bölüm_2

1419 Words
İki hafta sonra Kulaklarıma ulaşan uğultu tirmalıyor beynime yankılanıyordu sanki. Daha güneşin ışınları bile odamın penceresinden yüzüme vurmamışken. Dışarda ki ağıt sesleri , annemin bağlıkları neyin nesiydi. Gözlerimi ağırca aralamaya çalıştım. Sanki üzerlerinde taş varlardı , ben göz kapaklarımı kaldırmak için direnirken ... o kapalı kalmak için direniyordu sanki. Tam gözlerimi zar zor kısık bir şekilde aralamıştım ki.Annemin kulak yırtan , kalbime taş gibi oturan sesi ilişti birden bire bütün odanın taş duvarlarına. "Dilzar , oğluuuummmm..." Daha gözlerimdeki taşı atamamışken aynı taşın kalbimin üzerine oturması şartmıydı yani. Gözlerim istemzisce buğulanırken bana bugün her fırsatta isyan ediyordu sanki gözlerim. Elimi kalbimin üzerine atıp , saten geceliğimin üzerinden biraz ovaladım. Ama ne bedenime veren ağırlığında nede göğüs kafesimden taşan sızısına engel olamadım. Hala annemin çığlıkları ağlamı sesi yükselirken. Zar zor oturur hale geldim yatakta ... Ayaklarımı yataktan aşağıya sarkıtıp tir tır titreyen bedenimle dikilmeye başladım. Neden bu hale geldiğimi bilmiyordum ama iyi birşey olmadığı kesindi. Dolaba yönelip geceliğimi çıkartıp yatağın üzerine fırlattım.Elime ilk geçirdiğim elbiseyi üzerime geçirdim. Duvardan destek alaala banyoya ilerledim. Elime yüzüme enseme defalarca su değdirerek kendime gelmeye çalıştım. Ağır yavaş ve bacaklarımın bile taşımak istemediği, ağır bedenimle kendimi dışarıya attım.Demirlere sarılarak indiğim verdivenlerin sonunda avluya ulaştım. Gördüğüm manzarayla anlık sıkışan kalbimi. " Sakin ol, sakin ol." diyerek sakinlesmiye çalıştım. Gözlerimden akan bir damla hafifçe içime su serperken süzüldüğü yanağımı ateşe veriyordu sanki. " Anne " Annem ahşap dışkapının önüne oturmuş koca konağın avlusunda küçücük kalmıştı. Gözleri yaşlarla bezeli , bedeni yorgun bir görüntüdeydi. Yengem hemen yanına çömmüş oda ağlıyor ama annemlede ilgileniyordu. Dila ve Çavşin birbirine tutunmuş destek alırcasına ağlıyorlardı. Bende anneme doğru adımlayıp yanına oturdum. Gözümden süzülen yaşların ne için süzüldüğünü bile bilmezken, kalbimin üzerindeki taşın üzerine bir taş daha koydular sanki. Sabaha kadar annemin saçlarına ak mı düşmüştü? yada göz altları bu kadar mor muydu? Hepsi bir anda dün geceden bu sabaha kadarmı olmuştu. Yoksa banamı bu kadar çökmüş görünüyordu. " Daye , ne oldu?" Göz yaşları üzerinde yengemin göğsüne koyduğu başını dikleştirip bana baktı. Yorgun şiş gözlerle kan çanağı olmuştu ... onun bu halini görürken bir yaş daha sicim etti gözlerimden. " Dilzar , Dilbam , Dilzarım." deyip tekrar ağlamaya başlayan annemden bakışlarımı yengeme yönelttim. Onunda bana bakmasıyla bakışlarımız kesişti : "Abin , Mardin' in bilindik aşiretinden kız kaçırmış." Yengemin ağlamaklı ses tonuyla söyledikleri her bir zerremin titremesine sebep olurken, ağzımdan sadece tek bir kelime çıkabildi." Neeee?" artık göz yaşlarıma engel olamıyor , yanaklarıma süzülen her damlada alev alıyordum. Bunun ne demek olduğunu hepiz biliyorduk, peki abim ... o bilmiyor muydu? Neden yapmıştı bunu. Neden o mezarı kendi eliyle kazmıştı. içine atacacağı canları düşünmemiş miydi? Yada düşünmekmi istememişti. *** Annemi kaldırıp mutfağın önündeki sedirlere oturtuk. Dila getirdiği suyu annemin dudaklarına yaslamış içirirken , ahşap dış kapı gıcırtılı ve sertçe açıldı. Duvara çarpan sesi bütün konakta yankılanırken , içeriye iki tane koruma kılıklı adam girdi. Hepimizin bakışları onlardayken adamlar yana kayıp birine yol verdi. Uzun boylu adam ahşap kapıdan eğilerek içeriye girdi başı önünde olduğundan yüzünü tam anlamıyla seçemedim. Annem hemen aykalnıp beni arkasına çekerek arkasında duran kuzenlerim ve kız kardeşlerimle bize kalkan oldu ... yengem de hemen yanında yerini aldı. Başını yerden kaldırır kaldırmaz sağ elinde tuttuğu silahla bize doğru adımladı. Ama tam karşımıza gelince elinde tuttuğu silahı beline yerleştirdi. " Destur de hele ağa , erkeksiz bir eve ne hadle böyle girebiliyorsun?" annemin cümlelerine karşı bakışlarını dayemden alıp arkasında kalan bizleri , çatık kaşlarının gölgelediği hareleriyle tek tek süzdü. Gözleriyle gözlerim kesişince hemen başımı yere eğip dikkat çekmemeye çalıştım. Ben bu adamı tanıyordum. Ama nereden gördüğümü bir türlü kestiremezken, üzerimde olan bakışlardan olsa gerek gerildiğimi , hatta korkudan annemin yeleğini sıkıca tuttuğumu farkettim. "Dilba hanginizsiniz. " Borazan ve erkeksi çıkan gür sert sesiyle yerimde sıçradığımı hissettim. " Ne yapacaksın Dilba' yı." Diyen yengemin sesini bile aldırış etmeden. Tekrar yeniledi sorusunu" Dilba kim..." bu sefer yüksek sesle bağırmasıyla başımı kaldırıp gözlerine baktım. Gerilen çene kemiklerinden ne kadar sinirli olduğu belli adamın bakışları , bir bana değiyor bir Çavşin' e değiyordu... Tam öne doğru adımlıcakken annem tutuğum yeleğinin üzerindeki elime elini koyup omuzunun üzerinden bana baktı. Kaşıyla hayır işareti yapıyor kımıldamamam gerektiğini işaret ediyordu. " Peki ben bulurum ozaman." diyen sert sesi tekrar Dilawaz konağında boğucu bir yankıya sebep olurken. Arkasında duran adamlardan birine kaş işareti yaptı. Adamlar bize doğru adımlarken." Durdur adamlarını ağa , karar belli olmadan kimseyi çıkartamassın bu konaktan." " Hüküm belli , karar verildi." diye sert sesiyle dayeme verdiği cevapla kokudan duran göz yaşlarım yeniden gözümden süzülmeye başladı. Dila ve Çavşin bana bakarken ben sadece yere bakıyor annemin yeleğini sıkmaktan başka bir şey yapamıyordum. Çavşin' in koluna yapışan korumayla bakışlarım onlara döndü. Yengem bırakması için adama vuruyor Çavşin çığlık atıyordu. Annem ve bende engel olmak için çalışırken, yengem ;" Dilba kızımı götürüyorlar bir şey söylesene ... " bağrışları duyan iri kaba , öfkesi dağalrı delen adam " Bırakın" diye emir yeniledi korumalarına. Çavşini bırakan adamalar gerilenirken..." Dilba kim bir daha sormayacağım, yoksa bu olayı başka şekilde çözerim... mesela oğlunuza asla acımam" Annem diğer elini hava kaldırıp " hayır hayır" diye yalvarmaya başladı. Bir eli benim için savaşırken diğer eli abim için savaşıyordu. Karşısındaki ruhsuz adama daha fazla yalvarmasına gönlüm razı gelemedi kendini kaybede kaybede yalvaran annemin yeleğinden elimi çekip göz yaşımı tersiyle sertçe sildim. Ama hemen arkasından yenisi aktı. Bitkin yorgun , fısıltı gibi çıkan sesimle karşımdaki benim için karanlığı anımsatan adamın çatık kaşlarının altından kısıkça bakan kahvelerine odaklanıp" benim " diye bildim. Annem hızla arkasını dönüp eliyle ağzımı kapatmaya çalışsada duyulmaması için yalvardığım fısıltımı herkes duymuştu oysa. Annemin sert bakıslarını sus diye yalvaran gözlerini aldırmadan " Benim " diye yeniledim kelimemi. Sert yeri sallayan adımlarıyla yanıma gelip dikildi. Bedenimi ona çevirip başımı kaldırmamla kahvelerı mavilerimle buluştu. Çatık kaşlarının altından bakan harelerini yüzümün her yerinde gezdirdi. Annem elimi sıkı sıkıya tutarken Dila " Abla " diye fısıltıyla konuştu yanımda. Korkmaması için ona dönüp güven veren bir tebessüm sundum sadece ... Ama asıl korkan bendim kalbimdeki taşın ağırlığı fazlalaşırken sızlayan bedenim ve batan gözlerimde bedenimin yansıttığı en büyük korkusuydu.Tekrar önüme döndüğümde sert iri bedenle karşılaştım yeniden gözerine kormadığımı göstermek için tekrar baktığımda bakışlarının dudaklarımda olduğunu gördüm. Elini bileğime atıp derin derin verdiği nefesleri sağa sola çarparak beni avludan çıkartmak için çekiştirdi. Dayemler bağırıp beni kurtarmaya çalışırken yorgun ve artık ölü olan bedenim bu çekişe hiç isyan etmedi oysa sadece gözümden süzülen yaşlarım vardı. Eğer şimdi karşı koyup gitmezsem ya abim açtığı mezara girecekti, yada ben yaşayan beden ve ölü ruhumla girecektim. İkimizinde üzerine toprak atansa bu beni çekiştiren adam olacaktı. Arabanın önüne gelmemizle yüzüne bile bakmaktan artık nefret bile duygusu besleyemediğim adam bana yeniden baktı... ön kapıyı açıp beni arabaya binmem için tuttuğu bileğimden hafifçe itti. Bindim itiraz edecek cesarete sahiptim belki ama o güç bende varmıydı, şuan yoktu bundan emindim. Artık herşey bitmişti Dilba yaşayan değil ölü ruha sahip bir insandı. Neden ben kurban edilmiştim, yada neden ben kurban seçilmiştim ...Bu kadarmı değersizdim. Neden ? Abimin işlediği kabahatin cezasını neden bana yüklemişlerdi. Bu kadarmıydı kıymetim. Ahımı almaya bu kadarmı isteklilerdi. Bende verecektim o halde. Beni diri diri öldüren abim benim için yaşamıyor beni bir çırpıda gözden çıkartan babamsa ... nefesim kesildi içimden söyleyeceklerimin bile devamını getiremedim. *** Bakışlarımı bu yaşıma kadar büyüdüğüm Dilawaz konağına çevirdim. Akşap kapının izin verdiği kadarıyla annem yerde baygın herkes başında onu kendine getirmeye çalışıyordu. Daha çok ağladım , bu sefer sesimin , hıçkırıklarımın duyulmasından korkmadan ağladım elimi yüzüme kapatıp , yanımdaki bana göz ucuyla bile bakmayan adamı aldırmadan saatlerce ağladım. Artık yorgun düşmüş bedenim kendini karanlıktaki odanın bir köşesine hapsedip kalmak ister gibi soğuk ve buz tutmuştu... Arabadan gelen fren sesiyle yorgun bedenim ileri soğru süzülürken buna engel olmak isteyen ili elin tersiyle çarpıştı. Hemen kendimi geri çekerken, onun bana baktığını hissettim. Ama dönüp bakmadım bile karşımdakilere odaklıydım sadece Abim ve babam. Ellerinde silahlarla öylece arabanın önünde dikiliyorlardı. Babam halsiz ve bitkin görünürken, arkadaki siyah arabanın arka koltuğunda oturan bir kızla kesişti bakışlarım. *** Elimi arabanın koluna atıp hemen açtım kendimi dışarı atıp yorgun bedenimle babama doğru koştum, hemen kolunun altına aldı beni yanağımdan süzülen damla göğsünde güvene yaslanmış benim yanağıma damladığını hissettim. " Özür , dilerim." fısıltı ne kadar derin bir tınıydı ... yıllarca bir kere saçımı bile okşamayan babam şimdi beni göğsüne bastırmış , " özür dilerim." diyordu. Uzaklaştım bedeninden. " Baba" diyebildim. Abime bakma isteğime engel olup sadece acı bir tebessümle babama baktım. Oda utanan , güçsüz gözlerle bana. Bileğime dolanan parmaklarla geri çekilirken. " Dur Daxaz ağa , vedalaşsaydım bari." diyen babamın sert ama yorgun sesi duyuldu ortamda. " Vedaya gerek yok Ağit ağa , kızının vedasına izin vermeden gömdün zaten." Babam anında başını yere eğerken. Arabaya binip Şanlıurfa yazan tabeladan uzaklaştık bile.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD