Yavaşça yaklaştım. Rüzgâr, defterin sayfalarını çevirdi. “Türk askerleri. Hareket planı. Cephe çizelgesi.” Satırlar düzenliydi, imla kusursuzdu. Bu kadar bilgiye sıradan biri ulaşamazdı. Elim istemsizce silahımın kabzasına gitti. “Ellerini kaldır!” dedim. Kadın irkildi, nefesi kesildi. Gözleri bir anlığına korkudan büyüdü, sonra yavaşça ellerini kaldırdı. Göz göze geldik. O bakışta hem korku vardı hem açıklayamadığım bir sükûnet. Toz, sessizlik, uzaktan gelen top sesleri... Savaşın ortasında bile gözlerimi ondan alamadım. Sonra mantığım geri döndü. Bu kadar bilgiye sahip bir kadın, sadece iki şeyden biri olabilirdi: Ya deliydi... Ya da bir ajandı. Ayağımı defterin üzerine bastım. Kadının eli havada asılı kaldı, nefesi düzensizdi. “Bırak o defteri,” dedim sert bir tonda. Askerî disiplinle konuştuğumda sesim barut kokusuna karıştı. Yanımdaki iki er hızla pozisyon aldı. Biri çevre güvenliğini sağlarken diğeri kadının yanına yaklaştı. “Eller yukarıda kalsın!” diye uyardım, parmağım tetikteydi. Kadının dudakları titredi, gözleri korkuyla etrafı taradı. “Lütfen… yanlış anladınız! Ben—” “Sessiz ol.” dedim, yaklaşırken. Gözlerim deftere, sonra ona kaydı. “Türk askerleri, hareket planı… Bu notlara sıradan biri ulaşamaz.” Bir adım geri çekildim, telsizi çektim. “Merkez, burası Karan. Kimliği belirsiz bir kadın şahıs tespit ettik. Üzerinde stratejik notlar mevcut. Şüpheli olarak alıkoyuyorum, askerî polis yönlendirin.” “Anlaşıldı Karan, konumun sabit mi?” “Sabit. Güvenli bölge kuruyorum.” Telsizi kapattım. “Şahıs, kimliğini ibraz edemediğini beyan ediyor. Ele geçirilen materyal kontrol altına alındı.” Yanımdaki erlerden birine döndüm. “Malzemeleri topla. Defteri güvenli torbaya koy, not al.” Kadının nefesi hızlanmıştı. “Ya, ben muhabirim! Savaş bölgesini izliyordum, sadece not alıyordum!” Kafamı hafifçe yana eğdim, gözlerimi kısmadım bile. “Basın kartın nerede?” “Patlamada… kaybettim.”O an dudaklarım kıvrıldı. Aynı bahane yüzlerce kez duymuştum. “Şüpheli beyanı not edin.” dedim. İki asker onu kollarından nazik ama sert bir şekilde tutup güvenli alana yönlendirdi. Ben defteri aldım, kapağındaki isim kısmına baktım: Eylül Tekin. “Demek adın bu, ha?” diye mırıldandım. Sonra telsizi tekrar açtım. “Karargâh, not defteri üzerinde isim var. Eylül Tekin. Teyit edin, basın listesinde geçiyor mu?” Rüzgâr tozu kaldırdı, gözlerim ufka daldı. Bir yanım hâlâ onun sözlerini düşünüyordu: “Yanlış anladınız...” Ama içimdeki asker, buna yer bırakmadı. Bu kadar bilgiyle sahaya giren biri, masum olamazdı.

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

Ağanın Sözde Karısı

read
88.6K
bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
548.8K
bc

EFSUN: AĞANIN GELİNİ

read
36.9K
bc

AŞKLA BERDEL

read
92.1K
bc

CEO'NUN FİRST LADY'SI (+21)

read
57.1K
bc

HÜKÜM

read
230.9K
bc

Bal dudaklım (Ağır bedeller)+18

read
36.4K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook