Genç adamın yüzündeki tebessüm baharı kıskandıracak kadar genişlemişti. Hüzün en son söylediği sözü beyninde tekrar edince, “Yaa!” diye inledi, “Bana oyun oynadın.” Devran genç kızı kolları arasına alıp, parfümün gizleyemediği kendine has kokusunu içine çekti. “Sadece nikâhta evet demeden, beni sevdiğinden emin olmak istedim.” Hüzün başını Devran’ın göğsüne yavaşça gömdü. Kalbi yerinden çıksa şaşırmazdı genç kız. Nasıl da hızla atıyordu böyle? Sanki güneşin altında kilometrelerce yol koşmuştu. Gözleri merakla sevdiğinin yüzünü taradı. “Peki, emin olmasan ne değişecekti?” diye itiraz etti yumuşak bir ses tonuyla. Sorunun cevabını merak ettiği belliydi. Devran’ın yüzünden tatlı bir tebessüm gelip geçti. İstediği cevabı alamayacağını düşünmemişti hiç. “Bilmem,” dedi inat eder gibi, “San

