Sabahın ilk ışıklarında çalan telefonla uykulu gözlerini araladı Evin; -“Devran.” dedi uyku mağruru sesiyle. -“Günaydın güzelim” -“Günaydın hayatım, günaydın da saat kaç?” -“6 buçuk.” -“Eee hayırdır Devrancım, bu sabah ki derdin ne ?” -“Sensin güzelim, sende ala derdim mi var benim.” -“Öyle mi? Dert mi oldum daha iki gün olmadan Devran ağa.” -“Evet. Derdim de dermanımda sensin çavê şevê. En güzel derdim sensin.. hadi kalk bakalım artık kapıdayım.” -“Kapıda mı ?” -“Evet güzelim, hadi hazırlan in aşağıya bekliyorum seni.” -“Ee gelsene sevgilim yukarıya, içerde bekle kapıda neden bekliyorsun?” -“Yok yavrum, iyi böyle hadi hazırlan sen.” diyip kapattı telefonu Devran. Laf söz gelsin istemiyordu sevdiği kadına, ondan evine girip çıkmayı uygun bulmuyordu. Aradan geçen yarım saati

