"Bir yanılgının binlerce yenilgiden daha keskin olduğunu gördüğünde eve dönmek isteyeceksin ama ev; kapı duvar olacak. Ve sen bildiğin denizlerde yeniden boğulacaksın. Aşina yüzler el olacak ve sen yalnızlığı şah damarında hissedeceksin. Sonra geçecek... Her şey geçer bilirsin." Önceki hayatından da kırık dökük olan bu bodrum katındaki tek gözlü, rutubet kokan, depodan bozma dairede, kurumasın diye ekmeği sardığı gazetenin üstünde okudu bu yazıyı. Bir köşe yazısından alıntı olduğu belliydi. Gazete tam da yazarın isminin olduğu yerden yırtılmıştı. Hoş önünde tam bir gazete olsa bile, o sadece magazin haberleriyle ilgilenirdi. Kendini bildi bileli böyleydi bu. Işıltılı hayatlara özenerek daldığı uykular, onu içinde bulunduğunu düşündüğü sefil hayatından biraz da olsa uzaklaştırıyordu. İnşa

