Sonra dayanamadım. Gerçekten dayanamadım. Odaya kapanıp beklemek, Miran gelince konuşuruz denmesine razı olmak, kitaplarım bir odada kilitliyken sessizce oturmak… Bunların hepsi eski Nare’ ye yakışırdı. Dayı çocuklarının defterlerinden artan sayfaları silip kullanan, sesini çıkarınca azar işiten Nare’ ye. Ama ben artık o değildim. En azından olmamaya çalışıyordum. Kendi kendime, Ben neden sineye çekiyorum dedim. Bu cümle ağzımdan sesli çıktı. İlk kez kendi sesimi bastırmıyordum. Ayağa kalktım. Kalbim deli gibi atıyordu. Ellerim titriyordu. Aşağı inerken merdiven korkuluğuna tutundum. Her basamakta aklıma başka bir ihtimal geldi: bağırması, aşağılaması, Miran’ a beni şikayet etmesi… Ama bir ihtimal daha vardı. Çok küçük ama vardı. Ya susmazsam? O zaman neler olurdu? Aşağı indim.

