Burcu ( Leyla)
Elleri paketlerle dolu yanımda yürürken iç camasiri mağazasının önüne geldiğimizde goz göze gelmiştik.
Of, evet onlara da ihtiyacım var ve bu sırıtarak bakarken ben ezilip buzulerek
" sen gidip bir yere otursana, ben ihtiyaçlarımı alıp geliyorum" diye teklif götürdüm peşimden bir saniye ayrılmayan adama.
Kaşını catmis " Ne saçmalıyorsun, o kadar boktan yere ardında sürükleyip en olmak istediğim yere beni sormayacak misin?" diye itiraz etmişti hemen
Daha ağzımı açıp bir şey söylememe fırsat kalmadan gözümün önünden süzülerek geçti. Bakislarim boşluktan elleri paketlerle dolu adama döndü
İç çamaşırı mağazasına daldı yüzünde şapşal bir gülümsemeyle. Gozu parlıyor , her gördüğü iç camasirindan sonra dönüp bana bakıyordu.
" Ne?" diye tersledim ama sanki şeker dükkanında gibi geziyordu mağazada ,ben ise peşi sıra takipteydim
" Lütfen çıkar mısın? herkes bize bakıyor. Sana ihtiyaçlarımı halledip gelirim dedim neden beni bir kafede beklemiyorsun"
Paketleri bir kenara bırakıp eline birbirinden iddialı takımlar alıyordu
" benim de ihtiyacım var alıp cikacagim meraklısı degilim"
Elindeki dantel kirmizi iç çamaşırını çekip " buna mı ihtiyacı var?" diye sessizce azarladigimda
Bakışı derinleserek kafa salladı evet anlamında ve elimden çekip alarak " Simdilik buna,yarın bir gün içine girecek birisine... var mi öyle tanıdığın birisi" deyip beden ölçüsünü okudu sonra da gozu göğsümde dolaştı, ardından kalcamda
" Olur bu olur" diyerek kasaya doğru yürüdü
Bu adam beni deli edecek. Seyit bey gibi ağır bir adamdan çıka çıka bu mu çıkmış gerçekten?
Kasada bir de bana el sallamaz mi? meme işareti yapıp kasiyere beni gösterdi
Gerçekten mi?
Kollarimla bedenimi sakladım. Manyak kasiyere muhtemelen ' bu olur mu ?' diye soruyordu kız da gülerek kafa salliyordu
Nereden cattim ben bu belaya ki ?
" Müstakbel karicigim ben kafede seni bekliyorum, aldım camasiri" diyerek poşeti salladı. Evet yaptı bunu.
Tum mağaza bize bakıp kahkaha atıyordu. Bilerek yapıyordu serefsiz köpek!
" Senin hayatım diyen ağzına kopekler doldursun e mi?"
Cok utandim, utana utana soyundum, ilişkiye girdim ama bir daha böyle utanmam diyordum. Özellikle de kendimi, hayatımı temize cekmisken ve bu manyak sayesinde yine utanıyordum
Ben utana sıkıla mağazada ihtiyaclarimi alırken 2 genç kız bizim köyün delisinin ne kadar yakışıklı olduğuna atıfta bulunuyordu Cesur'u süzerek
Şaka mı? Bu kızların gerçekten kafasında sorun var.
Nihayet alışveriş bitmiş kafeye gelmiştim ki onu gördüm. Yanında orta yaslarda bir teyze vardı. Oturmuş kahve içiyorlar. Beni görür görmez el salladı
Neden gülümsüyorum bunun bu aptal hallerine. Gulusumu saklamak için yanaklarimin içini ısırarak geldim yanlarına.
" falcı bacı bu da nişanlım, hani sana bahsettim ya!"
Kendi aralarında bir iletişim kurdular sözlü olmayan ama ne.?
" Nişanlısı falan degilim" diyerek oturduğumda önüme bir Türk kahvesi geldi
" Ben kahve içmeyecektim ki" Diye itiraz etmek istesem de nafile. Bir ton soylenme ile içirdi.
Gözümü kısarak bakıyordum yaramaz çocuk gibi eli ayağı durmayan adama. Tuhaf oysa çok ağır biri gibi duruyordu, benim yanımda neden böyle ki? Sanki küçük bir erkek çocuğu
" Bak bu abla, Ürgüp, Avanos ve Göreme'nin görüp görebileceğin en iyi falcisi. Bir falına baksın senin gelmişini geçmişini..."
Gözlerim şaşkınlıkla acilmis bakarken " Saçmalama, gelmişini geçmişini tek oturuşta döker diyecektim" deyip topladı.
Hah bir bu eksikti, dök abla dök... Şaka falan derken inanmıyorum ama ya bilirse.
Ya öyle bir insan varsa , o da bana denk gelirse. Elimdeki kahve fincanıni almış çevirip dudakları mırıldanarak bir şeyler okuyup üfledi...
" para koy fincanın ustune" dediğinde cebinden bir deste para çıkarttı.
Ah bu zenginler...
" Oğlum bozuk para dedik" ceplerini yokladı
" O olmaz ki bende, Hişt fakir sende vardır bozuk para"
Dinlenme tesisindeki bozuk para cüzdanıma atıfta mi bulunuyor o?
" Yok bozuk mozuk"
Sagi solu kontrol edip garsona 100 lira uzatıp bana bunu bozsana bir lira getir üstü kalsin" dediğinde kafamı sinirle sağa sola sallarken gözümü devirdim
" Demek cinler de para olmayınca gaipten haber vermiyor, bak gördün mü paramız ne kadar kıymetli. Bir liraya adam bize gelecekten bilgi getirecek"
İster istemez gülmeye baslamistim. Falcı hanım bozulsa da ses etmedi , suratını asmak dışında tepki vermemişti bizim kaciga.
Nihayet bozuk para da gelmiş ve fala başlamıştı
" Kızım seni falında..."
" yakışıklı..." diye fisildadigini duydum
" yakışıklı" diye tekrarladi kadın
" Terbiyeli, iyi aile cocugu"
Kadın gozunu kısıp uzun uzun suzdu Cesur'u ve söylediğine kendi de inanmıyor gibi bir eda ile " terbiyeli, iyi aile cocugu" diye tekrarladi yine Cesur'dan sonra
" Bas harfi C, ile başlayan..." kadina suple verir gibi fısıldıyor , kadin ise papağan gibi onun söylediklerini tekrarlıyordu
" ay sen evlen kizim bu çocukla, çok mutlu olursun"
" En az 5 çocuğunuz olur de" dediğinde kadın " en az 5 cocugunuz olur de" diye tekrarlaması ile kahkaha atarak gözlerimden yaşlar akmaya başlamıştı
" ama olmaz ki böyle, siz bu işi ciddiye almiyorsunuz" deyip bir ton azar eşliğinde arkasına bakmadan gitti falcı bacı.
" abla nereye soy ismini de görüyor musun onu da deseydin " deyip önüne döndü ve kahkahalar atarak gülmeye devam eden bana sinirle bakarak
" Al işte cinleri de kacirdin , kadın da gitti"
Eline fincanın almış " Su S harfine benzemiyor mu? sanki soy ismi S ile başlıyor... allaha Allah kim acaba bu?"
Bak sen, kim acaba Cesur Saygin?