Zeynep'in ağzından
Vakit akşam vaktine yaklaşıyordu.Benim hayatımı kökünden değiştirecek an çok yaklaşmıştı.Ben ne hissediyordum peki?
Hiç birşey kocaman bir boşlukta savrulurcasına öylece duruyordum.Benimde hakkım değil miydi sözüne heycanla hazırlanıp beklemek.Niye mutsuz olmak zorundaydım ki .Böyle olmayacktı toparlanmam lazımdı.Ama nasıl yapacaktım hiç bilmiyordum.Ben öyle derin düşüncelere dalmışkken kapım açıldı.Gelen annemdi "Kalk Zeynep üstüne düzgün birşeyler giy bir saate gelirler."
Annemin bu sözleri çıldırmama sebep oluyordu. Bişey demeden sadece yüzüne baktım.Annem bişey demiyeceğimi anlayınca odadan çıkıp gitti.Madem bu yolu seçmiştim istemeyerek bile olsa ona göre davranmam gerekirdi.
Off ne diyordum ben gerçekten aklımı yitirmek üzereydim.Elif nerde kalmıştı.En azından o varken herşey daha çekilir oluyordu.Odamda yirmi dakika daha bekledikten sonra Elif geldi."Kusura bakma,annem yüzünden geç kaldım kadın bir salamadı beni."
"Önemli değil geldin ya o benim için yeter ."bunu dedikten sonra Elif yüzüme bakarak "Bu kararından eminmisin.Bak şimdi istesen bile çıkıp gidebiliriz."
"Eminim Elif,ne olacaksa olsun annemle halamın dediği gibi eninde sonunda evlenecektim bırak böyle olsun."Ben çoktan kendimden vazgeçmiştim.Yine başkaları için kendimden vazgeçmiştim.
"Peki, öyle diyorsan öyle olsun.O zaman hayatında bir kere sözlenecksin kalk biraz süsleyelim seni"
"Hayır Elif ,birde heveslisi gibi süsleneck miyim.?
"Tabikide süslenecksin dediğim gibi hayatında bir kere olacak bu en azından bunu yapalım."
Elif belliki inat edecekti.Onun için kendimi ona bıraktım.
"Tamam git seç birşey giyeyim.Ama fazla abartılı olmasın lütfen!"
Elif heycanla kalkarak dolabın karşısına geçti."Tamam o iş bende merak etme sen!"
Elif on dakika dolabın karşısında oyalandıktan sonra elinde mor bir elbiseyle geldi.Bu geçen sene bir akrabamızın düğününde giymek için hevesle aldığım elbiseydi.O gün hastalandığım için düğüne gidememistim tabi.Çok güzel bir elbiseydi. Saten ,kolları askılı, göğüs kısmı kalp şeklindeydi .Hafif kabarık ve biraz dizimin altına geliyordu.Hevesle aldığım bu elbiseyi böyle bir günde giymek istemiyordum."Bu olmaz Elif çok abartılı"
"Dolabında bugüne uygun tek düzgün kıyafetin bu.Onun için bunu giyeceksin itiraz istemiyorum."
Bu kızdan hiç kurtuluşum yoktu.Kim bilir bugün daha neler isteyecek.,
"Hem bak zeynep bende kendime bu elbiseyi getirdim"
Bunu diyerek yanında getirdiği elbiseyi gösterdi.Onunda giyeceği elbise siyah,diz altı kare yaka ve balon kollu şifon bir elbiseydi.Şoyle bakınca Elife çok yakışacaktı.Elifin saçları koyu kahverengiydi.Gözleri bal rengiydi.Dudakları hafif dolgundu ve bembeyaz bir tene sahipti.Şöyle bakınca benim arkadaşım gerçekten güzeldi.
"Güzelmiş sana çok yakışacak."
Tamam hadi kalk üstünü giyin önce seni hazırlayalım.İtiraz etmeden kalktım elbiseyi üzerime geçirdim.Hâla içime sinmiyordu.Çünkü çok heveslisi gibi görünecktim.Ama az kalmıştı ve Elif'in dilinden kurtulamazdım.Elbiseyi giyip geldiğimde Elif beni tuttuğu gibi aynanın karşısına geçirip oturttu.Kendisi çoktan giyinmişi."Evet, şimdi seni hazırlayalım bakalım"
"Elif bu kadarına gerek varmı cidden."
"Var tabiki de şimdi sus ve sadece bana bırak"Bu deli kızla gerçekten uğraşılmazdı.Hoş benimde pek uğraşacak halim yoktu.
Yarım saatin ardından Elif beni hazırlayıp bitirmişti.Uzun açık kahve saçlarıma çok bir işlem yapmadan hafifçe arkadan birazını toplamıştı.Alt kısımlarınıda doğal dalgalı halini biraz düzeltip açık bırakmıştı.Önden de perçemlerime şekil verip bırakmıştı.Yüzümde hafif bir makyaj vardı.En azından ona karışabilmiştim.Hazırdım. Cehennemi yoksa cennetmi olacak bilmediğim yeni hayatıma ilk adımı bugün atacaktım.
Öyle aynaya bakıp düşünürken Elif te makyajını bitirmeye çalışıyordu.Misafirler gelmiş miydi hiç bilmiyordum.Çokta umrumda değildi.Keşke hiç gelmeselerdi.Yok olsalardı.
"Makyajım bitti hadi gel aşağıya inelim gelmişlerdir."Elif'in yüzüne bakınca ufak çaplı bir şok geçirdim çünkü çok güzel bir makyaj yapmıştı ve birazcık fazlaydı.Tamam maykaj yapmasını seven biriydi ama bu kadar beklemiyordum.Abimin inadına yapamadıysa bişey bilmiyorum.
"Makyajın çok güzel olmuş ama sencede biraz fazla olmamış mı"
"Yok yok, bence iyim böyle günlerde süslenmek farzdır."
Deli kız diye boşuna demiyorum.
Elifle beraber odadan çıktım.Aşagıya inerken daha misafirler gelmemişti.Annemler de orda oturuyordu.Halam beni görünce"Afferin kızım,Bekirin kızına da bu yakışırdı."Halamla konuşmak bile istemiyordum söylediği şeye sadece bir bakış attım.Annemden taraf hiç dönmedim bile.O sırada Cihan abimler aşağıya inmisti.Cihan abim beni ve Elif'i süzerek"Çok güzel olmuşsunuz kızlar "dedi.Daha sonra Elif'e dönerek sadece ben Elif'in duyabileceği bir sesle "Bu makyaj sencede biraz fazla değil mi.?"
Elif te "Yok gayet iyi. Hem seni ilgilendirm Cihan abiii"diyince abim bozularak önüne döndü.Bu ona iyi bir ders olmuştur.Hepimiz öyle dururken kapı çaldı birden.Kapının çalmasıyla yüreğim de oynamaya başladı.Heycandan mı korkudan mı anlayamıyordum.Babam"Hadi Zeynep kapıyı aç."Babamın gözlerinin içine baktım hâlâ bir umudum vardı.Anlamadığım bir şekilde hâlâ içimde bir umut taşıyordum.Ama onuda kapıyı açtığım an kaybedecktim.İstemeye istemeye kapıya doğru gittim.Derin bir nefes alarak kapıyı açtım.Başımı kaldırmadan kapının önünden çekildim.Önümden bir kaç kişi içeriye girdi.Biride gelip tam önümde durdu yüzünü görmemiştim ama kokusu çok tanıdıktı.Bu o adamdı.Bir dakika ben niye kokusunu unutmamıştım.Bilmiyorum.O olduğunu bildiğim için inatla başımı kaldırmadım.Oda sanki başımı kaldırmamı ister gibi inatla gitmiyordu.Sonunda pes eden ben oldum.Başımı kaldırdığım an o siyah bakışlarla karşılaştım. Ve yine anlamadığım bir şekilde kalbim hızlanmaya başladı.Niye geçip gitmiyordu ki."Elimde ki çiçekleri almayı düşünüyor musun "
Ah tabi ya çiçekler.Salak mı bu adam sanki severek evleniyorduk birde çiçek getirmiş.Daha fazla sorgulamadan elindeki çiçekleri aldım.Beyaz gül almışlardı.Çicekleri aldıktan sonra oda içeriye büyük salona geçti.Sonunda.Herkes içeriye geçtikten sonra çiçekleri alıp Elif'le mutfağa geçtim.Her zamanki Elif yorum yapamadan duramazdı."Zeyno yanlız enişte çok iyi.Sen öyle istemedin falan, ben kel yaşlı bişey zannettim."Elif'in dediği şeye göz devirdim.Çünkü beni hiç ilgilendirmiyordu.Ama kafamda Elif'e hak verdim.İradem dışında çünkü adam iyiydi.Adam diyorum çünkü adını daha bilmiyordum ve sorma gereğide duymamıştım.Biz öyle sohbet ederken daha doğrusu Elif adamı överken annem içeriye girdi."Zeynep kızım kahve yap getir.Adettendir."
Gerçekten ailem ne yaşıyordu bilmiyordum. sanki normal bir evlilikmiş gibi davranmaları beni çıldırtıyordu."anne sanki bu normal bir evlilikmiş gibi davranmayın ne.kahvesi "
"kızım normal bir şekilde başlamadı ama herşey usulünce olsun.Hem Zehra hanımda öyle olsun istiyor.Kızı Şilan apar topar bir nikah yaptığı için oglununda böyle olsun istemiyor sende anlayış göster"
"Ne yapabilirim anne o zaman gitsin normal bir şekilde gelin alsın.İçinde kalan şeyleri ona yapsın." Delirecektim sonunda.Herkesin hevesini tatmin mi edecktim."Uzatma kızım hadi bekliyoruz"
Tam bişey diyecktim ki Elif araya girdi"Tamam hatice teyze sen git biz hazırlar getiririz"
Elif'e ne yapıyorsun dercesine baktım.Annem tamam diyerek mutfaktn çıktı."Ne yapıyorsun Elif ne kahvesi"
"Zeyno hayatında bir kere sözlenecksin bırak oda herşey usulünce olsun.Bir kahve sonuçta ne olacak."Ailemden önce Elif beni delirtecekti.Allahım sen sabır ver bana yarabbim."Tamam başımın belası hadi gel hazırlayalım.Bir an önce bugün bitsin."
Kahveleri hazırladıktan sonra çıkmak için hazırlanıyordum k Elif bana rujumun dağıldığını söyledi.Onu toparlamak için hemen banyoya gittim.Ama aynanın karşısına geçtiğimde herşey düzgündü.Ah Elif kim bilir ne işler peşindeydi.Hemen ordan çıkıp tekrar mutfağa gittim."E hani Elif ruj yerinde taşmamiş"
"Aa gölge düştü herhalde oraya ondan öyle zannettim.Bu arada şu fincandaki kahveyi damat beye ver .Sen burda yokken Hatice teyze geldi.Şekersiz iciyormuş"
"tamam, neyse hadi gidelim"
Bir tepsiyi ben bir tepsiyi Elif aldı.Ben annem babam kayınvalidem ve kayınpederim olack kişilere birde o adama verecktim.Elifte diğer kalanlara. Odaya giriş yaptığımda kalbim yine çarpmaya başlamıştı.Ama bunu belli ettirmeden kahveleri dağıtmaya başladım.Son kahve Elif farklı bir fincana koymuştu yani sadece desen farkı vardı.
Kahvesini vermek için eğildim.Bekledim..Bekledimm ama almıyor.Allahım bu adam beni çıldırtacaktı ne istiyordu.Başımı kaldırıp baktığımda hafif bir şekilde sırıttı sonra kahvesini aldı.Cin diyorki al tepsiyi kafasına geçir...Ama sakin kalacaktım.
Kahvesini aldıktan sonra geçip yerime oturdum.Başımı eğdim kimsenin yüzüne bakmaya niyetim yoktu.Elif te kahveleri dağıtıktan sonra gelip yanıma oturdu.Bir kaç dakika sonra hafif bir öksürük sesiyle başımı kaldırdım.O adam öksüruyordu. ama hafif tutmaya çalışır bir şekilde.Umursamadan yine önüme döndüm.Birden aynı öksürük sesi şiddetli bir şekilde geldi.Ama bu sefer abimden kahveyi resmen ağzından püskürtmüştü."kızım siz yanlış kahveyimi verdiniz bana .Bu niye bu kadar tuzlu."Nee tuzlumu..Elife baktığımda sırıtıyordu kesin onun işiydi.Bir dakika az önce o adamda öksürmüştü yoksa onunkine de mi atmıştı.Elife şiddetli bir şekilde döndüm.Ellerini teslim olurmuşcasına kaldırdı.Ah bu kız başıma daha neler getirecekti acaba.O adamada rezil olmuştum.Daha dün istemiyorum dedim.Bugün tuzlu kahveyi içirdim.Abimin sorusuna Elif -Aa karışmış olmalı kusura bakma "dedi.Ama o kadar emindimki iki kahveyede tuz atmıştı.Kahveler içilirken başımı kaldırıp adama bakma gafletinde bulundum.Ben baktığımda o çoktan bana bakıyordu bile.Öyle derin bir şeker bakıyordu ki insan kaçma isteği duyuyordu ordan.Nedensizce yine kalbim hızla çarpmaya başladı.On saniye bile gözlerine bakamadan başımı eğdim.Çok stres yaptığımı farkederek salondan hızlı bir şekilde ayrıldım ve banyoya gittim.Elimi ıslatıp boynuma sürdüm.Stres üzüntü herşey karışmıştı.Biraz daha nefes almak için banyoda beklerken Elif kapıya geldi.İyi olduğumu ve birazdan geleceğimi söyleyip onu gönderdim.Biraz daha sakinledikten sonra banyodan çıktım. tam salona doğru gidecekken kolumdan birinin tutmasıyla cekistirlmem bir oldu.Bu Ömerdi."Ne yapıyorsun sen !!"
"Asıl sen ne yapıyorsun Zeynep.Seni sevdiğimi söyledim zamanında kabul etseydin bu hallere düşmezdin.Ayrıca dün istemediğini söyleyen sen bugün süslenip püslenip tuzlu kahve yapıyorsun.Dediklerin hiç uyuşmuyor."Bunları derken kolumu sürekli sıkıyordu ve canımı yakıyordu."Bırak beni"Dedim dişlerimin arasından birinin bizi bu halde görmesini istemezdim.O gitmyerek daha da yakınlaştı elini perçemime atıp "Keşke bu hırçınlığı ordada gösterebilsen.Neyse bişey olmaz bu hırçın hallerinide seviyorum.Elimde olan ilk fırsatta da bu evliliğe engel olacam."Bana yaklaşması midemi bulandiyordu.Elimi ne kadar çeksem kurtulamıyordum."Bırak beni pislik"Bırakmak yerine dahada yaklaştı.Düşündüğüm şeyi yapcak diye çok korkuyordum.Gözlerimi o korkuyla kapatınca üzerimde mi ağırlık birden yok oldu.Gözlerimi açıp baktığımda bu o adamdı.Ömeri hızla çekil boğazından sıkmıştı."Lan sen benim evleneceğim kadına nasıl yaklaşırsın lan" diyip kafa attı.Adamın kafa atmasıyla Ömer yere serildi.Bir daha yaklaşıp bir kaç tane yumruk daha attı."Nasıl yaparsın lan, seni gebertirrim"
Eğer engel olmazsam Ömer elinde kalcktı.Bir daha yumruk atackken elinden tuttum"Tamam yeter bırak lütfen! Öldüreceksin"Bunu diyince sinirle bana döndü "Sen bu pici bana karşı koruyormusun"
"Hayır korumuyorum hakkediyor.Ama daha fazla yapma lütfen elinde kalack"
Bunu dememle gergin olan yüz hatları biraz yumuşadı.Ömeri bırakıp ayağa kalktı "Seni bir daha Zeynepin yakınında görürsem böyle bırakmam.Öldürür cesedini köpeklere atarım"Öyle sert bir ses tonuyla söylemiştiki ben bile korkmuştum.Ama ne güzel Zeynep demişti.Ah salak Zeynep.ne düşünüyorum böyle.Ömer ayağa kalkıp "Bu yanına kalmayacak Baran ağa"diyip burnunu tutup gitti. Demek adı Baran.Ömer gidince adam üzerime gelerek."Bu adamla aranda ne var"Böyle demesi üzmüştü beni.Belliki dışardan kötü görünüyorduk.Öyle bir duruma düşmemek için kendimi açıklama gereği duydum."aramızda birşey yok."
"Ondan mı sana bu kadar yaklaşma cesaretinde bulunuyor "
"Sana aramızda birşey yok dedim"
"Bir daha yanında yakınında görürsem hiç iyi şeyler olmaz haberin olsun."
"Hâlâ hala ne yaparsın "diyerek kafamı kaldırıp gözlerinin içine baktım.Yavaş yavaş yaklaşarak."Ne yapacağımı yaklaştığı zaman görürsün "dedi tehdit eder bir sesle.Hala üzerime geliyordu en son duvarla onun arasında kalmıştım.Ne yapıyordu bu adam."Bir daha söylemeyecm sözlüm olacksan bana göre davranacksn."Aramızda çok az bir mesafe kalmıştı bir harekette dudaklarımız birleşebilirdi.Düşüncesi.bile kızarmama sebep oluyordu."Anladın mı "Dedi fısıldar bir sesle.Kalbim gene hızlı bir şekilde çarpmaya başlamıştı.Bir an önce uzaklaşması gerekiyordu.Bir an önce gitmesi için"Anladım"dedim.Hala dibimdeydi bu adam niye gitmiyordu.Kokusu beni etkisi altına almıştı.itemiyordum bile."Sevindim anlamana"Bu adam niye gitmiyordu ya.Bayılacaktım az kalmıştı.Bacaklarım tutmuyordu.Sanki.bunu anlamışta zevk alır gibi uzaklaşmıyordu."Tamam uzaklaşırmısın artık."Bunu diyince gözlerimin içine bakıp bir adım geri gitti.Sonunda rahat bir nefes alabilmiştim.Tam dönüp gidecekken "Bu arada istemediğin bir evlilik için fazla güzel olmuşsun"Bunu demesiyle yerin dibine girmiştim.Çünkü haklıydı dün ona karın olmayacm demiştim.Ah Elif hepsi senin yüzünden.Cevap vermeyeceğimi anlayınca hafif bir şekilde sırıtarak"Neyse arkamdan gel yüzükler kesilecek biran önce şu gün bitsin"O da benim kadar rahatsızdı belliki başımı salladım.Baran gidince bende arkasından salona geçtim.Mehmet ağa ayağa kalkarak"Çocuklarda geldiğine göre şu yüzükleri artık takalım"dedi.Bunun üzerine herkes ayağa kalktı.Bende Baran'ın yanına salonun ortasına geçtim.Yüzükler parmağımıza takılınca yüreğime bir ağırlık oturdu.Mehmet ağa ayağa kalkarak gelip kurdeleyi kesti.Kestigi an gözümden tek bir damla yaş düştü.Bütün aile üyelerimin yüzüne baktım.Ozelliklede Cihan abime belki yüzüme bakarda utanır diye.Hoş utansa ne işe yarar herşey bitmişti.Sonra kaderin bana seçtiği adama dönüp baktım.Oda bana bakıyordu.Yeni hayatımın ilk adımı burda başlıyordu...