Seni bırakmayacağım

2890 Words

TİMUR Sandalyeye çökmüş, yorgunluğun kemiklerime işlediği o ağırlıkla oturuyordum ama gözlerim… gözlerim Eylül’den bir saniye bile ayrılmıyordu. Uyuyan yüzü savaş alanında bile bir dinginlik gibi duruyordu; ter içinde olmaması, ağrıdan kıvranmaması tuhaftı… ama en tuhafı, onun böyle sessiz olmasıydı. Normalde uyandırırdı beni sesi; o tiz çıkışıyla laf yetiştirir, inadıyla inadımı kabartır, saçma sapan tartışmalarla beynimi dağıtırdı. Ve şu an… tüm o gürültünün yokluğunu fark etmek, bir askerin en sessiz gecede duyduğu tehlike fısıltısı gibiydi. Kendi kendime homurdandım. Onu özlemiştim. Fazlasıyla özlemiştim hem de. Ama bu duyguyu ittim içimde, daha karanlık bir düşünce yükselirken: Bunu yapan kimdi? Kimin eli değmişti ona? Kampın her bir köşesi, her bir yüzü şüphe gibi duruyordu ar

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD